Geri Dön

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’

Gazi Mahallesi’ndeki kahvehanelere 25 yıl önce kimliği belirsiz kişilerce yapılan silahlı saldırıda bir kişinin yaşamını yitirmesiyle başlayan ve 4 gün süren olaylar sonucu 22 kişi hayatını kaybetti...

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’
MERT İNAN

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’

Türkiye, takvimler 13 Mart 1995 gününü gösterdiğinde Cumhuriyet tarihinin en korkulu günlerinden birini yaşadı. Bu tarihten bir gün önce 12 Mart 1995, saat 20.45 sularında kimliği belirlenemeyen kişiler, gasp ettikleri bir taksi ile Gazi Mahallesi’ndeki Öntaş, Yavuz ve Dostlar kahvehaneleri ile Sarıoğlu Pastanesi’ni silahla taradı. Saldırı sonucu 76 yaşındaki Alevi dedesi Halil Kaya öldürülürken, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Saldırganlar ise kaçırdıkları taksinin şoförünü de öldürerek kayıplara karışmıştı. Saldırının ardından sokağa dökülen mahalle halkı olup bitene isyan ediyordu. Gazi Mahallesi o geceyi uykusuz geçirdi. 13 Mart sabahı, olayları protesto etmek için Cemevi önünde toplanan yaklaşık 2 bin kişilik kalabalık karakola yürümek isteyince, polisler silah kullanmak zorunda kalmış, çıkan olaylarda 1 vatandaş daha hayatını kaybetmişti. Barikatlar oluşturulan mahallede olayların büyümesi üzerine, bölgeye özel timler sevk edildi. 13 Mart’taki çatışmalarda Gazi’de 15 kişi hayatını kaybetti.

Çatışmaların sona ermesi için Gazi sakinleri tarafından kurulan komitenin üyesi  Özlem Tunç, panzerin üzerine çıkıp konuşma yaptıktan sonra apar topar gözaltına alındı. Sonrasında işkenceye uğradığı ortaya çıkan Tunç, başına bir el ateş edildikten sonra iki polis tarafından sürüklenerek çöp konteynerinin yanına bırakıldığı görüntüler ekranlara yansıyordu.

Sokağa çıkma yasağı

14 Mart günü mahallede sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine rağmen çatışmalar devam etti. Bunun üzerine bölgeye askeri birlikler sevk edildi. Mahalleli tarafından kurulan komite, 4 maddeden oluşan isteklerini sıralıyor, cenazelerin teslim edilmesi, sokağa çıkma yasağının kaldırılması, gözaltına alınanların serbest bırakılması, asker ve polisin mahalleden çekilmesini talep ediyordu.

Olaylar 15 Mart’ta Ümraniye’ye sıçramış, burada da 5 kişi hayatını kaybetmişti. Ertesi gün, komitenin istekleri kabul edildi ve çatışmalar sona erdi. 4 gün süren olaylarda 22 kişi yaşamını yitirdi. Ölen 22 kişiden 7’sinin polis kurşunuyla öldüğü otopsi raporu sonucunda kesinleşti. Olayların ardından 20 polise dava açıldı.  2001 yılında karara bağlanan davada sadece iki polis ceza alsa da, Yargıtay polisler hakkında ‘haklarında adam öldürmeye dair net deliller bulunmadığından’ dolayı verilen hükmü bozdu. Bunun üzerine aileler ve avukatlar davadan çekildi. Tekrar görülmeye başlanan davada iki polis hakkında 4 yıl 32 ay hapis cezası verildi. Müdahil avukatların, dönemin yetkililerinin tanık olarak dinlenmesi talepleri ise reddedildi. Mağdur ailelerin AİHM’e yaptıkları başvuru kabul edilirken, Türkiye toplam 510 bin euro tazminat ödemeye mahkum edildi.

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’

‘Gladyo tarafından sahneye konuldu’

Gazi olaylarının 25. yılında Milliyet’e konuşan 24. dönem CHP Milletvekili Ali Özgündüz şunları söyledi: “Gazi olayları Türkiye’nin tarihinde tamamen provokatif bir olaydır. Ülkede mezhep çatışması yaratmak için, CİA ve Pentagon tarafından kasıtla planlanan olaylar, içerideki Gladyo elemanları tarafından sahneye konuldu. Geriye dönüp baktığımızda Türk, Kürt çatışması yanı sıra Alevi, Sünni çatışması da başlatılmak istendiğini anlıyorum. Kahvehaneleri tarayanlar bulunamadı. Yargılamalar, sokağa dökülen halkla karşı karşıya gelen bazı emniyet mensupları üzerinden yürüdü. CİA ve Pentagon yapımı olaylar üzerinden Alevi kesimi marjinalleştirip, PKK ile ittifak yapmaları düşünülüyordu. Ancak Aleviler, ABD’nin planına düşmediler. Devlet yaşananların ardından tehlikenin farkına vardı. Askerin araya girmesi önemliydi. Devlet aklı vatandaşı teskin etti.”

‘Sol örgütlere gözdağı’

Dönemin İstanbul Emniyet İstihbarat Müdürü Hanefi Avcı Susurluk kazasına dikkati çekerek şunları kaydetti: “Olayları Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım veya onun gibi birileri başlattı. Susurluk dosyasında adı geçen bazı kişilerin halkın üzerine ateş açtığı iddiaları vardı. O dönem bazı sol gruplar da Gazi Mahallesi’nde kimlik kontrolleri yapıyor, mahalleyi adeta kurtarılmış bölge ilan etmeye çalışıyordu. Sol örgütlere gözdağı vermek için Yeşil ve benzeri karanlık adamlar kahvehaneleri taramış olabilir. Susurluk Komisyonu’nda adı geçenlere dikkat edilmeli, ilişkileri sorgulamalı.”

Mavi Çarşı katliamı

Kadıköy Göztepe’deki Mavi Çarşı 13 Mart 1999’da PKK militanlarının saldırısına uğradı. Çarşının vitrin ve içine molotof kokteyli atılmasıyla başlayan yangın tüm katlara sıçramıştı. Yangın merdiveni bulunmayan çarşı alev topuna döndüğünde, insanlar panik halde 6 katlı binanın en üst katına yöneldiler. Üst kattaki 10 kişi yoğun duman nedeniyle zehirlenerek hayatını kaybetti. İtfaiye önce yangını söndürmeye çalıştı. Daha sonra Mavi Çarşı’nın çatısı ile yandaki binanın çatısı arasına uzatılan merdiven sayesinde birkaç kişi yan binaya ulaşarak kurtuldu. Katlarda bulunan iki kişi ise yanarak öldü. Yanarak yaşamını yitirenlerden biri tanınmayacak haldeydi. Yere atlayarak yangından kurtulmaya çalışan birkaç kişi de ağır yaralanmıştı.

Korkunç katliamın ardından açıklamalarda bulunan dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türk halkının yılgınlığa düşmeyeceğini belirterek “Çıkan yangında maalesef 13 vatandaş hayatını kaybetmiştir. Fevkalade üzgünüm. Vatandaşlarıma Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine, milletimize başsağlığı diliyorum” dedi.

Yangın merdiveni yoktu

TBMM Başkanı Hikmet Çetin, vatandaşları acı içinde bırakan bu tür olayları yapanları, destekleyenleri TBMM adına şiddet ve nefretle kınadığını belirtiyor, Başbakan Bülent Ecevit ise, yaklaşan seçim öncesinde milletin paniğe sürüklemek istendiğini savunuyordu. 

Yaşanan olay toplumu derinden sarsarken kamuoyu terör saldırısı kadar kundaklanan Mavi Çarşı’da yangın merdiveninin olmayışını da sorguladı. Dönemin Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, 10 kattan az işyerlerinde yangın merdiveni zorunluluğunun bulunmadığını söylerken, İtfaiye Daire Başkanı Sabri Yalın bunun doğru olmadığını açıkladı. “Bu binaya kim ruhsat verdiyse elleri kırılsın” diyen Yalın, binada yangın dedektörü ve yangın merdiveni olmadığını da belirtmişti.

Olaya ilişkin görülen davada saldırıyı düzenlediği, 13 kişinin ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına yol açtığı gerekçesiyle Azime Işık’a müebbet hapis ezası verildi.

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’

Erzincan’da deprem acısı

Erzincan 26 Aralık 1939’daki 33 bin kişinin ölümüne yol açan 7.2’lik büyük depremin ardından 13 Mart 1992’de meydana gelen 6.8’lik deprem felaketiyle sarsıldı. Saat 19.08’de meydana gelen depremde 653 kişi yaşamını yitirdi, 8 bin 57 bina hasar gördü. Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bulunan Erzincan, bu depremle beraber tarihindeki altıncı büyük depremi yaşamıştı. Depremin büyüklüğü 6.8 olmasına karşın, şiddeti 8 olarak ölçüldü. Ana depremin ardından 15 saniye sonra ikinci ve 28 saniye sonra üçüncü sarsıntı meydana gelmişti. Zeminin alüvyal yapıda olması, yeraltı su seviyesinin yüksek olması, bina yapımı için uygun zemin çalışmalarının yapılmaması ve ardışık 3 sarsıntı yaşanması depremin şiddetini artırdı. 13 Mart tarihinde meydana gelen deprem Erzincan’da can kaybına ve maddi hasara, Erzurum ve Bingöl’de ise maddi hasara sebep oldu. Kamu binalarının da hasar görmesi yardım çalışmalarını yavaşlattı. Yapıların birçoğunun 1939 Erzincan Depremi sonrası 1940’ta çıkarılan deprem yönetmeliğine uygun yapılmadığı anlaşıldı. Türkiye’de felaketzedeler için birçok yardım kampanyası düzenlendi.

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’

HADEP kapatıldı

Anayasa Mahkemesi, devletin bölünmez bütünlüğüne karşı eylemlerde odak olduğu gerekçesiyle 13 Mart 2003’de HADEP’in kapatılmasına karar verdi. Kapatma kararında, partinin PKK terör örgütüne yardım ve destek sağladığı vurgulanıyordu. Kararla birlikte partinin kapatılmasına neden olan kurucuları dahil 46 kişinin gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayınlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olması yasaklandı.

Gazi Mahallesi’nde ‘Karanlık eller’

 

 

'Kilit kavşak' yine kilit! Yoğunluk böyle görüntülendiUlaşımda 43 ilin bağlantı noktasındaki Kırıkkale’de yer alan kilit kavşakta, yaşanan trafik yoğunluğunda araçlar tampon tampona ilerledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber