Geri Dön

Mükellef reform bekliyor

Salgında devlet destekleriyle ayakta kalan işletmeler, bu desteklerin sona erme tarihi yaklaştıkça kaygılanıyor. Satışlarda tahsilatın uzamasıyla kazanmadıkları paranın vergisini veren mükellefler, ekonomideki reformlara vergi cephesinden de bakılmasını istiyor

Mükellef reform bekliyor
Ebru Sungur

Mükellefleri, 2021 yılındaki vergi ve yükümlülükler hakkında bilgilendirdiğimiz bu dizimizde, son günü mükelleflerin beklentilerine ayırdık. Zira Türkiye’de etkisini 2020 yılında göstermeye başlayan Kovid-19 salgınıyla ilgili aşı haberleri başta olmak üzere olumlu gelişmeler yaşansa da salgın devam ediyor.

Devlet geçen yıl, Türkiye’de ilk vaka görülür görülmez birbiri ardına pek çok desteği devreye alarak işletmeleri, dolayısıyla da istihdamı korumak üzere adımlar attı. Bununla birlikte bu desteklerin bir kısmında son tarihler yaklaştı. Bu da desteğin sona ermesinin yanı sıra ertelenen ödemelerin başlayacağı anlamına da geliyor. Oysa salgının, günlük hayata ve de bir dizi iş koluna etkisi sürdükçe mükelleflerin, hem ertelenmiş hem de güncel yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanacaklarına ilişkin kaygıları gündeme geliyor.

Sistem Global Danışmanlık Kurucu Ortağı Yeminli Mali Müşavir Necmi Ulus, sahadan izlenimlerle mükellef beklentilerini, dizinin son gününde kaleme aldı. Öncelikle Türkiye’de vergi sisteminin nasıl işlediğine ilişkin bilgi veren Necmi Ulus, şunları kaydetti:

“Türk vergi sisteminde tahakkuk esası geçerlidir. Bu şu anlama geliyor: Firmalar mal ve hizmet teslimlerinde fatura kestikleri anda, bu fatura gelir kayıtlarına yansır ve KDV’si de izleyen ayın 24’ünde beyan edilir. 26’sında ödenir. Yani örneğin KDV hariç 100 TL’lik  bir satış yapıldığında ve yüzde 20’lik bir karlılık varsa satış gerçekleştiği anda yaklaşık 18+4=22 TL’lik bir vergi ödenmek zorunda kalınmaktadır.”

Ödemeler 1 yıl sonra

Salgının ekonomiye etkisiyle bu işleyişin aksadığını belirten Necmi Ulus şöyle devam etti:

“Oysa koronavirüs salgını süreci ile birlikte tahsil süreleri ortalama bir yıla kadar uzadığı için, satışın tahsilatı yaklaşık 12 ayda gerçekleşmektedir. Bu durum, şirketleri finansal açıdan çok zorlamaktadır. Henüz kazanılmayan paranın vergisi veriliyor, tahsil edilmeyen KDV’nin ödemesi yapılmak zorunda kalınıyor. Yapılmakta olan reform çalışmalarında bu husus dikkate alınmalı ve vergi mevzuatı bu sorunu çözecek şekilde revize edilmelidir.”

Mükelleflerden edindiği izlenimler ışığında, “Durgun sulara çıkmak için önerilerini” dile getiren Necmi Ulus, bu önerileri dört başlıkta sıraladı.

Piyasalara can suyu

Yerli ürün ve üretimi desteklemek için yerli ürünlerde KDV ve ÖTV oranları düşürülebilir.

Geçen yıl uygulanan şartlarda Kredi Garanti Fonu kredileri tekrar verilip, ödeme kolaylıkları sağlanabilir.

Motorlu taşıtlar vergisinde ÖTV indirimi, piyasada önemli bir hareketlilik sağlayacaktır.

Ar-Ge ve Ar-Ge’ye dayalı üretime sağlanan teknoloji odaklı destekler aynen devam ettirilmeli... Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programına ağırlık verilebilir.

İstihdamı artırıcı yatırım ve üretim destekleri çoğaltılarak devam ettirilebilir.

Kayıtlı ekonomi, mutlaka!

Kayıtlı ekonomiye geçiş sözde değil, özde yapılmalı. SGK prim yükleri hafifletilerek, yoğun denetimler ile kayıt dışı istihdamın önüne geçilmeli. Firma sahiplerinin şahsi harcamaları da dahil özel de olsa yaşamsal giderler, belirli ve kısıtlı kurallarla gider olarak kabul edilmeli ve böylece kayıtlı ekonominin önü açılabilir.

Nakit hareketleri mümkün olduğunca kısıtlanmalı. Banka ödemeleri ve kartlı ödeme sistemleri yaygınlaştırılmalı.

Çekle ödemelerde suistimalin önüne geçilmesi için gerekli düzenlemeler yapılabilir.

Tapu harçları toplam yüzde 1’e düşürülüp, nakit ve elden ödeme kaldırılarak, banka ödemesi zorunlu hale getirilebilir.

Hizmetler, tarım ve turizm kritik

Milli savunma sanayiinde sağlanan yerli ve millileşme oranlarımızı, her sektörde sağlamak üzere, teşvik ve destekler düzenlenerek, özellikle Türkiye’nin dünya ölçeğinde en fazla rekabet gücüne sahip olduğu ve katma değeri yüksek olan hizmet sektörüne daha fazla önem verilip, ön plana çıkarılabilir.

Tarım sektörümüze daha fazla önem verilerek, ölçek büyüklüklerini artıracak düzenlemeler yapılıp, bölgesel ve ürünsel planlamalarla sektöre zorunlu bile olsa yön verilebilir.

Turizm sektörü ciddi manada ele alınıp, sektörü yönlendiren ve planlayan sistem ve mevzuatlar geliştirilebilir.

Mevzuat değişimi gerekli

Vergi kanunları, SGK mevzuatı ve diğer mevzuatlardaki indirim, istisna ve teşviklerin tamamı elden ve gözden geçirilerek sonuç ve etkileri ölçümlenip amaca ve hedefe ulaşmamış olanlar kaldırılıp, tamamı tek merkezde toplanarak, bir destek, teşvik, takip ve uygulama merkezi oluşturulabilir. Sık sık gözden geçirilip sonuçları değerlendirilebilir.

Stok, Kasa ve Ortak Cari Hesap düzeltmeleri ile matrah artırımı getirilmesi, hem piyasalardaki ve mükelleflerdeki olumsuz havayı dağıtacak ve hem de bütçeye önemli kaynak girdisi sağlayacaktır.

Daha önceki yıllarda gündeme gelen, devreden KDV tutarlarının, firmalara olan yükü ölçümlenip, üretim firmaları öncelikli olmak üzere, devreden KDV’nin doğacak vergi ve SGK tutarlarına mahsup imkanı getirilebilir.

BİTTİ

 

Acil servisin önünde araçta doğum yaptıBursa'da, doğum için gittiği hastaneye yetişemeyen hamile kadın, bebeğini, acil servisin önünde araçta dünyaya getirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber