Geri Dön
GündemKanser hastalarının tedavisinde maliyet görünenden yüksek! 'Hasta cebinden harcıyor’

Kanser hastalarının tedavisinde maliyet görünenden yüksek! 'Hasta cebinden harcıyor’

TEPAV, kanser tedavilerinin maliyetinin vatandaşa ilaç tedavilerinden daha fazlaya mal olduğunu, hastanın cebinden para harcadığını belirterek, yenilikçi tedaviye erişimin zor olduğunu bildirdi.

Kanser hastalarının tedavisinde maliyet görünenden yüksek! 'Hasta cebinden harcıyor’

Hande Atılgan - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre; Türkiye'de 2020 yılında ilk defa teşhisi yapılmış yeni kanser vaka sayısı 234 bin ve kansere bağlı yaşam kaybı sayısı 126 bin olarak gerçekleşti. DSÖ, 2040'a kadar ülkedeki toplam kanser vaka sayısının yüzde 70 artışla 393 bine ulaşmasını bekliyor. Sağlık Bakanlığı'nın kasım ayı verilerine göre ise kanserde erken teşhis için yürütülen ücretsiz taramalar 331 merkezle devam ediyor. Bu merkezlerde yılda ortalama 7 milyon vatandaş sık görülen meme, serviks (rahim ağzı) ve kolorektal (kalın bağırsak) kanser türlerine karşı taranıyor. Uzmanlar ise pandemi döneminde kanser taramalarının ihmal edildiği ya da ertelendiği noktasında ortaklaşıyor.

PANDEMİ ZORLADI

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Sağlık Ekonomisi Çalışma Grubu'nun hazırladığı "Türkiye'de Kovid-19 pandemisinin kanser tedavisi üzerindeki etkisi ve yenilikçi tedavilerin geleceği" başlıklı rapor hazırladıb Raporda, pandemide kanserle mücadelede tarama ve erken tanı sayılarında düşüş gözlendiği, hastaların radyoterapi hizmetlerinde aksaklıklar yaşandığı vurgulandı. Aksaklıklar sebebiyle mevcut tedavi yöntemlerine ek olarak immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve bireyselleştirilmiş tedaviler gibi "yenilikçi tedavi yöntemleri"ne duyulan ihtiyaca işaret edilen çalışmada, bu "yenilikçi" yöntemlere erişime ilişkin eksiklikler, şöyle ifade edildi:

"Yenilikçi tedavi yöntemlerine erişim özellikle yarattığı ekonomik maliyet nedeniyle zorlaşmaktadır. Bu tedavilere sınırlandırılmış ulaşım, hem Türk Eczacılar Birliği aracılığı ile çok daha yüksek ücretle ilaç getirtilmesi durumunu doğurmuş hem de ruhsatlanmasına rağmen geri ödemeye alınmamış ilaçlar için açılan davalar ülkemiz sağlık sisteminin yanı sıra hukuk sistemi üzerine de yük getirmiş, ayrıca hasta cebinden ek harcamalara da neden olmuştur. Yenilikçi tedavilerin daha erişilebilir hâle gelmesi için öncelikle kanser tedavi maliyetlerinin sadece ilaca ödenen para olarak görülmemesi, dolaylı maliyetler ve ilaca erişim zorluklarının doğurduğu karmaşık ve pahalı süreçlerin de dikkate alınması gerekir. Klinik araştırmaların da bu alanda önemli bir fırsat yarattığı gözden kaçırılmamalı, hem firmalar hem de bireyler özelinde değerlendirilmeli ve gerekli yasal düzenlemeler için tartışma ortamı oluşturulmalıdır."

 

ÜÇ ÇEŞİT TEDAVİ

Çalışmada, yenilikçi tedavilerin "randevu, muayene, tetkik ve değerlendirme yöntemlerindeki değişiklikler, hastaların hastanede kalış süresini minimumda tutmak için daha kısa tedavilerin uygulanması, adjuvan (lokal tedaviler sonrası kanserin tekrar nüksetme riskini azaltmak için uygulanan tedavi) tedavilerin ertelenmesi, tedavi programlarının arasının açılması, takip polikliniğinin durdurulması, cerrahi girişimlerin ertelenmesi, muayene ve tedavi süreçleri öncesinde PCR testi zorunluluğu getirilmesi" gibi nedenlerle daha da önemli olduğu vurgulandı. Her geçen gün daha fazla ilgi çeken bu yöntemler şöyle açıklandı:

"İmmünoterapi, tümöre karşı bağışıklığı güçlendirerek insan immün sisteminin tümörü geriletmesini sağlayan tedavilerdir.

Hedefe yönelik tedaviler, kanser hücresinde ve biyolojisinde kritik rol oynayan moleküllerin hedeflenerek kanserin geriletilmesi temeline dayanan tedavilerdir.

Bireyselleştirilmiş tedaviler, ileri ve kapsamlı moleküler tanı yöntemleri ile başta immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler olmak üzere kanser tedavi seçeneklerinin adeta hastaya ve hastanın tümörüne özgü bir strateji ile uygulanması yaklaşımıdır."

TÜRKİYE 50’NCİ SIRADA

TEPAV raporunda, pandemi döneminin henüz başındayken hipertansiyon tedavisinde yüzde 53, diyabet ve diyabetle ilişkili komplikasyonların tedavisinde yüzde 49 ve kanser tedavisinde ise yüzde 42 aksaklıklar yaşandığı, klinik çalışmalara hasta alımının nörolojide yüzde 68, endokrin hastalıklarında yüzde 80 ve onkolojide yüzde 48 düşüş gösterdiği ifade edildi. DSÖ’nün verilerine göre; yeni kanser vaka sayıları 2018’de 18 milyonken 2020’de 19.3 milyona, kansere bağlı ölüm sayısı ise 2018’de 9.6 milyonken 2020’de 10 milyona çıktı. Gelecek 20 yıl içerisinde kanser vakalarının yüzde 50 artışla 29 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Mevcut vakaların 9.5 milyonu Asya’da yer alırken, Türkiye nüfusa oranlandığında 185 ülke arasında 50. sırada yer alıyor.