Geri Dön
EkonomiTürkiye ile Rusya arasında 2. bahar

Türkiye ile Rusya arasında 2. bahar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin’in görüşmesinden sonra tamamen normalleşen Türk-Rus ilişkileri, ekonomide olumlu sonuçlar verdi. İhracatta sorunların çözümü teknik detaylara kalırken, turist sayısında hızlı artış meydana geldi

Türkiye ile Rusya arasında 2. bahar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Soçi zirvesinden sonra tamamen normalleşen Türk-Rus ilişkilerindeki iyileşme ekonomik ilişkilere de yansıdı. Türkiye’nin Rusya’ya sebze-meyve ihracatında konu teknik detaylara kalırken, Türkiye’ye gelen Rus turist sayısı krizin ardından hızla tırmanışa geçti.

Erdoğan ile Putin’in Soçi zirvesinden sonra Putin’in yaptığı, “Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin, artık tümüyle eski haline döndüğünü söyleyebiliriz” açıklaması, iki ülkenin uçak krizinden sonra yaşanan kopukluğu telafi ettiğini ortaya koyuyor.

İHRACAT TAMAM GİBİ: Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te Rus savaş uçağını düşürmesinin ardından, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde ilk hasar gören Türkiye’nin ihracatı oldu. Krizin ardından iki ülke liderleri arasındaki temaslar sonucu pek çok tarım ürününde ihracat yasağı kalkarken, Türkiye’nin büyük önem verdiği domates konusu bir türlü çözülemedi. Daha sonra Rusya’dan gelen heyetlerin temasları sonucunda, 2017 itibarıyla Türkiye’den dört şirketin Rusya’ya 50 bin ton domates ihraç etmesine izin verildi. Kabak, biber, marul için dokuz firma, domates için dört firma, patlıcan ve nar için 27 firma için verilen izinlerin tüm Türk üreticilerine tanınması için görüşmeler sürüyor. Rus buğdayının Türkiye’ye girişinde yaşanan aksaklıklar da önemli ölçüde aşıldı. Rusya’yla normalleşme, 2017’nin ilk 10 ayında ihracat rakamlarına yüzde 53.6 artış olarak yansıdı.

TURİST GERİ DÖNDÜ: Uçak krizinin ardından dramatik şekilde azalan Rus turist sayısı, acentelere getirilen kısıtlamaların kaldırılmasıyla hızla toparlandı. 2017 yılının 9 ayı itibarıyla 4 milyon Rus turist Türkiye’ye geldi. Rus Turist sayısı, geçen senenin aynı dönemine göre 3.5 milyon fazla, yani dokuz kat arttı. Ekim ayında Rus turist rekoru kırıldı. 2019’da iki ülke arasında karşılıklı olarak düzenlenecek olan kültür yılının, Türkiye’ye gelecek Rus turist sayısını daha da artırması bekleniyor.

ENERJİ ETKİLENMEDİ: Geniş bir doğalgaz pazarı olan Rusya, ticari itibarını da gözönüne alarak, kriz süresinde Türkiye’ye doğalgaz sevkiyatında bir aksamaya gitmedi. tam tersine Rusya, Türkiye’ye 2016’ya göre yaklaşık 4.5 milyar metreküp daha fazla doğalgaz gönderdi. Avrupa’ya Türkiye üzerinden Rus doğalgazı sağlaması planlanan Türk Akımı da aksamadı. Rusya’daki kısmı tamamlanan proje kapsamında Türkiye’ye ilk gazın 2019’da gelmesi planlanıyor. Hattın Avrupa ayağı için görüşmeler sürüyor. İki ülke arasındaki bir diğer kritik projesi ise Türkiye’nin ilk nükleer santral projesi olan Akkuyu. Hızlı ilerleyen projeye Ruslar önümüzdeki yıl 1 milyar dolarlık yatırım yapacak.

VİZEDE BEKLEYİŞ: Putin ile Erdoğan arasında iki ülke arasındaki vize muafiyeti de değerlendirildi. Özellikle Türk işadamlarının Rusya’ya vizelerin kaldırılması konusunda talepleri bulunuyor. Türk işçilerin Rusya’da eskisi gibi çalışabilmesi için de güvence geldi.

SAVUNMA SANAYİ: İki ülke arasındaki savunma sanayi ilişkilerinde S-400 füze savunma sistemleri kritik bir yer tutuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘S-400 anlaşması tamam’ dediği sistem kurulumu için önemli ölçüde teknoloji transferi de yapılması planlanıyor. Fransa ve İtalya konsorsiyumu EUROSAM ile imzalanan hava savunma anlaşmanın projeye etkileri ise önümüzdeki dönemin merakla beklenen konuları arasında yer alacak.

‘Akkuyu’da gayretliyiz’

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu Rosatom’un Başkanı Aleksey Lihaçev, “Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni (NGS) yetiştirmek için Rusya ve Türkiye tüm gayretiyle çalışıyor. Bu hedefe ulaşmanın tek yolu, Rus ve Türk tarafı arasında iyi koordine edilmiş ve güven temelli bir işbirliğidir” dedi.

Aleksey Lihaçev, “Önümüzdeki yıl değeri yaklaşık 1 milyar doları bulan bir yatırım planlıyoruz. Akkuyu Santrali’nin 2023 yılına yetiştirilmesi iddialı bir hedef. Ekipman temini ve inşaat süreçlerinin son derece titiz bir şekilde yürütülmesi gerekiyor. Projenin tamamının stratejik yatırım statüsü alacağını umuyoruz” dedi.