Geri Dön
Gündemİlişkilerin gelişmesi için şartlar oluştu

İlişkilerin gelişmesi için şartlar oluştu

Yeni süreci Milliyet'e yorumlayan uzmanlar, ilişkilerin gelişmesi için şartların oluştuğunu, İsrail Cumhurbaşkanı Hertzog’un Türkiye ziyaretinin normalleşmede ilk adım olacağını, ilişkilerin büyükelçi seviyesine çıkabileceğini söyledi...

İlişkilerin gelişmesi için şartlar oluştu

HANDE ATILGAN Ankara ABD'nin desteğini çekmesiyle çıkmaza girdiği belirtilen Doğu Akdeniz Doğalgaz Boru Hattı Projesi (East-Med), gözleri yeniden Türkiye-İsrail ilişkisine çevirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, son ayda yapılan görüşmelerin ardından İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Herzog’un Türkiye’yi ziyaret edebileceğini açıklaması hemen ardından da 13 yıl sonra iki ülke Dışişleri Bakanları'nın telefonda görüşmesi, Ermenistan ile olduğu gibi İsrail ile de normalleşme sürecinin ivme kazanacağı yorumlarına neden oldu. Milliyet sıcak süreci uzmanlarına sordu.

'TEMKİNLİ YAKLAŞIYORLAR'

Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Çınkara, önümüzdeki süreci değerlendirirken, "ABD'nin bölgeye ilgisinin nazaran azalması, bölge ülkelerinden benzer çıkar veya korku kümesinde ortaklaşanları bloklaşmaya itiyor" dedi. İsrail'in Arap ve Müslüman ülkelerle Abraham Anlaşmaları doğrultusunda ilerlettiği ilişkisine işaret eden Çınkara, "İsrail tarafından gelen ilk sinyallere bakıldığında oldukça temkinli yaklaştıkları anlaşılıyor. Abraham Anlaşmaları İsrail için önemli, fakat neticede Türkiye gibi büyük bir ülkenin dahli olmaması anlaşmanın stratejik ağırlığını azaltıyor" diye konuştu. İsrail-Filistin geriliminin bu ilerlemeleri her an akamete uğratabileceğini hatırlatan Çınkara, şöyle devam etti: "Doğu Akdeniz'de şu an denge Türkiye lehine değişiyor. Mısır ve İsrail, Türkiye tezlerine ılımlı yaklaşıyor. ABD ise East-Med Projesi'ni maliyetli bularak geri çekiliyor. Bu noktada Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştikçe Doğu Akdeniz'de olası edinimleri artacaktır."

İlişkilerin gelişmesi için şartlar oluştu

‘FARKLI BİR HÜKÜMET VAR’

Türkiye'nin Tel Aviv eski Büyükelçisi Oğuz Çelikkol da, Hertzog'un Filistin sorununun çözümüne ilişkin iki devletli çözüme tüm siyasi hayatı boyunca destek verdiğinin altını çizerek, "İsrail'de şu an farklı bir hükümet var. Filistin sorununa farklı yaklaşan partilerden oluşan bir koalisyon. İlişkilerin gelişmesi için şartların oluştuğunu söylemek, İsrail ile görüşen Türkiye'nin Filistinliler'e daha fazla katkı sağlayacağını düşünmek mümkün" dedi. Çelikkol, diplomatik ilişkilerinin tekrar büyükelçi seviyesine çıkarılabileceğine işaret etti. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle yürüttüğü görüşmelerin Yunanistan'ın "genişlemeci politikalarına" karşı önemli bir adım olduğunu da vurgulayan Çelikkol, “İsrail ve diğer Körfez ülkeleriyle ekonomik ilişkilerde büyük aksamalar yaşanmamıştı. Mısır ve İsrail gibi ülkeler çıkardıkları doğalgazı satmak istiyorlarsa bunun tek geçer yolu Türkiye üzerinden diğer gaz projelerine bağlamak ya da Türkiye'ye satmak şekilde gelişeceğini düşünmek mümkün" dedi.

'İRAN FAKTÖRÜ DA ETKİLEDİ'

Ortadoğu uzmanı Haydar Oruç ise normalleşme için iki ülkenin de pek çok motivasyonu olduğuna dikkati çekti. Oruç, ilişkilerin 1990'lı yıllardaki gibi yoğun askeri ve istihbari seviyeye dönmesinin zor olacağını, normalleşmenin ekonomik eksende ilerleyebileceğini söyledi. Oruç, "Hertzog'un ziyareti yaşanabilecek normalleşme süreci için başlangıç noktası olacak. İsrail için en önemli konu Türkiye'nin Hamas'a verdiği destek. İsrail nasıl PYD'yi terör örgütü olarak görmüyorsa, Türkiye'nin Hamas'a yaklaşımını reddetmesi rasyonel değil" dedi. Oruç, "Görüşmelerin Filistin'e de katkısı olması gerekir. Sadece iki ülkenin çıkarına dönük anlaşmanın ileriye dönük ve sağlıklı olacağını düşünmek mümkün değil. Hamas'ın normalleşmeye olumsuz yaklaşacağını düşünmüyorum" diye konuştu. İran ile Batı'lı ülkeler arasında nükleer anlaşmanın devamına yönelik Viyana Görüşmeleri'nin devam ettiğini belirten Oruç, "İsrail bunu varoluşsal tehdit görüyor. Bu anlaşmayla İran'ın bölgedeki etkinliğini ne kadar artırdığını ve Türkiye'nin de bundan rahatsız olduğunu unutmayalım. Türkiye-İsrail nükleer anlaşma konusunda da aynı noktaya varacaktır" ifadelerini kullandı.

İLİŞKİLER 2018'DE KOPTU

Türkiye'nin 1950'de ilk kez diplomatik temsilcilik açtığı İsrail ile ilişkiler 2010 Mavi Marmara saldırısıyla gerildi. Tel Aviv Büyükelçisi Merkez'e çağrılarak ilişkiler 2. katip düzeyine çekildi. 2016'da normalleşmeye yönelik mutabakat çerçevesinde eski haline dönen ilişkiler, 2018'de İsrail'in, "Büyük Dönüş Yürüyüşü" gösterine müdahalesi sonucu çok sayıda Filistinlinin yaşamını yitirmesi ile bir kez daha koptu. Tel Aviv Büyükelçisi'nin merkeze çağrılırken, 4 yıldır iki ülke ilişkileri Geçici Maslahatgüzarlar düzeyinde yürütülüyor.

İLK TEMAS DIŞİŞLERİ'NDEN

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Herzog ile görüşmesi ve "ziyaret olabilir" açıklamasının ardından ilk temas Dışişleri Bakanları düzeyinde gerçekleşti. Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, mevkidaşı Yair Lapid ile telefonda görüştü. Bakanlıktan yapılan açıklamada, görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verilmedi.