Geri Dön

‘Bu, Kraliçe’nin üçüncü ziyareti’

II. Elizabeth’in 1971’deki Türkiye ziyaretinde Dışişleri Bakanı’nın Özel Kalem Müdürü olan Oktay Aksoy, “Kraliçe ilk kez 1961’de Ankara’ya geldi. Cemal Gürsel’le 40 dakika görüşüp ayrıldı. Kraliçe, Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamını önlemek amacıyla gelmişti” dedi

‘Bu, Kraliçe’nin üçüncü ziyareti’

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ve eşi Edinburgh Dükü Prens Philip’in Türkiye’ye yapacağı 4 günlük ziyaret yarın başlıyor. Bu ziyaretle ilgili olarak nezaket kurallarından gezi programına kadar ayrıntılar üzerinde günlerdir farklı yorumlar yapılıyor.
Dışişleri Bakanlığı’nda bir süre protokol müdürlüğü yapan, Kraliçe’nin 1971’de yaptığı ziyaret sırasında da Dışişleri Bakanı’nın Özel Kalem Müdürü olan emekli Büyükelçi Oktay Aksoy, yarın başlayacak ziyarete ışık tutacak deneyim ve gözlemlerini Milliyet’e anlattı.
“Yaşlandım ama, elimden geldiğince en doğrusunu anlatmaya çalışacağım” diyerek söze başlayan Aksoy’un ağzından Kraliçe’nin 37 yıl önceki ziyaretinin perde arkası:
İlk önce şunu söyleyeyim, bu, Kraliçe’nin Türkiye’ye ikinci değil, üçüncü gelişi. Çünkü Kraliçe ilk kez 1961’de Ankara’ya geldi; Devlet ve Hükümet Başkanı Org. Cemal Gürsel’le havalimanında 40 dakika görüştükten sonra Türkiye’den ayrıldı. Gürsel, “Kraliçe ile ne konuşulursa onları konuştuk” dese de Kraliçe aslında Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamını önlemek amacıyla gelmişti.
1971’deki ise resmi bir ziyaretti. Kraliçe, dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın davetlisi olarak uçakla Ankara’ya gelmiş, Dışişleri Bakanlığı konutunda kalmıştı. Ziyaretinin ilk durağı Anıtkabir, sonra Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ydi. Kendisi at meraklısı olduğu için şerefine eski Hipodrom’da bir at yarışı düzenlendi. Onun büyük bir heyecanla yarışı izlediğini hatırlıyorum.
Akşam Çankaya’da Kraliçe onuruna bir resepsiyon verildi. Buraya tüm beyefendiler frakları, tüm hanımefendiler de çok güzel elbiseleriyle katılmıştı. Prenses Diana kadar olmasa da basın Kraliçe’yi çok bakımlı, incecik ve hoş bir kadın olarak tanımlamıştı. 

‘Bu bir halk dansı mı?’
Kraliçe daha sonra uçakla İzmir’e geçti, ‘Britannia’ adlı yatı da o sabah Kuşadası’na yanaştı. Öğle yemeğini Osmanlı hanedanından bir hanımın işlettiği Kısmet Oteli’nde yedi. Sonra Kraliçe, Prens Philip ve Prens Anne’le birlikte Efes’i gezdi. Hiç unutmam, geziden sonra Prens Philip Efes Oteli’ne gelirken insanlar üzerine doğru koşmaya başlamıştı. Polisler de onu korumak için el ele tutuşup çevresinde koruma çemberi oluşturmuştu. Bunu gören Prens, “Bu bir halk dansı mı?” diye sorarak herkesi güldürmüştü.
Kraliçe, İzmir’den sonra yatıyla İstanbul’a hareket etti. Yolculukları sırasında sadece dönemin Dışişleri Bakanı Osman Olcay ve eşini yanlarına aldılar. Yolda Çanakkale’ye uğrayıp kabirleri ziyaret ettiler. İstanbul’da, 23 Ekim’de Başbakan Nihat Erim, Kraliçe şerefine Yıldız Şale Köşkü’nde bir yemek verdi.
Yemekte Kraliçe tüm davetlilerle el sıkışmak istediğini söyledi. Salonda tüm konuklar devasa bir çember oluşturdu. Kraliçe sol taraftan, Prens Philip sağ taraftan tek tek tokalaştı. Tokalaşma tam bir saat sürdü, inanılmazdı.

Bir kişi siyah giydi
Kraliçe gelmeden önce hepimize 3 sayfalık bir metin dağıtıldı: Kraliçe’nin yanında mokasen ayakkabı giyilmez. Kraliçe’yle konuşulmaz. Kraliçenin eli sıkılmaz. Siyah ve mor giyilmez.
Mor, Kraliyet’in matem rengidir. Herkes bu kuralları iyi çalışmış olacak ki resepsiyonda çok renkli bir tablo oluştu çünkü tüm kadınlar rengârenk elbiseler giymişti. Sadece Başbakan Erim’in eşi siyah giymişti.

Kraliçe’nin çanta şifresi

Kraliçe’nin Türkiye’ye gelirken özel bir gardırop hazırlattığı söylenmişti bize. Bir de elinde her zaman bir çanta vardı. Meğer çantanın sırrı şuymuş: Çantayı tutuş şekline göre gitmek isteyip istemediğini yardımcıları anlıyormuş. Kraliçe gittikten sonra, Türkiye gezisinden çok memnun kaldığı haberi geldi. Hepimiz için güzel ve hatasız bir ziyaret olmuştu.

Gül mutlaka frak ya da smokin giymeli

“Normal olarak Kraliçe’nin gittiği her yerde erkekler frak giyer. Bizde 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde frak tamamen kalktı. Zaten dini çevrelerden gelenler kravat takmayı bile sorun ediyorlar. Frakı geçtim, smokin giymeyi bile pek benimsemiyorlar. Halkın yadırgayacağı kıyafetler diye düşünülüp giyilmiyor herhalde. Normal şartlarda Gül’ün mutlaka frak ya da smokin giymesi gerektiğini düşünüyorum.”

Kraliçe’nin protokolü ilk kez çiğnediği an

Topkapı Sarayı’nda Kraliçe’yi bir mehter takımı karşıladı. Sarayın Harem bölümü ilk kez Kraliçe için açılmış ve Münir Nurettin Selçuk muhteşem bir konser vermişti. Kraliçe o konseri o kadar beğenmişti ki, bunun uğruna protokol kurallarını hayatında ilk kez çiğnemişti. Neden derseniz, Münir Bey o zaman yürüyemeyecek kadar rahatsızdı. Kraliçe de onu tebrik etmek için ayağına kadar gitmişti. Gezinin zirve yaptığı nokta buydu.

Türkiye'den yeni Navtex ilanıAkdeniz'de Yavuz Sondaj Gemisi'nin Navtex süresi 12 Ekim'e kadar uzatıldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber