Geri Dön

Bu dava filmleri gölgede bırakır... 44 yıllık inat!

55 haneli Tilzip’in 5 bin dönümlük arazisi, yıllardır ekilip biçilemiyor. Herkes, davanın sonuçlanmasını bekliyor. Dava ise bitmiyor.

Bu dava filmleri gölgede bırakır... 44 yıllık inat!

Başrolünde Kemal Sunal’ın oynadığı “Davacı” filmini bilir misiniz? Hani, iki komşunun yıllarca süren trajikomik hukuk mücadelesini anlatıyordu. Ya Tellioğulları ile Seferoğullarının Yeşil Vadi için kapıştığı “Tosun Paşa” filmini hatırlar mısınız?Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Tilzip köyünün hikâyesi, işte bu iki Yeşilçam filmini gölgede bırakacak cinsten. Arazi anlaşmazlığı yüzünden tam 44 yıldır mahkeme koridorlarında birbirleriyle mücadele eden köylülerin inadı, köyü ikiye böldü. Okul ve camiyi bile ikiye ayıran Tilziplilerin buluştuğu tek yer, mezarlık.

ADALETİN PEŞİNDE
Kavganın mazisi 1974 yılına kadar uzanıyor. Köylülerin anlattığına göre, 44 yıl önce bölgeye gelen kadastro memurları, arazileri kayda almaya başlar. Bu sırada bazı uyanıklar, arazileri kendi üstlerine yapmak ister. Tabii ahali karşı çıkar. Bunun üzerine direnen aileler, kaba kuvvet kullanılarak köyden uzaklaştırılır.
Kendi köylüleri tarafından tehcir edilenler, adalete başvurur. Avukatları aracılığıyla mahkeme mahkeme dolaşmaya başlarlar. Ama aradan yıllar geçse, nesiller büyüse de bir arpa boyu yol alamazlar. Ta ki 2002 yılına kadar.

Mahkeme, 28 yıl sonra 400 dönüm arazinin sürgünlere iadesine hükmeder. Toprak kazanılmıştır, ancak köye nasıl gidilecek? Dönemin valisine başvurulur. Vali kolluk kuvvetlerini görevlendirir. Allah’tan küçük bir tartışmanın dışında hadise yaşanmaz. Mağdurlar jandarma eşliğinde köye adım atar. İlk iş olarak topluca başlarını sokacakları tek odalık geniş bir ev inşa ederler. Bu, yeni yapılacak evlerin de ilk adımı olur.
Sürtüşmeden uzak durmak için evler mevcut köyün içine değil de tam karşısına inşa edilir. Böylelikle aynı köye paralel yeni bir köy kurulur. Birinin adı Eski Köy olur, diğerinin Yeni Köy.

Devlet büyüklerinin araya girmesiyle sulh masasına oturulur. Ancak mutabakat sağlanamaz. “O zaman ortak bir metne imza atalım” derler, “Dava sonuçlanana kadar kimse toprağı ekmeyecek.”

55 haneli Tilzip’in 5 bin dönümlük arazisi, işte o tarihten bu yana, yani 16 yıldır ekilip biçilmiyor. Herkes, davanın sonuçlanmasını bekliyor. Dava ise bitmiyor. Taraflar hemen hemen her gün mahkeme salonlarına gidip geliyor. Şimdiye kadar sayısız avukatın tutulduğu ve sayısız dilekçenin verildiği köyde, ortak yol bulunamıyor. Tüm birikimlerini ve enerjilerini davaya adayan Tilzipliler, elde avuçta beş kuruş kalmamasına rağmen bir türlü pes etmiyor.

VARINI YOĞUNU VERDİLER
Köyün erkekleri genellikle metropollerde inşaat işlerinde çalışarak para kazanıyor. Bu paranın çoğu da davalara veriliyor. Bir tarafın açtığı davayı duyan köylüler aksi yönde karar aldırmak için karşı dava açıyor. Zincir bu şekilde uzayıp gidiyor. Tozlu raflara her geçen gün yeni dosyalar ekleniyor. Vatandaştan biri “Mahkemeye gittiğimizde hâkimler ‘Yine mi siz geldiniz, artık biz yoruldum bulun arayı da pes edin’ dediğini söylüyor.

ORTAK YER: MEZARLIK
Taraflar birbirleriyle iletişim de kurmuyor. İnat öyle bir hâl almış ki. Köyde hemen hemen her şeyden iki tane var. Okul, yol, su deposu, cami...

Eski köye ayrı, yeni köye ayrı yoldan giriliyor. Köylü ayrı kuyulardan su içiyor, aynı kıbleye dönseler de farklı camilerde namaz kılıyor.

Eski köydeki çocuklar Tilzip’te, yeni köydeki minikler ise çevre köylerde tahsil görüyor. Ahalinin buluştuğu tek bir yer var, o da mezarlık. Yani, “davacı”lar ancak ölünce buluşuyor.

3 DEFA ÇATIŞMA YAŞANDI
Köyde üç defa silahlı çatışma yaşanmış. Olaylarda 3 kişi yaralanmış. Bunlardan biri başından yediği kurşunla ağır bir tedavi süreci geçirmiş. Diğer ikisi ise ayaklarından yediği kurşunla yürürken zorluk çekiyor.
44 yıllık kavgada tek kazanan avukatlar. Bu filmlere konu olacak inat gün gelir biter mi bilinmez ama kavgası sürerken ömür geçiyor. Kendi hâline bırakılan tarlalar ekilmeyi, talebeler kendi köylerinde okumayı bekliyor.,

DEVLET BÜYÜKLERİNE ÇAĞRI: GELİN BİZİ BARIŞTIRIN
Eski köy sakinlerinden Şükrü Temiz, kavga başladığında 18 yaşındaymış. Şimde 62’sinde, 40’tan fazla torun sahibi bir dede. “Zorla topraklarımızı elimizden aldılar. Çoğu geçim sıkıntısında dolayı metropollere göç etti. Tek isteğimiz var, yetkililer artık sesimizi duyup bir çözüm bulsun. Ölmeden barışı göreyim” diyor. Köyün kendilerine ait olduğunu söyleyen 65 yaşındaki ‘sürgün’lerden Ali Taş ise “1974 yılından bu yana asla pes etmedik. Babadan aldığımız bu davayı sürekli savunduk. Biz de orta yolu bulup çevre köyler gibi tarlalarımızı ekmek istiyoruz. Ne yaptıysak eski köylüler barışmaya yanaşmıyor” diye dertlendi. 75 yaşındaki Mehmet Öz de “Biz eskiden hep birlikte huzurca yaşıyorduk. O dönem kaba kuvvet kullanarak bizi köyden kovdular. Üstelik bizim hâlen eski köyde tapulu 5 hanemiz yerinde duruyor. Artık hepimiz usandık. İki tarafı mutlu edecek bir girişimle barışmaya hazırız” diye çağrıda bulundu.

Kaynak: Türkiye Gazetesi / Mahmut Özay

Üniversitede ekipleri alarma geçiren zarfın sırrı ortaya çıktı!Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Meslek Yüksekokulu'nda görevli Doç. Dr. İbrahim Kıvrak'ın makam odasının kapısının altına bırakılan zarfın içindeki maddenin nişasta olduğu öğrenildi. Doç. Dr. Kıvrak'ı korkutmak için şaka yaptığını ileri süren iki öğretim görevlisi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen öğretim görevlileri H.A.A. ve Y.Ç. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber