Geri Dön

Güler Sabancı'nın G'si

Kalecik'te 3 bin dönüm bağ alanı





Rakı ülkesi olarak tanınan Türkiye'de son yıllarda gelişen turizm endüstrisinin de etkisiyle bir 'şarap rüzgarı' esiyor. Şarap içenlerin ve 'iyi şarap' arayanların sayısı hızla çoğalırken, yeni kurulan bağların sayısı da artıyor.
Yeni kurulan bağlarda hem yeni asma çeşitleri deneniyor hem de unutulmakta olan eski üzüm çeşitleri canlandırılıyor. Büyük şehirlerimizde peşpeşe şarap evleri açılırken, içki satılan marketlerde de şarap raflarının boyu uzuyor. Bağcılıkta dünya beşincisi olduğu halde, şarapçılıkta esamesi okunmayan Türkiye'de, şarapçılık önemli bir ekonomik enstrüman olma yolunda hızla ilerliyor. Türk insanı, manavda kilosu bir milyon liraya satılan bir kilo üzümü bir şişe şarap yaparak, 5 - 10 hatta 20 - 30 milyon liraya satmanın yollarını arıyor.

Kalecik Karası
Taa Hititler'den beri şarap imal edilen Anadolu, bağcılığın ve şarabın 'ana vatanı' sayılabilir. Ege ve Marmara kıyıları, eski çağlarda, tüm Akdeniz ve Karadeniz ülkelerine şarap ve zeytinyağı ihraç ederek zengin olan, tapınakları mermerden, evleri taştan yapılmış kentlerle doluydu.
Fakat son yüzyıllarda dini ve kültürel nedenlerle gerileyen şarap imalatı nedeniyle bağlar bozuldu. Şaraplık üzüm çeşitleri unutuldu, bağlarda sofralık üzüm çeşitleri yetiştirilmeye başlandı.
Anadolu'da şarap yapımı için en uygun üzüm çeşitlerinin başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yetişen Boğazkere ve Öküzgözü üzümleri geliyor. Bu iki üzümden, dünyanın en iyi kırmızı şaraplarından biri elde ediliyor. Batı Anadolu'da beyaz şarap yapılan Emir üzümü de dünyanın en iyi şaraplık üzümlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye'de bir de 'Kara' adıyla anılan bir üzüm çeşidi var. Trakya'da 'Papaz Karası', Denizli'de 'Çal Karası', Kilis'te 'Horoz Karası', Avşa'da 'Ada Karası' olarak anılan bu üzüm çeşidi, Ankara çevresinde 'Kalecik Karası' olarak tanınıyor. Belki de Hititler'den ya da Frigler'den kalma bir çeşit olan bu üzümden çok başarılı kırmızı şarap üretiliyor. Bağcılığa ve şaraba merak saran kişi ve kuruluşların yeni gözdesi işte bu Kalecik Karası üzümü.

Erbakan'ın ağır sanayi tesisi
Türkiye'de çimento torbası ve tuğla imal ederek adından söz ettiren Işıklar Holding, 1994 yılında Makine Kimya Endüstrisi'nden (MKE), bir fabrika satın almış. Işıklar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Işık, bu hikayeyi şöyle anlatıyor;
"Özelleştirme kapsamında, MKE bünyesindeki Çimhol'den bir fabrika satın aldık. Fabrikanın bünyesinde bir de 500 dönüm arazi çıktı. Ankara'nın Kalecik ilçesindeki araziyi görmeye gittiğimizde bazı binalarla karşılaştık. Meğer Necmettin Erbakan'ın 1980 öncesi başbakan yardımcılığı döneminde başlattığı 'ağır sanayi hamlesi' kapsamında, Kalecik'te Takım Tezgahları Fabrikası kurulması planlanmış. Fabrikanın sosyal tesisleri, 36 odalı misafirhanesi, yönetim binası, deposu inşa edildikten sonra iş durmuş. Yıllarca yarım vaziyette bekledikten sonra binalar ve arazi MKE'ye devredilmiş."
İçinde dört tane de büyük binasıyla birlikte 500 dönüm arazi.. Hiç hesapta yokken adeta piyangodan çıkmış.. Işıklar Holding, "Ağacı bile olmayan bu bozkırda, biz n'apalım?" diye düşünürken, çevreyi incelemişler, Kalecik Karası'nı görünce, "Haydi bağcılık yapalım" diye karar vermişler ve kolları sıvamışlar.

Fransızlarla ortak
Işıklar Holding, hiç hesapta olmayan bir şekilde sahip olduğu 500 dönüm arazide bağcılık ve şarapçılık yapmaya karar verince kendilerine iki Fransız, iki de Türk ortak bulmuşlar. Fransız ortaklardan biri Güney Afrika'da bağları bulunan ve bir finans şirketinin sahibi olan Louis Negre. Diğer Fransız ortak ise UBS Bank'ın şarap ve bağ yatırımları bölümünü yöneten başkan yardımcısı Jean Luc Coupet. Türk ortaklardan biri ev hanımı, diğeri ise emekli bir turizmci..
Takım tamam olunca çevreden temin edilen Kalecik Karası ve Fransa'dan getirilen asma çubukları dikilerek bağ oluşturulmaya başlanmış. Hikayenin gerisi, Rıza Işık'ın ağzından şöyle:

600 bin dolar harcandı
"1998 yılında başladığımız projeye bugüne kadar 600 bin dolar harcadık. Şu anda arazinin 100 dönümünde asmalar yetişti. Bunun 50 dönümüne Kalecik Karası, geri kalanına ise dört ayrı çeşit Fransız asması dikildi. 1999 ve 2000 yıllarında elde ettiğimiz ilk şarabı biz içtik. 2001 yılında ilk ciddi hasadımızı yaptık ve bin 500 şişe şarabımız oldu. Ama bu şarap, şarap yaptığımızı duyan eşe dosta bile yetmedi. 2002 yılında çıkan 13 bin şişe şarapla satış yapmaya başladık. Bu yıl, 21 bin şişe şarabımız oldu. 2004 yılında ise 50 bin şişeye ulaşmayı ümit ediyoruz. Bağ alanını ise 350 dönüme çıkaracağız."
Proje kapsamında şarap üretimi yavaş artmaktadır. Çünkü asmalar ancak beş yaşında tam verime geçmektedir. Üstelik üzümün kaliteli olması için salkımlar seyreltilmektedir. Öyle ki 16 - 18 üzüm salkımı olan bir asma seyreltilerek, salkım sayısı dörde indirilmektedir. Bu nedenle elde edilen şarap miktarı da az olmaktadır.

Üzümler stres altında
Tuğla ve çimento torbasında ülkemizin lider kuruluşu iken zor duruma düşen ve İstanbul Yaklaşımı kapsamına alınarak nefes alması sağlanan Işıklar Holding, bugün bağcılığı ortaklarının desteği ile sürdürüyor. Tesisin yönetim binasının kapısındaki tabelada 'Şato Kalecik' yazıyor. Çünkü üretici firma, burada kendi yetiştirdiği üzümden şarap yapıyor. Dışardan üzüm almıyor. Fransa'da böyle kendi üzümünü işleyen bağlara 'Chateau' denirmiş. Burası da bu nedenle 'Şato Kalecik' olmuş.
Şato Kalecik'te üzümler, büyük metropollerde yaşayan insanlar gibi stres altında yetiştiriliyor. Çünkü asma çubukları çok sık dikilmiş. Sulama da yapılmıyor. Ankara bozkırında sıkışık nizamda dikilen asmalar, yaşam mücadelesi veriyor. Kurak yaz aylarında su için, güneşe erişmek için birbirleri ile yarışıyorlar. İyi bir şarap elde etmek için bu stres gerekliymiş. Stresli asmanın üzümünden daha iyi şarap yapılırmış.
Fransa'dan 600 euroya ithal edilen meşe fıçılarda dinlendirilen Kalecik Karası şarabının bir şişesi, Şato Kalecik'i görmek için Ankara'dan gelen meraklılara 20 - 22 milyon liradan satılıyor.
Benim yaptığım bakkal hesabına göre Şato Kalecik'te gelecek yıl üretilecek olan 50 bin şişe şarap tanesi 20 milyon liradan satılırsa 1 trilyon lira satış hasılatı elde edilir. 50 bin şişe şarap yapılan 50 bin kilo üzüm, kilosu 500 bin liradan kabzımana satılırsa, ele geçen para 25 milyar lira bile olmaz.
Toprak damlı evlerde yaşayan fukara Anadolu köylüleri, ilk çağlarda olduğu gibi, şarap ve zeytinyağı satarak yine zengin olmayı başarabilecekler mi acaba?
Ne dersiniz?

Şarap rüzgârının etkisiyle mesleği çiftçilik olmayan pek çok kentli insan bağ tesis ederek üzüm yetiştirmeye, hatta kendi şarabını yapmaya başladı.
Bu konuda başı çekenler arasında Sabancı Holding'den Güler Sabancı geliyor. Güler Sabancı, dayısı ile birlikte, Tekirdağ'da yeni asma çeşitlerinden oluşturduğu bağda yetiştirdiği üzümlerle yaptığı şarapları, G markası ile pazarlayarak dikkatleri çekti. Güler Sabancı, yaptığı şarabın beğenilmesi üzerine kapasiteyi yılda 50 bin şişeye çıkardı.

Kalecik Karası üzümünün yeniden canlanarak gündeme gelmesi üzerine Kalecik Belediyesi de harekete geçerek bir proje hazırladı. Kalecik beldesinde ekonomik canlanma amacı güden belediye, bu proje kapsamında bağ alanı olarak ayırdığı 3 bin dönüm araziyi, 5'er dönümlük parsellere ayırarak satışa çıkardı.
Proje kapsamındaki 5 dönümlük parsellerden satın alanlar, buraya bir bağ evi inşa edebilecekler ve başta Kalecik Karası üzümü olmak üzere istedikleri asma çeşitleri ile bağ kurabilecekler. Ankara'ya 60 kilometre mesafede olan Kalecik ilçesinde hayata geçirilen bu proje hafta sonlarında kentten kaçarak rahat bir nefes almak isteyen Ankaralılardan büyük ilgi
gördü.




BUSINESS


Tavşan da çıkarabilir misiniz?
Cüzdanıma sahip olabilirsin, duygularıma asla
Çiller, bebeğine bakıcılık yaptı kendisi Yüzyıl Işıl'ı kurdu
'Merkez Bankası'nın yiğitleri TİM'i bassın!'
eti'nin bilmecesi balla çözüldü
İşadamı ailesi ile 'örnek olmak zorunda'
İstanbul'u terketti, o artık Bodrumlu
ESSELAMÜNALEYKÜM RİSKLER!
Hobisi KOBİ'ler
Çay bardağını en hızlı biz üretiriz
Tekel'e filtre ucu, Kızılay'a oyun kâğıdı üreterek büyüdü
Öğretmen sanıyorduk doktor çıktı...
Şirketlerin 'asgari sermaye şartı'na göre sermaye artırımında tarih tereddütü oluştu
11 yaşında öksüz bir manavdı 51 yaşında 51 market sahibi oldu
iyi şarap stresli üzümden çıkar
Sanal mutfak tasarlatıp, satışını yapıyorlar
Dijital Oyuncaklar
'Sizde kriz çıkınca Rusya ve Çin'e gittik'
Tibet yolcusu kalmasın...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber