Geri Dön
EkonomiMerkez Bankası, ölçülü faiz indirimine devam edecek

Merkez Bankası, ölçülü faiz indirimine devam edecek

Merkez Bankası, iktisadi faaliyette belirgin bir toparlanma gerçekleşmemesi halinde kısa vadede ölçülü faiz indirimlerine devam edilmesi gerektiğini açıkladı. Vergi artışları ve baz etkisi gibi nedenlerle enflasyonda dalgalanmalar yaşandığına dikkat çeken Merkez Bankası, buna karşın önümüzdeki dönemde enflasyonun düşük düzeylerini koruyacağı öngörüsünde bulundu.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, toplantı özetini açıkladı. Açıklamada, yurt içi tüketim talebine ilişkin olumlu gelişmeler kaydedilmekle birlikte, talepteki canlanmanın gücüne ve kalıcılığına ilişkin belirsizliklerin devam ettiği vurgulanarak, toplam talepteki belirsizliğin ve düşük kapasite kullanım oranlarının önümüzdeki dönemde yatırımların ve istihdamın üzerindeki olumsuz etkilerinin süreceği kaydedildi. İşsizlik oranlarındaki yüksek düzeylerin özel tüketim harcamalarını sınırlamaya devam edeceği tahmininde bulunulan açıklamada, bu çerçevede, enflasyonun uzun bir süre düşük seyrini koruyacağı öngörüsüne yer verildi.

ÖLÇÜLÜ FAİZ İNDİRİMLERİNE DEVAMFinansal koşullardaki ek sıkılığın kısmen devam etmesi ve küresel finans piyasalarındaki sorunların reel ekonomi üzerindeki etkilerinin boyutuna ilişkin belirsizliklerin sürmesine ve aşağı yönlü risklerin tamamıyla ortadan kalkmadığına işaret edilen kurul özetinde, para politikasının aşağı yönlü esnekliğini uzun bir süre koruması yönündeki görüşünü Kurul’un teyid ettiği belirtildi. Ayrıca iktisadi faaliyette belirgin bir toparlanma gerçekleşmemesi halinde kısa vadede ölçülü faiz indirimlerine devam edilmesinin gerekeceği değerlendirmesinde bulunuldu.

FAİZLERİN UZUN SÜRE DÜŞÜK SEYREDECEĞİ VURGUSU GÜÇLENDİRİLMELİ
Dünya ekonomilerinde büyüme oranlarının sert bir şekilde düştüğü ve tasarruf oranlarının yükseldiği bir ortamda küresel ölçekte faizlerin de uzun bir süre düşük düzeylerde seyretmesinin kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirmesinde bulunulan Kurul özetinde, para politikası kararlarının iktisadi birimlerce doğru yorumlanabilmesi ve piyasada oluşan getirilerin politika faizlerinin orta vadedeki olası seyrini daha iyi yansıtması açısından, bu saptamanın daha güçlü bir şekilde vurgulanması gerektiği ifade edildi.

EKONOMİDEKİ TOPARLANMA YAVAŞ VE KADEMELİ OLACAK
Kurul, küresel ekonomideki toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağına dair algılamaların güçlenmesi nedeniyle 29 Temmuz’da yayımlanacak Enflasyon Raporu’nda para politikasının duruşuna ilişkin daha somut bir perspektif verilebileceği değerlendirmesinde bulundu. Bu çerçevede, Rapor’da tahminler oluşturulurken politika faizlerine ilişkin varsayımlarla ilgili olarak kısa, orta ve uzun vade için bir perspektif çizilmesi ve bunun kamuoyu ile paylaşılması konusunda görüş birliğine varıldı. Kurul, küresel ekonomiye ve maliye politikasına dair olası gelişmelerin enflasyon ve para politikasının görünümü açısından önemini koruduğunu vurguladı. Kurul üyeleri, geleceğe yönelik belirsizlik algılamalarını azaltmak ve iletişim kanalını doğrudan kullanarak iktisadi birimlere yön göstermek amacıyla, Enflasyon Raporu’nda söz konusu unsurların seyrine bağlı olarak para politikasının nasıl şekillenebileceğine ilişkin somut ifadelerin yer  almasının faydalı olacağı konusunda mutabık kaldı.

EKONOMİNİN DİRENCİNİ ARTIRMAK İÇİN BASİRETLİ PARA POLİTİKASI GEREKLİ
Küresel krize karsı ekonomimizin direncini koruması için basiretli bir para politikası gereğine dikkat çekilen Kurul özetinde, “Fakat bu tek başına yeterli değildir. Orta vadede mali disiplinin sürdürüleceğine dair taahhütlerin ve yapısal reform sürecinin güçlendirilmesi, gerek beklenti yönetiminin etkinleştirilmesi gerekse para politikası kararlarının olumlu etkilerinin desteklenmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, Avrupa Birliği’ne uyum ve yakınsama sürecindeki yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda atılacak
adımlar önemini korumaktadır” denildi.

ENFLASYON AŞAĞI YÖNLÜ SEYRİNİ KORUYOR
Para Politikası Kurulu Toplantı özetine yönelik açıklamada Haziran ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0.11 oranında arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde 5.73’e yükseldiği belirtilerek, bu gelişmede, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki baz etkisi ile bazı dayanıklı tüketim mallarında vergi indirimlerinin kısmen geri alınmasının etkisinin belirleyici olduğu vurgulandı. Öte yandan, söz konusu etkiler arındırıldığında, enflasyondaki ana eğilimin aşağı yönlü seyrini koruduğu ve tarihsel olarak düşük seviyelerde olduğu gözlemi dile getirildi. İşlenmemiş gıda fiyatları yıllık enflasyonundaki yükselişin, temelde düşük baz  kaynaklı olarak, Haziran ayında da sürdüğünün dile getirildiği toplantı özetinde şu görüşlere yer verildi: “Hatırlanacağı gibi, işlenmemiş gıda fiyatları geçtiğimiz yıl Haziran ayında yaklaşık yüzde 10 ile mevsimsel ortalamalarla kıyaslandığında normalin üzerinde bir gerileme kaydetmiş, bu gerilemede özellikle meyve-sebze ürünleri ihracat imkanlarındaki daralma belirleyici olmuştu. Bu yıl işlenmemiş gıda fiyatlarının Haziran ayında daha düşük bir oranda gerilemesiyle, bu grupta yıllık fiyat artışı yüzde 22.35’e yükselmiştir. Bu gelişmede, aynı zamanda 2008 yılının son çeyreğinden bu yana meyve ve sebzelere olan dış talepteki canlılığın da etkisi hissedilmektedir. İlk çeyrekte yıllık bazda ortalama yüzde 25.2 oranına ulaşan meyve ve sebze ihracat miktar artışı, Nisan ve Mayıs aylarında güçlenerek yüzde 35’ler seviyesine ulaşmıştır. Öte yandan, işlenmiş gıda fiyatlarındaki azalış eğilimi Haziran ayında da sürmüş ve fiyatlar seviye olarak geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki düzeyine yakın seyretmiştir. İslenmiş gıda fiyatlarındaki bu olumlu görünüme rağmen, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki gelişmeler sonucunda, gıda ve alkolsüz içecekler grubu yıllık enflasyonu yüzde 9.68’e yükselmiştir.”

ÜST TAVAN UYGULAMASI DÜŞÜRDÜ, ÖTV ARTIRDIEnerji fiyatları Haziran ayında yüzde 1.63 oranında arttığına dikkat çekilen açıklamada, bu gelişmede petrol fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak artan akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarının etkili olduğu vurgulandı. Bu artışlara rağmen, enerji grubu yıllık fiyat artış oranındaki gerileme eğiliminin sürdüğüne işaret edilen açıklamada, bu grupta yıllık enflasyonun yüzde 6.1 seviyesine indiği belirtildi. Temmuz ayında akaryakıt fiyatlarının, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun başlattığı tavan fiyat uygulamasına ve gerileyen uluslar arası fiyatlara bağlı olarak ay ortasına kadar düşüş gösterdiği, sonrasında ise ÖTV oranlarındaki ve uluslararası fiyatlardaki artışlarla beraber yükselişe geçtiği kaydedildi. Bu çerçevede, akaryakıt ürünü fiyatları Temmuz ayı ortalamasının Haziran ayının altında kalacağı tahminine yer verilen açıklamada “ Bunun yanı sıra, geçen yıl elektrik tarifelerinde yapılan büyük oranlı artışın oluşturduğu yüksek bazın ortadan kalkmasıyla, enerji grubu yıllık enflasyonundaki azalışın Temmuz ayında belirginleşerek sürmesi beklenmektedir” uyarısında bulunuldu.

GIDA VE ENERJİ DIŞI MAL GRUPLARINDA İKİNCİ ALTI AYDA KADEMELİ YÜKSELİŞ OLACAK
Açıklamada, enerji ve gıda dışı mal grubu yıllık enflasyonunun Haziran ayında sınırlı bir oranda artış gösterse de, bu grupta halihazırda gelinen seviyenin (yüzde 1.63)
tarihsel olarak düşük düzeylere işaret ettiği vurgulandı. Alt gruplar bazında
değerlendirildiğinde, giyim grubunda fiyatların bir önceki yıldaki düzeyinin altında seyretmeye devam ettiğine, dayanıklı tüketim malları (altın hariç) grubunda ise aylık bazda yüzde 2.04 oranında artış kaydedildiğine değinilen açıklamada, dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki bu artışta vergi oranlarındaki indirimlerin kademeli olarak geri alınmasının etkili olduğu, artışın büyük bölümünün otomobil fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığı belirtildi. Vergi oranlarındaki değişimlerin dayanıklı mal grubu enflasyonunu Temmuz ve
Ekim aylarında da artırıcı yönde etkileyeceğine dikkat çekilen Kurul özetinde bu etkiye ek olarak, tütün ürünleri fiyatlarındaki (asgari maktu vergi tutarındaki düzenlemeden kaynaklanan) artışın Temmuz ayı tüketici enflasyonunu yaklaşık 0.54 puan yukarı çekeceğinin tahmin edildiğini açıkladı. Merkez Bankası, söz konusu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, gıda ve enerji dışı mal grubu fiyatlarının yıllık artış oranının yılın ikinci yarısında kademeli bir yükseliş göstereceğini öngördü.
İç talebin zayıf seyri sonucunda hizmet grubu fiyatlarının artış hızındaki yavaşlama eğiliminin devam ettiğine değinen Para Politikası Kurulu toplantı özetinde, “Bu grupta yıllık enflasyonun Haziran ayında bir önceki aya kıyasla 0.51 puan azalarak yüzde 6.27’ye gerilemiş. Böylelikle tarihsel olarak düşük düzeylere ulaşmıştır. Temel alt grupların tümünde yıllık enflasyon gerilemektedir. Özellikle kira yıllık enflasyonu
istikrarlı azalış eğilimini sürdürerek yüzde 8.74’e gerilemiştir. Hizmet fiyatlarındaki bu görünümün önümüzdeki dönemde de süreceği tahmin edilmektedir. Sonuç olarak, Para Politikası Kurulu (Kurul), vergi artışları ve baz etkisi gibi nedenlerle enflasyonda dalgalanmalar gözlense de, önümüzdeki dönemde enflasyonun düşük düzeylerini koruyacağını öngörmektedir” denildi.
2009 yılı ilk çeyreğine ilişkin milli gelir verilerinin iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın daha da derinleştiğini teyit ettiğini vurgulayan açıklamada, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) bu dönemde yıllık yüzde 13.8 oranında gerilerken, mevsimsellikten arındırılmış verilerle dönemlik bazda sert bir düşüş sergilendiği belirtildi. Anılan dönemde küresel krizin is gücü piyasası üzerindeki olumsuz yansımalarının belirginleştiğine dikkat çekilen açıklamada, özel kesim kaynaklı olmak üzere yurt içi talebin hızla daraldığı kaydedildi. Buna karşılık, ithalattaki hızlı daralma neticesinde net dış talebin büyümeye katkısının artığına yer verilen açıklamada şu noktalara değinildi: “Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyette kısmi toparlanma işaretleri içermektedir. Mayıs ayında yıllık yüzde 17.4 oranında gerileyen sanayi üretimi mevsimsellikten arındırılmış verilerle aylık bazda artış göstermiştir. Kapasite kullanım oranı verileri Haziran ayında üretimdeki artış eğiliminde bir ivmelenmeye işaret etmemektedir. Kurul, mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, sanayi üretiminde 2008 yılı ikinci çeyreğinden bu yana gözlenen düşüş eğiliminin sona erdiğine dikkat çekmiş, ancak üretimin hâlâ düşük bir düzeyde seyrettiğinin altını çizmiştir.”

TÜKETİM TALEBİNE İLİŞKİN GÖSTERGELER CANLANMAYA İŞARET EDİYOR
Açıklamada, tüketim talebine ilişkin göstergelerin, yılın ikinci çeyreğinde kısmi bir
canlanmaya işaret ettiği belirtildi. Tüketim malları üretiminin 2009 yılı ikinci çeyreğinde dönemlik bazda artış sergilerken, bu artışın daha çok mali tedbirler dahilinde vergi indirimlerine konu olan mal grupları ile ilişkili sektörlerden kaynaklandığının gözlendiğini belirten açıklama, benzer şekilde, tüketim malları ithalatındaki artışın da büyük oranda binek otomobil talebinden kaynaklandığına dikkat çekildi. Bu çerçevede Kurul, yılın ikinci çeyreğinde özel tüketim talebinde gözlenen canlanmanın kısmi bir nitelik taşıdığı ve bu aşamada kalıcı bir toparlanmaya işaret etmediği değerlendirmesinde bulunuldu.

YURTİÇİ TALEBİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR
Yurt içi yatırım talebinin gerilemeye devam ettiğine yer verilen açıklamada, sermaye malları üretiminin Nisan-Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38.7 oranında gerileyip, mevsimsellikten arındırılmış verilerle bir önceki çeyrek ortalamasının altında gerçekleştiği vurgulandı. Aynı dönemde mevsimsellikten arındırılmış verilerle ithal sermaye malları talebinde kısmi bir toparlanma gözlense de özel sektör makine-teçhizat yatırım talebinin ikinci çeyrekte dönemlik ve yıllık bazda gerilemeye devam ettiğinin tahmin edildiği açıklamada, dıs talebin zayıf seyrini sürdürdüğü kaydedildi. İhracat miktar endeksi Nisan-Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 oranında gerilediğinin altı çizilerek, mevsimsellikten arındırılmış verilerle altın hariç ihracat miktar endeksinin son dönemde izlediği seyrin, küresel büyüme görünümü ile uyumlu bir şekilde, ihracatın ana eğiliminde oldukça yavaş ve sınırlı bir toparlanmaya işaret ettiği bildirildi. Özellikle ana ticaret ortağı olan Avrupa ekonomisinden henüz somut canlanma sinyalleri alınamaması nedeniyle, dış talepteki toparlanmanın uzun bir süre alacağı öngörüsü dile getirildi.

TALEP BELİRSİZLİĞİ FİRMALARI ÜRETİMDE İHTİYATLI DAVRANMAYA YÖNELTİYOR
Küresel sorunların getirdiği talep belirsizliğinin firmaların üretim faaliyetleri
konusunda ihtiyatlı bir tutum izlemelerine neden olduğuna değinilen açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Kapasite kullanım oranlarındaki düşük düzeyler ve yatırım eğilimindeki zayıf seyir paralelinde istihdam koşullarında henüz bir iyileşme gözlenmemektedir. 2009 yılı Mart-Mayıs dönemine ilişkin veriler tarım dışı sektörlerdeki istihdam kaybının yanı sıra gerek erkek gerekse kadın nüfusta iş gücüne katılım oranlarındaki artışın sürdüğünü göstermektedir. Bu çerçevede, tarım dışı işsizlik oranı anılan dönemde yüzde 18.2 oranında gerçekleşerek geçen yılın aynı dönemine göre 5.9 puan artış kaydetmiştir. Haziran ayı itibarıyla işsizlik
sigortasına yapılan başvurular yılın ilk çeyreğine kıyasla yavaşlamakla birlikte
geçen yılın aynı dönemindeki düzeyinin oldukça üzerinde seyretmiştir. Bu doğrultuda, tarım dış işsizlik oranının yılın ikinci çeyreğinde de yüksek düzeylerde seyretmeye devam edeceği öngörülmektedir.”