Geri Dön

12. DALGA SORGULANIYOR

Hacettepe Üniversitesi öğretim üyeleri, dün üniversitede cübbeleriyle katıldıkları eylemle, Ergenekon soruşturmasının 12. dalgasında yaşanan gözaltıları protesto etti ve gazeteye “Çağdaş uygarlık yolunda kızlarımızı da okutup aydın gençler yetiştirmekten vazgeçmeyiz” diye ilan verdi

12. DALGA SORGULANIYOR

1- Cübbeli protesto
ANKARA Milliyet

Ergenekon soruşturması kapsamındaki son gözaltıların öğretim üyelerini hedef almasına üniversitelerin tepkisi büyüyor. Hacettepe Üniversitesi (H.Ü.) öğretim üyeleri, dün üniversitede cübbeleriyle eylem yaptı.
Tıp Fakültesi bahçesindeki Atatürk anıtı önünde düzenlenen eyleme, H.Ü. Rektör yardımcıları Prof. Dr. Selçuk Geçim ve Prof. Dr. Sevil Gürgan’ın yanı sıra çok sayıda öğretim üyesi, yakalarına beyaz kurdele takılı cübbeleri ve beyaz önlükleriyle katıldı.
 Anıta kırmızı beyaz karanfillerden oluşan çelenk bırakan öğretim üyeleri adına açıklama yapan Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşin Bakkaloğlu, son günlerde yaşananların akademisyenleri kaygılandırdığını belirtti. 

Konferans protestosu
Gözaltına alınan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın dünya çapında bir cerrah olduğunu, 18-21 Nisan’da Türkiye’de düzenlenecek “International Pediatric Transplantation Association” etkinliğinin açılış konuşmasını yapmasının planlandığını belirten Bakkaloğlu, ancak üst düzey akademisyen ve başkanların, protesto amacıyla konferansı iptal etme teklifinde bulunduğunu açıkladı.
H.Ü. öğretim üyeleri, Hürriyet gazetesine verdiği ilanla da, gözaltılara karşı kararlılık mesajını duyurdu. 198 öğretim üyesinin isimleri bulunan ilanda “Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda cumhuriyet değerlerini savunmaktan, çağdaş uygarlık yolunda kızlarımızı da okutup aydın gençler yetiştirmekten, demokratik haklarımızı kullanmaktan, bilim insanı olmaktan her şeye rağmen vazgeçmeyiz. Hacettepe Merkez Yerleşkesi Öğretim Üyeleri” ifadeleri yer aldı.

Mülkiyeliler Birliği’nden mektup
Mülkiyeliler Birliği Derneği Genel Başkanı Ali Çolak’ın da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’a bir mektup yazarak, “Ergenekon davasının 12. dalgasında özellikle size ve derneğinize dönük hoyratlığı büyük bir elemle izledik” dedi. Çolak, mektubunda, “Bu muamele karşısında kendisine ’insanım’ diyen, bir yürek ve vicdan taşıdığını söyleyenlerin vicdanının bırakın sızlamasını, o vicdanlardan oluk oluk kan akmaması kanımca olanıklı değildir” dedi.
Ankara, Ufuk ve Atılım üniversiteleri senatoları da Haberal’a destek için Başkent Üniversitesi’ni ziyaret etti. A.Ü. Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ ve beraberindeki senato üyelerini karşılayan Başkent Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Korkut Ersoy, Haberal’ın görevinin başına döneceğine inandıklarını belirterek, “Sizlerin varlığı bizim için büyük güç. Umarım benzer olaylarla Türkiye bir daha karşılaşmaz” dedi.

12. DALGA SORGULANIYOR

Gülün Kaya, Lale Platin ve Olcay Yezdani, bilgisayarlara el konulduğu için yapılan maddi yardımın miktarını göremediklerini söyledi.
/ Fotoğraf: HÜSEYİN ÖZDEMİR

2- Çağdaş Yaşam’a büyük destek
İPEK YEZDANİ İstanbul

Ergenekon operasyonunun 12. dalgasında genel merkezi ve tüm şubeleri polis tarafından basılan, birçok yöneticisi gözaltına alınan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne (ÇYDD) tüm Türkiye’den destek yağıyor.
Yapılan operasyonu “hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir uygulama” olarak nitelendiren ÇYDD’nin Merkez Yönetim Kurulu üyeleri Gülün Kaya, Lale Platin ve Olcay Yezdani, operasyonun olduğu günden bu yana derneğe yüzlerce destek telefonu geldiğini, vatandaşların arayıp bağışta bulunmak istediklerini anlattı.
Destek için arayan kişiler içinde hasta insanların da bulunduğunu belirten dernek yöneticileri, şu örnekleri verdi: “Adapazarı’ndan Sabahat Kesirli isimli yaşlı bir kadın aradı. ‘Bankada ilerde hastalanırsam diye tuttuğum 10 bin liram var. Ancak, benim hastalığım önemli değil. Bu paranın hepsini size veriyorum’ dedi. Yine, 87 yaşındaki Osman Pakdemir arayarak, ‘Şu anda çok borcum var ama cebimde 250 TL var, parayı size vereceğim. ÇYDD bu yapılanları hak etmiyor’ dedi. Bilgisayarlara el konulduğunun duyulması üzerine bilgisayar bağışlayanlar var. Sabah bir vatandaş bilgisayarını bırakıp gitmiş, ismini bile bırakmamış. Firmalardan da bilgisayar geliyor.”
Bir vatandaşın da arayarak, “Ben 67 yaşındayım. Türkan Saylan bu hasta haliyle karşımıza çıkıyorsa, ben de elimden gelen her şeyi yapacağım, yanınızdayız” diyerek destek verdiğini belirten dernek yöneticileri, şöyle devam etti:
“Yalova’dan depremzede yurttaşlar adına arayan bir kişi ise, ‘Türkan Hoca depremde bizim yanımızdaydı, biz de cuma günü Türkan Saylan’a destek ziyaretine geliyoruz’ dedi. Esin Bayar adlı bir eczacı da, ‘Bu size değil cumhuriyete karşı yapılan bir harekettir. Yarın (bugün) İstanbul Eczacılık Fakültesi önünde protesto eylemi yapacağız’ dedi.”

Fazıl Say: Gerekirse 7 gün konser veririm
Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say da, Tokyo’dan Türkan Saylan’ı arayarak desteğini bildirdi. Say’ın, Saylan’a, “Pazar günü dönüyorum. Hemen o gün bir konser organize edelim, dernek yararına çalmak istiyorum” dediği kaydedildi.
Say, ÇYDD’ye gönderdiği mektupta da, “Döner dönmez işim gücüm ÇYDD yararına bir dizi konser vermek olacak. Gerekirse günde yedi konser vereceğim” dedi. Say mektubunda ayrıca AB Kültürlerarası Diyalog Büyükelçisi olarak, AB’ye hatırlatmak istediği bir şey olduğunu belirterek, “AKP uyarılmalıdır” ifadesini kullandı.

12. DALGA SORGULANIYOR

Saylan’ın kan değerlerinin düşük olması nedeniyle kemoterapi tedavisine başlanamadı. Gerekli kan değerinin sağlanması için kan veriliyor. Saylan’ın kan değerinin yükselmesi durumunda tedavisine başlanacağı belirtildi.

TÜRKAN HOCA HASTA YATAĞINDA MİLLİYET’E KONUŞTU:
3- Hukuku onlara hatırlatacağız

Türkan Saylan: “Tazminat davaları açacağız. Çünkü, arama kararı, gözaltındaki muamele, hepsi yanlış. Haberal’ın  ameliyat olamayan hastaları adına da mücadele edeceğiz”

ŞÜKRAN PAKKAN İstanbul

Odasının önünde eski Sağlık Bakanı Yaşar Okuyan ile karşılaşıyoruz, “Sözün bittiği yerdeyiz” diyor. Kapısında bir ziyaretçi defteri açılmış, “Gayret et hocam, sana ihtiyacımız var” diye yazılmış. Almanya’dan gelen oğlu Çınar annesinin başında, bir de Ayşe Kulin’in “Umut” kitabı var elinin altında...
Ergenekon soruşturması kapsamında Arnavutköy’deki evi aranan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan ile hasta yatağında o sabahı konuşacağız. Malum, pencereye çıkarak kendisini destekleyenlere yaptığı “mola” işareti tarihe geçti. Saylan, o anı şöyle anlatıyor:
“Polisler çıkarken yuhalandılar. Ben de pencereden mola işareti yaptım. ‘Emir kulları onlar ama bu işin peşini bırakmayacağız’ dedim.
Bunların yaşanacağı aklınıza gelir miydi?
Tahmin ediyordum. Ta ilk operasyondan beri. Hatta çok gece “Şimdi sabaha karşı gelirler, beni götürürler mi” diye düşündüm, üç beş gün bekledim, sonra unuttum. Çünkü, sağcı basın sürekli “Ne zaman alınacak bu kadın” diyordu. ‘Adalet mekanizması bildiğimiz gibi işler ve bir delilden suçlamaya gidilir nasıl olsa’ dedim. Ama öyle olmadı, önce suçlama, sonra delil aramasına giriştiler.
Neler yaşandı o sabah?
Hemşire kan aldı, kapı çaldı. Oğlum Çağlayan gitti, açtı. Dokuz kişi birden gelmiş. Evine böyle baskın yapılması çok rahatsız edici. Arama emrini okudum, “silah araması” diyor. Biz kim, silah kim? Nöbetçi hâkim kararı alınmış. Niye nöbetçi, değil mi? Altı saat boyunca didik didik aradılar. Aynı bizim genel merkezin hali gibi oldu ev.
Neler aldılar? Var mıydı gerçekten aşk mektupları?
Espri yapmıştım ama gerçekten kurdeleyle falan süslediğim eski özel mektuplarımı buldular. Okudular da. Meraktan tabii. Terbiyeli adamlardı ama... Kitaplarıma da baktılar. 12 Eylül döneminde de gelmişlerdi bizim eve, sadece kitaplara bakmışlardı. Evde dinleniyorum diye, Oscar alan filmleri getirmişti oğlum, onları da toplayıp gittiler. Müsvedde olarak kullandığım kağıtları, aklandığım davaların dosyalarını aldılar. Bu arada kapının önü türbe gibi olmuş.

Tazminat davaları açacağız
Şimdi ne yapacaksınız?
Bundan sonrası çok önemli. Tazminat davaları açacağız. Çünkü, arama kararı, arama şekli, gözaltındaki muamele, hepsi yanlış. Gözaltına aldıklarına “Yanınıza giysi almayın” demişler, oysa kaç gündür içerideler. Diyabet hastası yemeğini getirtememiş. Çuval çuval eşya götürdüler, kopyasını bırakmadılar. Bütün cezacı avukatları harekete geçirdik, mutlaka uluslararası düzeyde mücadele vereceğiz. Mehmet Haberal’ın ameliyat olmayan hastaları adına da mücadele vereceğiz. Hukuku onlara hatırlatacağız.
Bursiyer çocukların dosyası niye alınıyor? Fişlemeden şüpheleniyor musunuz?
Şüpheleniyoruz, bunu bize açıklamaları lazım. Çocukların tüm ailevi ve eğitim durumlarını gösteren dosyaları almışlar. Şimdi de 10 çocuğun gözaltına alındığı bilgisi geliyor. Gözdağı veriyorlar, “Sakın bir daha burs talebinde bulunmayın bu derneğe” demeye getiriyorlar.
Sizden haber bekleyen binlerce burslu çocuk var, onlara ne söylemek istersiniz?
Türkiye’de bir değişim olacak ve iyiye doğru gidecek. Bak bana “Gardırop Atatürkçüsü” diyorlar, ne demek bu? Duruyor muyuz öyle ki? Başları döner bizimle çalışırlarsa. Ama ne yapacak? Karalayacak. Benim mesajım şu: Hakkâri’dekiyle İstanbul’daki çocuğum aynı olanaklara sahip oluncaya kadar çalışacağız. Özgürlük, insan hakları ve eşitlik kavramlarına dayanan bir hukuk devletini ilke edineceğiz. Bu ülke hiçbir zaman diktötürlüğe gitmeyecek.

12. DALGA SORGULANIYOR

Müjdat Gezen, Demirtaş Ceyhun ve İlmiye Çığ, toplantıda konuşma yaparak son gözaltıları ve aramaları eleştirdi.

ÇYDD İLE AKADEMİSYENLERE AYDIN DESTEĞİ
4- Bundan daha iyi deprem mi olur?

12. DALGA SORGULANIYOR

Bir grup sanatçı, yazar ve öğretim görevlisi, gözaltına alınan ÇYDD yöneticileri ile akademisyenlere destek vermek için bir araya geldi. Jeolog Prof. Ahmet Ercan, “Türkiye’de deprem ne zaman olacak, diye soruyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri yıkılıyor. Bundan daha iyi deprem mi olur?” dedi

HALUK ATALAY İstanbul
Ulusal Kanal tarafından dün The Marmara Otel’de düzenlenen “Ergenekon Tertibine Ortak Tavır” adlı toplantıya, Müjdat Gezen, Tarık Akan, Esin Afşar, Demirtaş Ceyhun, Fikret Otyam, Bedri Baykam, Ceyhan Mumcu, Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, Prof. Dr. Ahmet Ercan, Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Prof. Dr. Selçuk Erez, Prof. Dr. Tolga Yarman, İbrahim Balaban, Erol Toy, Tuncay Cüceloğlu, Meriç Velidedeoğlu, İşçi Partisi yöneticileri ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

Kalleşçe vurma
Toplantıda konuşan tiyatro sanatçısı Müjdat Gezen, son dalgayı “İnsanın kalleşçe sırtından vurulması” olarak gördüğünü söyledi.
Cumhuriyetin tüm değerlerinin ayaklar altına alındığını savunan yazar Demirtaş Ceyhun, “Ya Cumhuriyet’i onlar yıkacak ya da Türkiye onlardan kurtulacak” diyerek AKP’yi eleştirdi.
Soruşturmayı bir devlet terörü olarak niteleyen Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ da, şöyle konuştu: “Biz yapılan tüm bunlara müstahakız. Biz ne yaptık? Bu memlekette Kuran kursu, imam hatip açıldı, hiçbirimiz ‘Burada ne yapılıyor’ diye bakmadık. Şimdi sonucu çok yakından gördük. Hükümete karşı ortak hareket etmek zorundayız.”  

Akan: Listeleri neden aldılar
Sinema sanatçısı Tarık Akan, ÇYDD’den öğrenci burs listesi ile hayırseverlerin listesinin alınmasını eleştirerek, “Bu çocuklara burs verilmesin de bu çocuklar ışık evleri ve tarikat yuvalarının eline mi geçsin?” diye sordu.
Otel odalarında toplantı yapmanın zamanının geçtiğini belirten tiyatro sanatçısı Meriç Dedeoğlu, vatandaşları sokaklara inip tepki göstermeye çağırdı. Jeolog Prof. Dr. Ahmet Ercan da, sürekli olarak “Türkiye’de deprem ne zaman olacak?” diye sorular aldığını belirterek, Ergenekon operasyonlarını bir depreme benzetti. Ercan, “Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri yıkılıyor. Bundan daha iyi deprem mi olur?” dedi.

Ceyhun: Bavulları toplayın
Toplantının kapanış konuşmasını yapan Demirtaş Ceyhun, katılımcılara, “Konuşmalarınız kaydedildi. Bavullarınızı hazırlayın. Hazırlıksız yakalanmayın. Size de Ergenekon yolu görünüyor” diye espri yaptı.

12. DALGA SORGULANIYOR

5- Tepkiler çığ gibi
-  Adana Barosu’na kayıtlı yaklaşık 20 avukat, Ergenekon’un 12. dalgası kapsamında aranan ve bazı belgelerine el konulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Çukurova Şubesi’ne destek amacıyla üye oldu.  Baro Başkanı Aziz Erbek, 30 bin öğrenciye burs veren bu derneğin böyle bir operasyonda adının geçmesinin üzücü olduğunu söyledi (üstte). 
-  Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ANKA’ya yaptığı açıklamada “Oluşan kanaatlerden en önemlisi ‘acaba muhalif olan kesimler susturulmak mı istenmektedir’ gibi bir düşünce. Böyle bir anlayışın devlete olan güveni sarsacağı, toplumsal barışı zedeleyeceği açıktır” dedi.
-  Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli de ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan’ın ve derneğin hem ulusal, hem de evrensel anlamda çok saygın olduğunun altını çizerken, “20 yıllık çalışmaları tarikatları ürkütmüş olacak ki; yani bu durumun arkasındaki nedenin bu olduğunu düşünüyoruz. Onlardan boşalan bu yerlerde laik cumhuriyete karşı olan tarikatların ekmeğine yağ sürülecek. Yapılanları kınıyoruz” dedi. Adıbelli, insan hakları savunucularının ses çıkarmamasına da tepki gösterdi. 
-  Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada da “Temel amaçları bu ülke için nitelikli insan gücü yetiştirmek/hizmet etmek olan akademisyenlerin savcılığa davet edilerek bilgilerine başvurulması yerine, evleri ve çalışma yerleri basılarak gözaltına alınmalarını kaygı verici buluyoruz” denildi.

Tarikat siyaset kıskacı
-  İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Sadi Sürenkök, operasyonları kınarken “Nedeni açıktır. Saylan ve başkanlığını yaptığı dernek, alternatif toplumsal dayanışma ilişkilerini örmeye gayret etmekte, bu alandaki tarikat-siyaset kıskacını parçalamaya çalışmaktadır” dedi.

Siyasal iktidarı da aştı
-  Balıkesir’de ÇYDD, ADD, Yeni Kuşak Köy Enstitülüleri Derneği (YKKED), Eğitim-İş, Türk Hava Kurumu (THK), Cumhuriyet Kadınları Derneği Balıkesir şubeleri ve Balıkesir Çağdaş Eğitim Vakfı (BAÇEV) üyeleri Atatürk Anıtı önünde saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı’nı okudu. Yapılan açıklamada da “Hukuksal bir organizasyon olarak başlatılan bu süreç, siyasal bir hesaplaşmaya dönüştürüldü. Geldiğimiz bu aşamada, siyasal iktidarı da aşan bir noktaya gelindi” dedi.
-  ÖDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, “Çağrıldığında savcılığa gitmekten sakınmayacak insanların davul-zurnayla gözaltına alınması, adeta teşhir edilmesi ve ‘delil, belge topluyoruz’ denilerek ilgili ilgisiz her şeyin çuvallara doldurulması tuhaflıkların bazılarıdır” dedi.
DOĞAN HABER AJANSI, AA, ANKA

12. DALGA SORGULANIYOR

6- Sivil toplum örgütleri Tekirdağ’da yürüdü
Ergenekon Operasyonu’nun 12’nci dalgasında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan’ın evinin aranması ve akademisyenlerin gözaltına alınması sivil toplum örgütleri tarafından Tekirdağ’da protesto edildi. Tuğlalı Park’ta Tabipler Odası, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim Sen, Makine Mühendisleri Odası, Türk Eğitim Sen, Eczacılar Odası, Diş Hekimleri Odası, Türk Sağlık Sen, Tekirdağ Barosu, Tek Gıda İş, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Serbest Muhasebeciler Odasına üyeleri katıldı. Gazete kupürlerinden oluşan dövizler açan grup topluca 10’uncu Yıl Marşı’nı söyledi. Daha sonra sloganlar atan grup olaysız bir şekilde dağıldı. 
FERHAT AKGÜN Tekirdağ DHA

KAGİDER BAŞKANI GÜLSEREN ONANÇ:
7- ‘Mergen’e uygulanan yöntemi sorguluyoruz’...

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Gülseren Onanç, KAGİDER üyesi olan Doğan Gazetecilik İcra Kurulu Üyesi Tijen Mergen’in genel bir iddianameye, nedeni tam olarak bilinmeyen bir şekilde yarım yamalak ilişkilendirildiğini belirterek, “Mergen’in özel eşyalarına el konulmasını, 72 saat gözaltında kalmasını ve uygulanan bu yöntemi sorguluyoruz” dedi.
Mergen ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) bugüne kadar yaptıklarıyla Ergenekon’u ilişkilendiremediklerini belirten Onanç, hukuki sürece müdahale etmemeye özen gösterdiklerini ancak yürütülen soruşturmanın yöntemini sorguladıklarını kaydetti. Ergenekon soruşturmasının gerçek anlamda yürütülmesinin bu ülkeye fayda sağlayacağını düşündüklerini anlatan Onanç, şöyle konuştu:
“Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan bir bireyin özel eşyalarının didik didik edilmesi, el konulması söz konusu. Burada sivil toplumun aktivitelerini engelleyici bir sonuç ortaya çıkıyor. ÇYDD şu anda bursları ödeyemiyor. Bu süreç ve yöntemin, hukuk devletinde olmaması gerekir. Dernek olarak hem bireyin ve kadın haklarını hem de sivil toplumun haklarını savunmak adına bu sürecin çok daha dikkatli takipçisi olacağız.” 
İSTANBUL Milliyet

Dolandırıcılardan mesajınız var!Adana’nın Kozan ilçesinde Yusuf Tepe isimli bir vatandaşın telefonuna gelen dolandırıcılık mesajı pes dedirtti. Yurt dışı numarasından banka kartlarını kiralamayı teklif eden dolandırıcılar kart başına bin lira teklif etti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber