Geri Dön

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

OSD, bu yıl bir yandan üretim seviyesini korumaya odaklanırken, diğer yandan da otomotivdeki yüksek teknolojilere yönelik yasal düzenlemeler üzerinde çalışacak

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün, başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere ihracat pazarlarındaki gelişmeler, Brexit tartışmaları gibi etkenlerin yanı sıra SUV sınıfında yaşanan artış ve dizel talebindeki daralmanın, Türkiye’de otomotiv üretimini etkilemeye başladığını, bu yıl üretim seviyesinin geçen yıla paralel gerçekleşmesine çalışacaklarını söyledi.

Türkiye’nin çok iyi bir otomotiv ihracatçısı olduğunu, geçen yılı gelirler açısından bir rekorla kapattıklarını kaydeden Yenigün, 2019’daysa otomotiv sanayiini küresel rekabet, korumacı ticaret anlayışı, iç pazardaki daralma ve ihracat pazarlarındaki durağanlaşma gibi etkilerin beklediğini vurguladı. OSD Başkanı Yenigün, “İhracat pazarlarımız, AB pazarındaki gelişmeler ve Brexit’e ek olarak; SUV pazarında yaşanan artış ve dizel talebindeki ciddi daralma sebebiyle bizleri etkilemeye başladı. Bu şartlar altında 2019’da sanayimizin tahmini toplam üretiminin 1.4 milyon adet civarında olmasını bekliyoruz. Toplam üretimin 1.2 milyon adetininse ihracat olarak gerçekleşmesini beklemekteyiz” dedi.

‘Evrilmek zorundayız’

Bu yıl iç pazar ve üretimde daralma sürecinin devam etmesini öngördüklerini belirten Yenigün, “Ayrıca, ihracatta yavaşlama sürecinin de bu dönemde maalesef hız kazanma eğilimine girmesini bekliyoruz. Özetle 2019 iç pazarın ciddi daralmasına karşın, ihracatın kısmi yavaşlamasıyla üretim seyrinin kısmen korunmaya çalışılacağı bir yıl olacak” değerlendirmesini yaptı.

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

Otomotivde eğilimlerin değiştiğini hatırlatan Yenigün, elektrikli, birbiriyle bağlantı kuran araçlar, akıllı ulaşım sistemleri, kendi kendine gidebilen araçların otomotiv dünyasının yeni vazgeçilmezleri haline geldiğini vurguladı. Yenigün, bunlara paralel olarak otomotiv endüstrisinde iş modellerinin de değiştiğine dikkati çekerek, üreticilerin sadece araç üretmeyip bir ulaşım sistemi sunmak zorunda olduğunu diye getirdi. Türkiye otomotiv endüstrisi olarak bu ortamda, değişen küresel otomotiv eko-sisteminin vazgeçilmez oyuncusu olmak için çalışacaklarına değinen Yenigün, bu amaçla gerekli mevzuat ve altyapının oluşturulması konusunun, 2019’daki öncelikleri arasında yer alacağını ifade etti. Yenigün, yıl içindeki diğer önceliklerini de iç pazarın büyütülmesi, yeni yatırımların çekilebilmesine yönelik düzenlemeler, yüksek katma değerli ve teknolojili ürünlerin üretiminin ülke içinde yapılması, lojistik alanındaki iyileştirmeler olarak sıraladı. OSD Yönetim Kurulu Başkanı Yenigün, bu konuda hükümetin de desteğiyle gelişmeler olacağına inandıklarını söyledi.

‘Akıllı davranırsak büyük fırsat var’

Temsa Genel Müdürü Hasan Yıldırım, “Otonom araçlar hayatımıza girdiğinde çok farklı bir dünyada uyanacağız. Bütün ezberler bozulacak” derken, otomotiv sektöründeki değişime ayak uydurma fırsatının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, “Türkiye ve Temsa olarak ileri teknoloji alanında çok şansımız var. Gerçekten bir evrim yaşıyoruz. Bu evrim içerisinde çok fırsatlar barındırıyoruz. Doğru hamleleri atmazsak, oturup beklersek gerçekten yok olma tehlikesi var. Akıllı mobilite ve ileri teknoloji alanlarında hızlı ve akıllı davranıldığında Türkiye’nin otobüs ve yan sanayiciler olarak burada büyük bir fırsatı var” değerlendirmesini yaptı.

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

Elektrikli araç pazarının en büyüğü Çin hariç, henüz Avrupa ve Amerika’da bile akıllı ulaşım kavramının henüz tam olarak gelişmediğini hatırlatan Yıldırım, “Bu pazarlar, elektrikli araçları yüzde 100 anlayamamış durumda. O yüzden doğru pozisyon almamız, Türkiye’ye büyük avantaj getirir” diye konuştu. Bugün ABD’de Google, Facebook ve Apple’a dizel araçlar verdiklerini, elektrikli araçlar da vereceklerini ifade ederek, “Onlar bizim araçları kullanarak işçilerini getirip götürüyor. Hızlı davranırsak, Avrupalı ve Amerikalıların rekabeti arkasında kalmazsak, büyük pazar payından hak ettiğimizi alabiliriz” dedi.

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

James Bond da çevreci olacak!..

En hızlı, en pahalı ve lüks araçları kullanan, onlarla kovalamacalara giren James Bond, yeni filminde bu kez çevrecilik akımına katılacak... İngiliz basınında çıkan haberlere göre James Bond, yeni filminde artık elektrikli bir Aston Martin’e geçiş yapacak. İngiliz üreticinin geliştirdiği ve markanın ilk elektriklisi olacak Rapide E’nin bir örneğinin, filmde yine Daniel Craig tarafından canlandırılacak gizli ajan Bond’un kullanımına sunulacağı belirtilirken, aracın değerinin 330 bin dolar civarında olduğu iddia ediliyor. Aston Martin, bu araçtan sınırlı sayıda, toplam 155 adet üretmeyi planladığını duyurdu. 2015 yılında konsept olarak geliştirilen Rapide E’nin, 0-100 km/s hızlanmasını 4 saniyenin altında tamamladığı, maksimum hızının da 250 km/s olacağı sızan bilgiler arasında. Tabii bu arada Bond’un, onca işinin arasında 320 km sonrasında aracı şarj edecek bir yer bulması gibi “küçük” bir problemi de olacak. Çünkü aracın maksimum menzili bu kadar!

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

HyundaI’de dijital anahtar dönemi

Hyundai, son olarak tanıttığı Dijital Anahtar ile tüm dikkatleri üzerine çekti. Cep telefonu uygulaması üzerinden indirilerek kullanılabilen bu yeni sistem, “Yakın Alan İletişim” (NFC) teknolojisiyle çalışıyor. Aracın kapısına yakın bir yerde devreye giren NFC, Dijital Anahtar yüklü bir cep telefonunu algılıyor. Giriş tanıma için kullanılan NFC anteni ise, sürücü ve ön yolcu kapılarının kollarında bulunurken ayrıca motoru çalıştırmak için de kablosuz şarj ünitesinin içine yerleştiriliyor. Böylelikle kapıları açmak veya motoru çalıştırmak için fiziksel anahtarı kullanmaya da gerek kalmıyor.

Kullanıcının tercih ettiği araç ayarları, araçta saklanıyor ve sürücünün haricinde başka bir cihazla daha eşleştirilmesi mümkün olmuyor. Anahtar tanındığında da ayna, koltuk, direksiyon simidi ve multimedya (AVN) sistemleri gibi sürücüye ait kişisel ayarlar otomatik olarak devreye giriyor. Aracı birden fazla kişinin kullandığı durumlarda da dört farklı telefona erişim imkanı tanınıyor. Aracın servise bırakıldığı zamanlarda veya bir vale hizmetinin kullanılacağı restoran veya otel gibi yerlerde ise klasik anahtar bu sistemin yerine kullanılabiliyor. Hyundai, bu yeni teknolojiye ilk olarak yeni nesil Sonata modelinde yer verdi. Daha sonra da kademeli olarak diğer yeni modellerinde kullanmaya başlayacak.

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

Egea’ya yeni donanım geldi

Fiat Egea ailesi, yenilenen donanım seçenekleriyle dikkat çekiyor. Egea Hatchback’e yeni katılan “Street” donanım paketi, sportif ayrıntıları, zengin standart donanımlarıyla iddialı. 16 inç alaşımlı siyah jantları, siyah radyatör ızgarası, siyah cam çerçeveleri, siyah ayna kapakları ve kapı kollarıyla farklılaşan Egea Street’in bagaj kapağı üstünde de modele özgü logo yer alıyor.

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

Üç motor seçeneği

Egea Hatchback Street benzinli 1.4 lt (95 HP) manuel ya da 1.6 lt (110 HP) benzinli E-Torq otomatik vitesli olarak tercih edilebiliyor. Street donanımında dizel motor seçeneği ise 1.3 litrelik (95 HP) Multijet2. 77 bin 500 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan Egea HB Street, Yokuş Kalkış Desteği, Çekiş Kontrol Sistemi, ESP, ABS, EBD, sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları, LED gündüz farları, Bluetooth bağlantılı Uconnect medya sistemi, klima ve arka park sensörü gibi standart donanımlara sahip.

Otomotivin hedefi yüksek teknoloji

Fabrikayı bağış ile gezdirecek

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Sakarya’daki üretim tesislerine yönelik ziyaret taleplerini bir sosyal sorumluluk projesiyle birleştirdi. Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Darüşşafaka Cemiyeti, Lösev ve DenizTemiz Derneği/Turmepa ile iş birliğine giden fabrika, firmalardan gelen teknik gezi taleplerini bu üç kuruluştan birine yapılacak bağışla kabul ediyor.

Oluşturulan bir takvim dahilinde Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye üretim tesislerine teknik gezi düzenlemek isteyen firmalar, seçecekleri üç sivil toplum kuruluşundan birine fabrika tarafından belirlenen bağışı gerçekleştirdikten sonra programa dahil ediliyor. Eğitim kurumlarından ise herhangi bir bağış talep edilmiyor. Teknik fabrika gezilerinde katılımcılar üretim esnasında pres, kaynak, boya ve montajdan oluşan dört temel prosesi bir rehber eşliğinde yerinde görme fırsatı yakalarken, fabrika yetkililerince talebe uygun içeriklerde sunumlar gerçekleştirilerek,
geniş bilgi paylaşımında bulunuyor.

Hatay'da korkutan yangınHatay'ın Samandağ ilçesinde müstakil evde çıkan yangın hasara neden oldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber