Geri Dön
Gündem'Alem dijitalse, kral yine Müslüm Baba'

'Alem dijitalse, kral yine Müslüm Baba'

Nice büyük ses sanatçıları ve müzisyenler geldi geçti Unkapanı Plakçılar Çarşısı'ndan. Unkapanı'ndaki şirketler, yüzlerce şarkının plaklarla, kasetlerle, CD'lerle halka ulaşmasını sağladı. Şimdiyse dijital müzik platformları hâkim dünyaya. Unkapanı Plakçılar Çarşısı'na yaptığımız ziyarette, şirketlerin hem dijital çağa ayak uydurduklarını hem de plak satışını sürdürdüğünü öğrendik.

'Alem dijitalse, kral yine Müslüm Baba'

AYŞE ÖZDEMİR - 1920'lerde onlarca taş plakta Hafız Burhan'ın şarkıları dinleniyordu. Yıllar sonra 33'lük Long Play'ler (uzunçalar) ve 45'lik plaklar devri yaşandı. Ardından kaset devri geldi. Arabeskin de yükseldiği 1980'lerde kasetler gözdeydi, hem ucuzdular hem de kullanışlı. Orhan Gencebay'ın, Ferdi Tayfur'un, Müslüm Gürses'in, Mine Koşan'ın, Karaböcek kardeşlerin söylediği şarkılar, minibüsçülerin de müziğiydi. "Batsın bu dünya", "Bir teselli ver" diyen Orhan Baba gecekondularda, metropol yaralarına deva oluyordu. Burhan Çaçan "Neden Geldim İstanbul'a?" şarkısıyla 1950'lerde başlayan göç olgusunu yansıtırken, Ferdi Tayfur ağlamaklı sesiyle "Yetiş Emmioğlu"nu söyleyerek hemşehrileri dayanışmaya davet ediyordu sanki.

'ŞIKIDIM ŞIKIDIM'

"Çok sesli klasik müziği" savunan metropolün elitleri küçümseseler de kitleler arabeski ve piyanist şantörleri seviyordu. Gülhane Parkı konserleri bir fenomendi. Ferdi Tayfur'un sevenleri "Öl de ölelim" diye haykırıyor, Müslüm Gürses'in hayranları kendini jiletliyordu. Kasetlerin kapışıldığı yıllardan sonra CD devri başladı. "Oynama şıkıdım şıkıdım" diyen Tarkan'ın ve aynı kuşaktan popçuların zirveye çıktığı yıllardı CD'li zamanlar.

CD'yi, dijital müzik dünyası izledi. Dijital evrene gelene kadar yukarıdaki süreçler, Türkiye'de müzik dünyasının kalbinin attığı İstanbul'daki Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda yaşandı. Sesini beğenenler, doldurdukları şarkı kasetlerini, Unkapanı Plak Çarşısı'na götürüp şarkıcı olmaya çalışıyordu. Onlarca müzik şirketi yan yanaydı çarşıda. Ünlü şarkıcılara, müzisyenlere rastlamanız gayet doğaldı burada. Fabrikadan gelişi heyecanla beklenen plaklar, kasetler piyasaya çarşıdan dağıtılırdı. Şimdi bunlar anı oldu, dijital müzik platformları dünyaya egemenliğini ilan etti. Biz de yeni evrene ayak uydurup uydurmadığını görmek için Unkapanı Plakçılar Çarşısı'na gittik. Ziyaretimizde efsanevi çarşının zamana uyum sağladığını, hem dijital müzik alışverişinin yapıldığını hem de geleneksel plak üretiminin ve satışının devam ettiğini öğrendik. Kaset doldurup şarkıcı olmaya çalışanların yerini ise şarkılarını dijital dosyalarla gönderenlerin aldığı bilgisini edindik. Ve Kovid'in de etkisiyle tenhalık gözlemlediğimiz Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda çalışmalarını devam ettiren yetkililer, zamanın ruhunu Milliyet'e değerlendirdi.

‘YENİ SİSTEM BANA SAMİMİ GELMİYOR’

Bir dönem Raks Müzik’in ortaklarından olan ve Ebru Gündeş’i müzik dünyasına kazandıran Neşe Demirkat, şimdi Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nın köklü kuruluşlarından Türkola Plak’ın işletmeciliğini yapıyor. Dijital evreni samimi bulmayan Neşe Demirkat, “Ben plağa, CD’ye dokunmayı ve sanatçıyla konuşmayı seviyorum. Artık her şey bir ‘tık’la yapılıyor. Eskiden eseri ortaya çıkarmak için günlerce stüdyodan çıkılmazdı. Şimdi bu samimiyet yok ve düzgün prodüksiyon da yok. Artık her şeyi bilgisayarlar biliyor. Biz yeniden basılan plaklarımızın satışını yapıyoruz. Zeki Müren, Bülent Ersoy, Neşet Ertaş, Barış Manço, Edip Akbayram ve İbrahim Tatlıses’in plaklarına çok büyük ilgi var” dedi.

Alem dijitalse, kral yine Müslüm Baba

‘TIKLANDIKÇA PARA GELİYOR’

“Dijital sistemde hem sanatçı hem de yapımcı kazanıyor” diyor, Vahdet Güney. Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nda 20 yıldır adını taşıyan ses kayıt stüdyosu bulunan Güney şöyle devam ediyor: “İnsanlar eskiden plak, kaset, CD alırdı ama artık müzik dünyasına dijital sistem egemen. Dijital sistem sayesinde çok daha çabuk tanınan şarkıcılar, böylece konserler verebiliyor, çeşitli etkinliklerde sahneye çıkıyorlar. Üç ayda bir para geliyor dijitalden. Hem dijital platformlarda hem de Youtube’da 264 ülkeye şarkı yolluyoruz. Repertuvarı zengin olan kazanıyor. Ne kadar repertuvar varsa her bir şarkı tıklandıkça yapımcıya ve sanatçıya para geliyor. Herkes kazanıyor, TikTok’tan bile para kazanılıyor. Tabii pandemide sahne olayı durduğu için müzisyenler büyük sıkıntı yaşadı. Öte yandan çarşıdaki tenhalık da sizi yanıltmasın, internetin bulunduğu her yerden işimizi sürdürmek mümkün.”  

‘TÜRKİYE’NİN DE DİJİTAL MÜZİK PLATFORMU OLSUN’

1973’de kurduğu markasıyla Unkapanı’nın en köklü müzik şirketlerinden biri olan Elenor Plak’ın sahibi Muhteşem Candan, teknolojik değişime tam uyum sağladıklarını aktardı. Bugüne kadar Zeki Müren, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Muazzez Ersoy, Kamuran Akkor, Harika Avcı gibi ünlü isimlerin bulunduğu 300 sanatçıyla çalışma yapan yılların müzik yapımcısı Muhteşem Candan şunları anlattı: “Biz artık sadece dijital dünyada 64 ülkede satış yapıyoruz. Şirketimiz bünyesindeki her sanatçının dijital olarak bir sayfası var, albümlerini bu sayfalara yüklüyoruz. Arabesk yine büyük ilgi görüyor. Şimdi daha çok rap’çiler yaptıkları şarkıları dijital olarak bize gönderip, şirketimizde yer almak istiyorlar. Artık dijital, yani havada uçuşan sesleri satıyoruz. Amerika’da bir düğmeye basıp Müslüm Gürses’i dinleyebiliyorsunuz. Şarkıların yüzde 90’ı dijitale yüklendi. Bu dijital platformlar yabancı kaynaklı. Ben Türkiye’nin de dijital müzik platformu olmasını istiyorum. Yabancıya bağlı olmaktan kurtulmalıyız. Tabii milyarlarca dolarlık yatırım lazım. Dijitalde şarkıları tek tek satıyoruz. Hangi şarkıyı beğeniyorlarsa onu alıyorlar. Daha önce sanatçıların şarkılarını fabrikaya gönderirdik, orada plağa, kasete basılırdı, şimdi dijital olarak yüklüyoruz. Youtube’daki videoların etkisiyle dünyada da Türk müziğini merak edenler arttı. Mesela eskilerden Huri Sapan’ın türküleri dijital dünyada yeniden parladı. Aynı şekilde Gülden Karaböcek’in şarkılarına da büyük talep var. Bu isimleri artık Z kuşağı da dinliyor. Ama artık çok daha fazla üretmek ve yaratıcı olmak gerekiyor. Çünkü dijital evrende milyonlarca şarkıyla yarışıyorsunuz ve bu şarkıların ömrü birkaç ay.”

‘PLAK LEZZETİNİ BULAMAZSINIZ’

Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nın köklü bir kuruluşu olan Mega Plak, Mısırlı efsanevi şarkıcı Ümmü Gülsüm’ün “Taleal Bedru Aleyna” ve “Enta Omry” adlı eserlerini içeren plağını sınırlı sayıda üretti. Plakla birlikte bir CD’nin de hediye edildiği çalışmanın ilgi görmesinin mutluluğunu yaşayan Mega Plak’ın sahibi Ethem Zeytinkaya şunları söyledi: “Dijitalde 70 milyon şarkı elinizin altında, daha çok gençlerin tercihi. Ama gerçek müzik dinlemek isteyenler plakları tercih ediyorlar. Son yıllarda plaklar revaçta, artık üretilmemesine rağmen kasetler de talep edilmeye başlandı. 60’lı, 70’li, 80’li yılların plakları yeniden basılıyor. Çünkü lezzeti başka.”