Geri Dön

‘Otonom araç’ rüyası gerçekliğe takıldı!

Kendi kendine gidebilen araçlar konusunda sürekli çalışmalar yapan otomotiv üreticileri, şimdilerde bu rüyaya “gerçeklik ayarı” yapmaya başladı. Yani ileri derecede otonom araçların gerekliliği sorgulanıyor...

‘Otonom araç’ rüyası gerçekliğe takıldı!

Sürücüsünü yolda dinlendiren, kendi kendine gidebilen (otonom) araçlar üzerinde çalışan otomotiv firmaları, son dönemde üst üste gelen aksilikler ve mühendislik masraflarıyla, bir miktar geri adım atmış görünüyor. Nitekim küresel üreticiler, şimdilerde ileri derecede otonom (4. ve 5. seviye) sürüş teknolojisine sahip araçların bireysel tüketiciler tarafından talep göreceğinden şüpheli olduklarını belirtiyor.

Yakın zamana kadar, ileri derecede otonom teknolojili araçların 2020 ve sonrasında yollarda olacağına ilişkin “rüya açıklamalar”, şu sıralar yerini daha temkinli ve gerçeklik dozu yüksek tahminlere bıraktı. Son dönemlerde Uber ve Google’ın ileri derecede otonom sürüş sistemine sahip araçlarının karıştığı kazalar, Tesla’nın kullandığı otonom özellikli Autopilot sisteminin suçlandığı bazı olaylar, elektrikli araçların yanı sıra bu konu üzerinde de çalışan otomotiv üreticilerini ciddi şekilde şüpheye düşürdü. Geçtiğimiz yıldan itibaren otonom araçlara karşı tüketici güveninde de bir düşüş gözlenmesinin, markaları strateji ve planlarını gözden geçirme noktasına getirdiği belirtiliyor.

Hem de çok pahalı!..

Konuya ilişkin Automotive New Europe’a konuşan Volvo Cars CEO’su Hakan Samuelsson, aynı kuruluşa verdiği demeçte kendi kendine gidebilen otomobillerin “teknik olarak ilk düşündüklerinden daha zorlayıcı” olduğunu vurgulamış. Samuelsson, kendilerinin “sadece otobanlarda” kontrolü üstlenebilecek sürüş sistemleri üzerinde çalıştıklarını belirterek, Volvo’nun “tamamen otomatikleştirilmiş bir sistem getirmekten kaçınacaklarını, böylelikle sürücülere yanlış bir güvenlik algısı sunmak istemediklerini” belirtiyor.

PSA Grubu CEO’su Carlos Tavares de, benzer düşüncede. Tavares, “3. seviyenin üstündeki seviyelerin tüketicilere bir önemli bir fayda sunacağını düşünmediklerini” belirterek, “Otonom sürüş 3. seviyeyi geçince, fiyatın tavan yapmaya başladığını ancak sağladığı değerin pek de değişmediğini gördük” ifadelerini kullanıyor.

Uçak niyetine

Tavares, 4 veya 5. seviyenin, sadece otonom servis araçları ve robot taksiler için ilginç olabileceğini kaydederken, “Sonuçta bu araçlar, özel yolları, şeritleri, işaretleri bulunan ‘sadeleştirilmiş’ ortamlarda kullanılacak. Dolayısıyla basit bir ortamda ilerleyecekleri için, karşılaşacakları durumlar, senaryolar da sınırlı olacak. Bu da geliştirilecek yazılımları ucuz yapacak” diye açıklıyor.

Süper lüks otomobil üreticisi Bentley’nin CEO’su Adrian Hallmark ise bu tip ileri derecede otonom sistemler için farklı bir öneri getirmiş. Ona göre elektrikli ve otonom araçlar, Avrupa içinde bazı rotalarda uçakların yerini alabilir. Hallmark, “Kendi kendine gidebilen bir otomobille, 320 km/s hızla güvenli bir şekilde 3 saatlik yolculuk yapılabilir. Avrupa’nın pek çok ülkesinde bu mümkün” derken, kendi kendine gidebilen araçların 20-30 yıl daha mantıklı hale gelmesini beklemediğini ima ediyor. Bu tip araçların bu tip teknoloji için özel hazırlanmış yollarda kullanılabileceğini kaydeden Hallmark, örneğin Londra ya da Mumbai gibi kentlerin bunun için uygun olmadığını, kentlerin söz konusu teknolojiye göre yeniden tasarlanmasını da kolay kolay hiçbir yerel yönetimin göze alamayacağını söyledi.

Elbette tüm üreticiler bundan vazgeçmiş değil. Örneğin Mercedes ve BMW, kendi “4. seviye” sürüş sistemlerini geliştirmek için ortak çalışmayı sürdürüyor. İki üretici, bu sistemi, çağrıya dayalı özel hizmet verecek BMW 7 Serisi ve Mercedes S Sınıfı gibi araçlarda kullanmayı planlıyor.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu da, yeni SUV modelin, “internet üzerinden güncellenebilir, ‘seviye 3 ve ötesi’ otonom sürüşe uygun” alt yapıya sahip olacağını belirtmişti.

‘Otonom araç’ rüyası gerçekliğe takıldı

5 ayrı seviye var

Otonom sürüş için 2014 yılında 5 farklı seviye kriteri tanımlanmıştı. “1. seviye”de, sistem, sürücü tarafından devreye sokuluyor ve örneğin, şerit takip asistanının görev yapması gibi insan faktörünün ön planda olduğu bir sürüş hedefleniyor. 2 ve 3. seviyede, sürüş kontrolünün büyük kısmı yine sürücü sorumluluğunda. Bu seviyelerde araca belli komutlar verebiliyor, kısa süreli hareketleri bu komutlara göre yapması sağlanıyor. 3. seviyede yoğunlukla sensör ve kameralar kullanılıyor. Her ne kadar sürüşü bu sistemler gerçekleştirse de, sürücünün direksiyon başında ve sürüşe müdahale etmeye hazır olması gerekiyor. 4. seviyede araca herhangi bir komut ya da müdahale gerekmiyor. Sadece araçta olunması yeterli. Tam otonom, yani 5. seviye ise artık aracın insan faktörüne ihtiyaç duymadığı nokta.

Yeni modellerine güveniyor

Borusan Otomotiv, bu yıl yeni gelecek modelleriyle birlikte pazar payını artırmayı hedefliyor. Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, bu yıl lüks sınıfta yoğun rekabet yaşanacağını belirterek, , şöyle devam etti:

“BMW 2 Serisi Gran Coupe ile rekabet etmediğimiz bir segmente, iddialı giriş yapacağız. Temsil ettiğimiz diğer markalardan MINI’nin elektrikli ilk modeli MINI Electric ile rekabete farklı boyut getireceğiz. Yeni Land Rover Defender ve Range Rover Evoque, Türk tüketicisinin karşısına çıkacak. Jaguar’ın süper spor otomobili yeni F-Type da 2020’de Türkiye’de yollarına çıkacak... Yeni modellerin etkisiyle, pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz.”

‘Otonom araç’ rüyası gerçekliğe takıldı

900 milyon dolar ticaret fazlası verdi

Tofaş, 2019 yılını 264 bin adetlik üretimle tamamlarken, 194 bin 145 adedini ihraç etti ve Türkiye otomotiv ihracatının yüzde 15’ini tek başına gerçekleştirdi. Geçen yıl gelirlerini bir önceki yıla göre yüzde 1.6 artarak 18.8 milyar TL ciro yapan Tofaş, aynı dönemde net karını da yüzde 11.5 artırarak 1.5 milyar TL rakamına ulaştırdı. Tofaş ayrıca, 2019’da 2.3 milyar dolarlık ihracat geliri elde etti ve 919 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi. Tofaş’ın son 10 yıldaki dış ticaret fazlası ise yaklaşık 7 milyar doları buldu.

CEO Cengiz Eroldu, “Fiat, geçtiğimiz yıl yüzde 15.9’luk pazar payıyla Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarının lideri oldu. Alfa Romeo ve Jeep markalarımız da daralan pazarda satış hacimlerini koruyarak pazar paylarını artırma başarısı gösterdi” dedi. 2019’da bir önceki yıla göre binek otomobil pazarında adetlerini artıran tek markanın Fiat olduğuna değinen Eroldu, 2019 yılında Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobili unvanını 4. yıla taşıyan Egea ile Fiat markasının önemli bir ivme yakaladığına da dikkat çekti. Eroldu “Devreye aldığımız güncelleme yatırımı ile Egea’nın, 2020 ve sonrası dönemlerin en iddialı otomobillerinden olmayı sürdüreceğine inanıyoruz. Hafif ticari araçlarda ise Fiat Professional markamız yılı pazar ikincisi olarak tamamladı. Fabrikamızın üretim bandından, 6 milyonuncu aracımızı indirdik. Doblo ise 2 milyon adet gibi önemli bir üretim eşiğini aştı” ifadelerini kullandı.

Eroldu, Türkiye toplam pazarının 560-600 bin adet seviyesinde kapanmasını beklediklerini ifade ederken “2020 yılında yatırımlarımızı geçen yıla göre iki katından fazla artırarak sürdüreceğiz. 2019 gibi zorlu bir yılda gösterdiğimiz başarıyı, 2020’ye taşıyarak istikrarlı performansımızı koruyacağız” değerlendirmesini yaptı.

‘Otonom araç’ rüyası gerçekliğe takıldı

‘Siz gelmeyin, temsilcileriniz gelsin!’

Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı korkutan “yeni koronavirüs zatürresi” virüsü, otomotiv dünyasını da sarsıyor. Çin’de tesisleri bulunan küresel markalar, üretimlerini önemli ölçüde askıya alırken, özellikle bu ülkeden parça tedariği yapan üreticileri de ciddi önlemler ve kararlar bekliyor. Pek çok üretici, Avrupa’daki tesislerinde bir süre sonra parça sıkıntısı nedeniyle üretim aksamaları olabileceğini konuşuyor.Ancak yazmak istediğim bu değil. Söz konusu virüsün korkusu, Hindistan’da düzenlenen “Motor Show 2020”yi de etkilemiş. Fuarın düzenleyicileri, fuarda yer alacak Çinli üreticilerin merkezlerine ricada bulunarak, tanıtımlarını Hindistan’da bulunan “yerel personelle” gerçekleştirmelerini istemiş. Organizatörler, bu konuda açıklama yaparak, ziyaretçileri de bilgilendirmiş ve “İçiniz rahat olsun. Çin’den gelen yöneticiler, fuarda bulunmayacak” mesajı vermiş. Çinli firmalar da, bu ricaya uymuş ve Hindistan’daki temsilcilerini fuara göndermiş... Fuara katılan Çinli firmalar arasında SAIC, Great Wall ve FAW Haima gibi markaların olduğu belirtiliyor.

‘Otonom araç’ rüyası gerçekliğe takıldı

 

Sinirlioğlu'ndan flaş açıklamalarTürkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, ''Türkiye savaş istemiyor ama güvenliği tehdit edilirse de güç kullanmakta tereddüt etmeyecek.'' dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber