Geri Dön

Kafa karışıklığı ve bilgi eksikliği

IPSOS Milliyet okurları için derledi

Kafa karışıklığı ve bilgi eksikliği

2 kişiden 1’i virüsün insan yapısı olduğunu düşünüyor

Covid-19 salgının çıkış noktasına, virüsten korunma biçimlerine, tedavi yöntemlerine dair farklı iddialar ile karşı karşıyayız. İnsanlığın bilgisi henüz doğru yanıtları kesin şekilde sunabilecek seviyede değil, bilimsel otoriteler de süreç içinde söylem değiştirebiliyor. Bugün doğru olarak kabul ettiğimiz bazı bilgilerin bir süre sonra yanlış olduğu gerçeği ile yüzleşebiliriz.

Tevatür veya değil, bugün için eldeki verilerin toplumda nasıl algılandığı ise ayrıca incelenmesi gereken bir konu. Görünen o ki, virüsün ağız-burun yolu ile bulaşması haricinde pek çok konuda toplumda bir fikir birliği yok. Gerçek bilgiye sahip olamadıkça komplo teorileri zemin buluyor. Her iki kişiden biri virüsün insan yapısı olduğunu düşünüyor. Her dört kişiden biri cerrahi maskelerin karbondioksit zehirlenmesine yol açabileceğine inanıyor. Toplumun hemen hemen %40’ı salgının 5G şebekesi nedeni ile ortaya çıkmış olması iddiası konusunda fikir belirtemiyor. Ve yine %40’a yakın bir kesim aşı bulunsa bile ya yaptırmayacak ya da kararsız.

Özetle ciddi bir kafa karışıklığı, bilgi eksikliği söz konusu. Salgın ile mücadeleye toplumsal bilinçlendirme boyutunu da ekleme ihtiyacımız var.

KORONAVİRÜSÜN YAYILMASINA İLİŞKİN KOMPLO TEORİLERİNE İNANIYOR MUYUZ?

Salgınla mücadelede alınan bireysel ve kamusal tedbirler, salgının ne zaman biteceğine dair tahminler toplumda sıkça konuşuluyor. Gündemdeki diğer popüler bir konu ise salgının nasıl dünyaya yayıldığı. Bu konuda çeşitli komplo teorileri dile getiriliyor. Biz de bu dönem çalışmamızda virüsün yayılmasına dair iki temel görüşü vatandaşlara sorduk. Koronavirüsün laboratuvar ortamında insanlar tarafından yayıldığını düşünenlerin oranı (%48) vahşi hayvan pazarından yayıldığını düşünenlerden (%33) daha yüksek. 26-55 yaş grubunun bu komplo teorisini daha fazla desteklediğini görüyoruz. İlginç bir şekilde üniversite mezunları da bu teoriyi toplumun diğer kesimlerine kıyasla daha fazla sahipleniyor.

Kafa karışıklığı ve bilgi eksikliği

VİRÜS HAKKINDA GERÇEKLER VE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüsle ilgili paylaştığı gerçekleri ve doğru bilinen yanlışlar listesini genel kamuoyuna sorduk. “Virüs ağız, burun ve göz yoluyla vücuda girer ve bulaşır” teorisi bugün tüm sağlık kuruluşları tarafından kabul ediliyor. İyi haber, Türkiye kamuoyunun bu konudaki bilgisi yüksek. %90’ı bu ifadenin doğru olduğunu söylüyor. “Koronavirüs, koronavirüsün bulunduğu diğer ülkelerden gönderilen kutular ve paketlerle yayılabilir” iddiası DSÖ tarafından düşük olasılıklı görülüyor ancak Türkiye’de vatandaşların %56’sı bunun doğru olduğu görüşünde. Bu noktada toplumun çoğunluğunun Çin’den gelen ürünleri satın alma konusunda çekincesi olduğunu hatırlatmakta fayda var. DSÖ virüsün plastik yüzeylerde üç güne kadar yaşayabileceğini belirtiyor Genel kamuoyunun %56’sı ise bu görüşün doğru olduğunu belirtiyor. Buna paralel olarak bireysel olarak aldığımız tedbirler arasında satın alınan ürünleri dezenfekte etme eğiliminin yüksek olduğunu görüyoruz. Türkiye’de genel kamoyu, koronavirüsün çocuklara da bulaşabileceğinin farkında. Sokağa çıkma yasaklarının toplumun geneline veya sadece yaşlılara uygulanmayıp 20 yaş altındaki bireyleri de kapsaması ve Sağlık Bakanı’nın bu konudaki hatırlatmaları bu konudaki farkındalığı arttırmış olabilir. Ülkemizde vatandaşların yarısı “evcil hayvanlar, koronavirüsü insanlara bulaştırabilir” ifadesiyle aynı fikirde değil. Öte yandan, Türkiye’de bireylerin üçte biri bu konuda bir fikir beyan edemiyor. Sadece evcil hayvanların değil kedi ve köpek gibi sokak hayvanların da sayıca çok olduğu ülkemizde bu konuda daha net bir bilgiye ihtiyaç var gibi gözüküyor.

Kafa karışıklığı ve bilgi eksikliği

Sağlık kuruluşları cerrahi maskelerin karbondioksit zehirlenmesine veya oksijen eksikliğine yol açabilir iddiasının doğru olmadığını söylüyor ancak toplumda bu konuda farklı görüşler hakim. Bireylerin %24’ü bunun doğru olduğunu düşünürken, %38 yanlış olduğu görüşünde. Bu konuda bir fikir beyan edemeyen %38’lik de bir kesim var.

Özellikle salgının ilk dönemlerinde sıkça duyduğumuz teorilerden birisi “nefesinizi öksürmeden veya rahatsızlık hissetmeden 10 saniye veya daha uzun süre tutabilmek, koronavirüs hastalığınız olmadığı anlamına gelir” iddiası Dünya Sağlık Örgütü’nün doğru bilinen yanlışlar listesinde yer alıyor. Türkiye toplumunun %16’sının bu teoriye inandığını görüyoruz.

Özellikle televizyon ekranlarında sıkça tartışılan konulardan birisi de yediğimiz besinlerin virüsü önleme konusundaki etkisi. Sarımsak özelinde de bu tartışmaları sıkça duyduk. DSÖ sağlıklı beslenmenin önemini vurgulasa da sarımsak yemenin virüsü önlemede bir etkisi olmadığını belirtiyor. Bu teorinin yanlış olduğunu ancak toplumun yarısından duyuyoruz. %13 sarımsak yemenin gücüne inanırken, %33 bu konuda net bir cevap veremiyor.

Kafa karışıklığı ve bilgi eksikliği

Virüsten bu kadar endişe ediyoruz, peki aşı bulunsa yaptırır mıyız?

Dünyada koronavirüs aşıyla ilgili çalışmalar yoğun bir şekilde devam ederken, vatandaşlara farklı ülkelerde COVİD19 için aşı bulunması durumunda aşı yaptırma eğiliminlerini sorduk. Tüm ülkeler arasında en çok ülkemizde aşı bulunması vatandaşlara güven veriyor. %58’imiz Türkiye’de aşı bulunsa yaptıracağını söylüyor. Türkiye’yi %21 ile Avrupa takip ediyor. Diğer ülkeler/bölgelerin bu konuda topluma güven vermediğini söyleyebiliriz. Toplumun üçte biri bugün virus için aşı yaptırma konusunda kararsız hissediyor. Aşıyı tümüyle reddedenler ise oldukça azınlıkta. %7 hiçbir şekilde aşı yaptırmayacağını söylüyor.

Kafa karışıklığı ve bilgi eksikliği

 

 

 

 

 

 

 

Ordu'da dehşet! Tartıştığı sevgilisini ve kendini yaktıOrdu'nun Fatsa ilçesinde bir kişi, hem tartıştığı birlikte yaşadığı kadını hem de kendini yaktı. Hastaneye kaldırılan kadın hayatını kaybetti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber