Geri Dön
Gündem‘Dil, okuyarak ve konuşarak öğrenilir’

‘Dil, okuyarak ve konuşarak öğrenilir’

İngiltere yöneticileriyle Türkiye başbakanları ve cumhurbaşkanları arasında da çevirmenlik yapan Bengisu Rona, yabancı dili en iyi öğrenme yolunun okumak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Dil sadece kulaktan öğrenilmez, konuşmaktan çekinmeyin.”

ENGİSU RONA, 1988 yılından bu yana, Türkiye cumhurbaşkanları ve başbakanlarına, İngiltere’deki resmi görüşmelerinde tercümanlık yapan bir isim. İngiltere Kraliçesine ve eski Başbakan Margaret Thatcher’dan bu yana İngiliz hükümetinin tüm başbakanlarına çevirmenlik yapıyor.
Yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladıktan sonra Londra Üniversitesi’nde dilbilim dalında çalışarak Türkçenin ses yapısı üzerine doktora yapan Rona, BBC Türkçe yayın bölümünde de yapımcı olarak çalıştı. Yurtdışına çıktığında kendisinin de dil konusunda kaygılar yaşadığını dile getiren Rona’dan yabancı dili geliştirmek için yapılması gerekenler konusunda altın öğütler aldık.

Yurtdışına ilk gittiğinizde kaç yaşındaydınız? Oraya gittiğinizde neler hissetmiştiniz?

İngiltere’ye ilk gittiğimde 22 yaşındaydım. İstanbul Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı dalında lisans derecesini tamamlamıştım ama konuşma İngilizcemin nasıl olduğunu bilemiyordum. Belki İngilizler benim ne söylediğimi hiç anlamayacaklardır, diyordum. Hâlbuki dünyanın neresinde olursanız olun, eğer o ülkenin dilini az da olsa konuşmaya çalışırsanız, oradaki insanlar bu çabanızı takdir eder ve sizi daha dikkatle dinler. Ben de Londra’da bunu yaşadım. O zamanlar İngilizcem çok yeterli değildi ama dilin sadece kulaktan öğrenilemeyeceğini de orada anladım. Yabancı dili en iyi geliştiren etken bol okumaktır ve konuşma dilini dinlemektir. Bizim zamanımızda teknoloji şimdiki gibi gelişmemişti. Bugün televizyonda, radyoda İngilizce yayın yapan pek çok kanal var. Çok dikkatle dinlemeseniz bile bırakın konuşsunlar, farkında olmadan dilin ritmini özümsersiniz.

İngilizce bilmek size ne gibi yararlar sağladı?

Çok kazanımlarım oldu. İngilizce bilmesem Londra Üniversitesi’nde akademik kariyerim olamazdı. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen insanlarla iletişim kuramazdım, onların dünyasına giremezdim. İngiltere Kraliçesi ve Margaret Thatcher’dan bu yana İngiliz hükümetinin tüm başbakanlarının çevirmeni olamazdım.

İngilizce öğrenmek isteyenlere tavsiyeleriniz neler?

Dile tam anlamıyla hakim olabilmek için elinize ne geçerse okumalısınız. Sözcük dağarcığınız okumakla zenginleşir, dilbilgisi yapıları daha kolay aklınızda kalır. Ayrıca konuşurken yanlışlık yapmaktan hiç çekinmeyin. Kimse sizi yanlışlarınızdan ötürü kınamayacaktır. Siz de giderek daha rahat ve akıcı konuşma becerisi elde edersiniz. İngilizce artık dünya dili oldu, gençlerin de daha iyi çalışma ortamlarına girebilmeleri için İngilizce öğrenmeleri olmazsa olmaz diyeceğimiz bir durum.

Dil ile kültür arasında bir bağ var mı?

Hem de çok sıkı bir bağ var. Yabancı dil bilmeden de çeviri eserler le bir kültürü tanıma imkânınız var, ama dil olmadan insanların kişiliğine ulaşamazsınız. Onların düşünce dünyaları size hep kapalı kalır.

Yabancıların Türkçeye olan ilgilisi giderek artıyor mu?

Kuşkusuz öyle. Türkiye daha çok tanındıkça ilgi de artıyor. Türkçe son derece kurallı bir dil, bu kuralları öğrenip uyguladığınızda doğru konuşmamanıza imkan yok ama yabancılar için sözcükleri hatırlamak hiç kolay değil. Avrupa dillerinden hiç biriyle bir dil akrabalığı yok, dolayısıyla ortak noktalar bulmak zor.

İngilizceyi öğrenmek için mutlaka yurtdışına mı çıkmak gerekir?

İngilizce öğrenmek için yurtdışına gitmek bence gereksiz. Şimdi hemen her yerde dili iyi öğreten dershaneler var. Bir dilbilimci olarak öğrencilere dili iyi bir dershaneye giderek en az orta düzeye kadar öğrenmelerini tavsiye ederim. Sonra isterlerse yurtdışına gidebilirler ve orada işin kültür boyutuna da daha rahat ulaşabilirler.

CEBİMDEKİ CÜMLELER

Yurtdışına gidip de alışveriş yapmadan olmaz. O nedenle yabancı dile en çok ihtiyaç duyacağınız yerlerden biri de alışveriş. Peki nasıl iletişim kuracaksınız? İşte size gerekli olan cümleler:
n Can you help me, please? Yardımcı olur musunuz lütfen?
n How much is this/are these? Bu/Bunlar ne kadar?
n How much does it cost? Fiyatı ne kadar?
n How much is that skirt/dress/shirt in the window? Vitrindeki etek/elbise/gömlek ne kadar?
n I’m looking for a hat/tie/suit. Şapka/kravat/takım elbise bakıyorum.
n Do you have this item in stock? Elinizde bu üründen var mı?
n Do you have this in red/gray/blue? Kırmızı/gri/mavi rengi var mı?
n I wear size 14. 14 beden giyiyorum.
n Where is the fitting room? Deneme kabini nerede?
n How does it look? Nasıl oldu?
n I’d like to try it on. Denemek istiyorum.
n Do you take credit cards? Kredi kartı kabul ediyor musunuz?
n I’ll pay in cash. Nakit ödeyeceğim.
n I’ll pay by card. Kredi kartıyla ödeyeceğim.
n Would you be able to gift wrap it? Hediye paketi yapar mısınız?
n I’d like to return this. Bunu geri vermek istiyorum.
n It doesn’t fit. Üstüme olmuyor.
n Could I have a refund? Geri ödeme alabilir miyim?

‘Bad news travels fast’

Üstteki başlık bizim sıkça kullandığımız
“Kara haber tez duyulur” atasözünün Türkçesi. Bunun gibi birçok atasözümüzü yurtdışına çıktığınızda arkadaşlarınıza da öğretebilirsiniz. İşte size birkaç örnek:
u A barking dog seldom bites. - Havlayan köpek ısırmaz.
u A friend in need is a friend indeed.
- Dost kara günde belli olur.
u A good example is the best sermon.
- Bir musibet bin nasihatten iyidir.
u A hungry belly has no ears. - Aç ayı oynamaz.
u Be swift to hear, slow to speak. - Az söyle çok dinle.
u (The) best helping hand is at the end of your sleeve. - Kadı kör, kaymakam kör, kendi işini kendin gör.
u Every cloud has a silver lining.
- Her işte bir hayır vardır.
u Great haste makes great waste.
- Acele işe şeytan karışır.
u He laughs best who laughs last.
- Son gülen iyi güler.
u It’s no use crying over spilt milk.
- Olmuşla ölmüşe çare yok.
u Speech is silver, silence is golden.
- Söz gümüşse sükut altındır.
u Strike while the iron is hot.
- Demir tavında dövülür.
u There’s no smoke without fire.
- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
u When the cat is away
the mice will play.
- Köpeksiz köyde çomaksız gezmek.

Dil öğrenmenin formülü nedir?

‘Öncelikle dilin kurallarını öğrenin’

n İrem Karakuş (Bursa Nilüfer şubesi öğrencisi): Üniversiteye başlayana kadar, İngilizcenin gerekli olmadığını düşünürdüm. Ancak üniversitede dil öğrenmenin, önümde birçok kapıyı açacağının farkına vardım. Yüksek lisans yapmaya karar verdikten sonra İngilizce eğitimi almaya başladım. Dilbilgisi kurallarını öğrendikten sonra kelime ezberledim, İngilizce kitaplar okudum ve sürekli öğrendiklerimi tekrar ettim. Dünyada en çok kullanılan ve kariyer basamaklarında anahtar olan İngilizcenin, en erken yaşlarda eğitimine başlanılması gerektiğini düşünüyorum.

‘Eğlenceli hale getiriyorum’

n Taha Yiğit Özcan (Bursa Nilüfer şubesi öğrencisi): Dil öğrenmek zor bir süreç. Beni en çok zorlayan farklı eğitim yöntemleriydi. Yabancı dil eğitiminde kişiye özel öğrenme şekillerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Kendim, bol bol tekrar edip, kelime ezberleyerek, arkadaşlarımla İngilizce konuşarak, yurtdışına çıkarak, film izleyerek ve yabancı müzik dinleyerek dilimi geliştirmeye çalışıyorum. İngilizce öğrenmeye çalışanlara öncelikle İngilizce konuşurken yanlış yapmaktan korkmamalarını öneriyorum. Anlamadıkları konuları öğretmenlerine sorsunlar, kendilerine en uygun yöntemi bulsunlar, İngilizce öğrenmeyi kendileri için eğlenceli hale getirsinler.

‘Günlük tutmak geliştiriyor’

n Melis Sönmez (Kadıköy şubesi öğrencisi): Yaklaşık 4 aydır İngilizce kursuna gidiyorum. Bu süreçte bol bol kelime ezberliyorum. Yabancı dil hayatımızın her anında olmalı ki dile adapte olabilelim. Dil öğrenirken önce kesinlikle o dilde düşünmek gerekiyor. Her gün mutlaka birkaç sayfa bile olsa hikaye okumak, televizyon izlemek faydalı oluyor. Günlük tutmak gramer yapılarının tekrarı için yararlı. Ben bütün yaptıklarımı gülüğümde İngilizce yazıyorum ve yazarken geliştiğimi görüyorum. Böylece öğrendiğim dilbilgisi kurallarını tekrar ediyorum. Çantanızda mutlaka yabancı dil kartlarınız olsun, o kartlara bakarak bilmediğiniz kelimeleri kolayca öğrenebilirsiniz.

‘Öğrendiklerinizi sürekli not edin’

n Betül Gündüz (Ankara Kızılay şubesi öğrencisi): Öğrenilenler tekrar edilip pekiştirilmediği sürece kalıcı olmaz. Yanlış-alakasız cümleler oluştursanız da konuşun, en azından derdinizi anlatın. Önce İngilizce altyazılı daha sonra altyazısız filmler, haberler, belgeseller izleyerek kelime haznenizi genişletin. Başta hiçbir şey anlamadığınızı düşünseniz bile yabancı müzik dinlemek bir süre sonra algınızı açacak ve bildiğiniz kelimeleri aralarından seçecek, sonra cümleleri anlamaya başlayacaksınız. Öğrendiğiniz kelimeleri kelime defteri yapıp oraya ‘cümle içinde kullanarak’ not edin. Instagram’dan yabancıları takip edip fotoğrafların altındaki yorumları okuyun. Aklınızdan çıkmasını istemediğiniz kelimeleri küçük kağıtlara diğer tarafında anlamı olacak şekilde yazarak, kelime kutusunun içine atın ve rastgele çekip okuyarak anlamlarını tahmin edin.

Her ay e-YDS var

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından geçen yıl yapılmaya başlanan Elektronik Yabancı Dil Sınavları (e-YDS), 2015 yılında da devam ediyor. ÖSYM, internet sitesinden bu yıl yapılacak e-YDS’lerin sınav ve başvuru tarihlerini açıkladı. Buna göre her ay bir e-YDS var. En yakın tarih, 22 Şubat 2015; sınav için başvurular 5-9 Şubat tarihleri arasında alınacak. Sınava girmek isteyen adayların öncelikle başvuru tarihleri arasında sınav ücretini ödemeleri gerekiyor. Sınav ücreti 130 TL.
e-YDS’lerde sınava alınacak aday sayısı ÖSYM Başkanlığı tarafından belirlenen kontenjanla sınırlı olduğundan sınav ücretini ilk ödeyen adaylar kontenjana dâhil edilecek. Kontenjan dolduğu anda adayların sınav ücretini yatırması sistem tarafından engellenecek, ödeme kabul edilmeyecek.
Sınavla ilgili ayrıntılı bilgi, ÖSYM’nin internet adresinde yayınlanan kılavuzda yer alıyor. Kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacak.