Geri Dön
GündemDarbe karşıtı 'mahrem imamları' tasfiye etmişler

Darbe karşıtı 'mahrem imamları' tasfiye etmişler

FETÖ/PDY'nin mahrem imamlarında Ö.K.'ye 'siyasal ve askeri casusluk'tan verilen 12,5 yıl hapis cezasının gerekçesinde, örgütün mahrem yapılanmasıyla ilgili ayrıntılar yer aldı. Kararda, örgütün 2012'de MİT Müsteşarının ifadeye çağrılması ile başlayan 2015'te MİT TIR'larının durulması ile son bulan bir dizi başarısız girişimin ardından, mahrem yapılanma içerisinde kökten çözüm arayışına girildiği, 'darbe' fikrinin konuşulmaya başlandığı, bu fikre karşı gelen kritik noktalardaki mahrem imamların tasfiye edilerek, yerlerine darbe yanlısı kişilerin atandığı belirtildi.

Darbe karşıtı 'mahrem imamları' tasfiye etmişler

Terör örgütü yapılanmasında 30 yıl yer alan, 2019 yılana kadar 'MİT mahrem imamlığı' yapan Ö.K., 2019'da teslim olarak itirafçı oldu. Örgüte ait bildiklerini polis ve savcılık sorgusunda anlatan Ö.K., Ankara 34'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada yargılandı. Teslim olup bildiklerini anlattığı için TCK'nın ilgili maddesi gereğince 'silahlı terör örgütü yöneticiliği' suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen Ö.K.'ye, 'siyasal ve askeri casusluk' suçundan 12,5 yıl hapis cezası verildi. Yargılama aşamasında serbest bırakılan sanığa verilen 'yurt dışı yasağı' adli kontrol şartının devamına hükmedildi

BAŞARISIZ GİRİŞİMLER GÜVEN KAYBINA NEDEN OLDU

Ö.K.'ye verilen cezanın gerekçesinde, FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına ilişkin detaylı bilgiler yer aldı. Ö.K. dışında, yargılanan ve itirafçı olan başka mahrem imamlar ile emniyet, MİT ve güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere de yer verilen gerekçeli kararda, MİT Müsteşarının ifadeye çağrılması, 17-25 kumpas operasyonları, MİT TIR’larının durdurulması gibi başarısız girişimlerin örgüt içerisinde moral bozukluğuna ve güven kaybına neden olduğu aktarıldı. Üst düzey yöneticilerin mahrem yapı içerisinde moral ve motivasyonu yeniden sağlamak için, 'kesin bir çözüm getirilecek' şeklinde söylemlerde bulunsa da inandırıcılıklarını yitirdikleri belirtilerek, "Örgüt yöneticileri kaybedilen gücü geri kazanma şansını ancak kökten bir çözümle olacağını düşünmeye başlamıştır" denildi.

'GEREKEN HER ŞEYİ YAPARIZ'

Kararda, örgütün, TSK, emniyet, yargı, MİT, mülkiye ve bazı özel kurumlardan sorumlu, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile direkt iletişime geçebilen mahrem imamlar arasında 2015'ten sonra darbenin konuşulmaya başlandığı, hatta bazı mahrem imamların TSK içerisinde örgüte bağlı yüksek rütbeli subaylardan, örgüt elebaşına, "Gereken her şeyi yaparız" şeklinde notlar götürdükleri de yer aldı. Kararda, 2015 yılında örgüt elebaşı Gülen’in sabah dersi sırasında kendisini ziyarete gelenlerle yaşanılan sıkıntıları konuşurken, sağ elini sol omzuna götürerek, "Bu işi burası çözer" dediği, Gülen’in manevi oğlu olarak bilinen Cevdet Türkyolu’nun da, "Hocam şimdi bunu söylemenin ne gereği vardı" şeklinde sitemde bulunduğu yönünde bilgilerin olduğu kararda yer aldı.  

ÇÖZÜM İÇİN DARBE KARARI

Kararda, örgütün kaybettiği güce tekrar ulaşmak, örgüt üyelerinin güvenini tekrar kazanmak ve faaliyetlerine her ne pahasına olursa olsun devam edebilmek için, çözümün darbe yapmak olduğu kanaatine vardığı aktarılarak, "Bu yönde başlatılan çalışmalarda darbe fikrinin tabanda kabul görüp görmeyeceği araştırılmış, darbeye karşı çıkan özellikle TSK mahrem yapılanması içerisindeki bazı birim imamlarının görevlerine 2015 yılı sonlarına doğru son verilmiştir" bilgisi yer aldı.

DARBE GECESİ YAZIŞMALARI

Mahrem imamların darbe gecesi, sadece kendilerinin kullandığı '2048' adlı program üzerinden birbirlerine gönderdikleri mesajlar da gerekçeli kararda yer aldı. Yargılandığı dava kapsamında ifade veren R.B. adlı mahrem imamın, darbe gecesinden bir hafta önce firari Bülent Bişer’in, Gülen’in mesajı olduğunu söyleyerek, program üzerinden, "Arkadaşlar önümüzdeki 10 gün yatmayıp uyumayıp dua edelim" şeklinde paylaşımda bulunduğunu söylediği aktarıldı. R.B.’nin ifadesinde, o anda mesajın ne anlama geldiğini anlamadıklarını; ancak 15 Temmuz gecesi anladıklarını söylediği belirtildi. Yine başka bir mahrem imamın ifadesinde, Bülent Bişer’in, 15 Temmuz gecesi "Neler oluyor" şeklinde yazılan bir mesaja, "Pazarlıklar devam ediyor, dua et lehimize dönmek üzereymiş" diye cevap verdiği bilgisi yer aldı.

'ÖYLE OLMASA AKINCI ÜSSÜ’NDE NE İŞİ VAR?'

Gerekçeli kararda, Bülent Bişer'in, darbe girişiminden birkaç ay sonra "Ağabey darbeyi gerçekten Adil Öksüz mü yaptırdı?" şeklinde yazılan bir mesaja, "Öyle olmasa Akıncı Üssü’nde ne işi olacak" diye yanıt verdiği belirtildi. Bişer’in, darbe girişimi sonrası gaybubet evlerinde kalan mahrem imamlarla '2048' adlı program üzerinden konuşmaya devam ettiği, bu yazışmaların birinde, darbe sonrası Pensilvanya’ya kaçan bazı mahrem imamları gördüğünde Gülen’e, "Hocam bu çok yanlış, bu insanlar suçlu insanlar" dediğinde, Gülen’in, "Arkadaşlar niye böyle yapıyorlar ben de anlamıyorum. Benim başka gidecek yerim yok, bunu arkadaşlar bilmiyorlar mı?" diye cevap verdiğini yazdığı belirtildi.

Kararda, Pensilvanya’ya sığınan mahrem imamların, Gülen hakkında olumsuz algı oluşmaması amacıyla, bizzat Cevdet Türkyolu tarafından oradan uzaklaştırıldıkları yönünde bilgilerin olduğu da aktarıldı.