Geri Dön
GündemKarlı kış günlerinin kabusu! Korunmanın iki yolu var

Karlı kış günlerinin kabusu! Korunmanın iki yolu var

'Kış günlerinin korkulu rüyası' olarak adlandırılan 'karakoncolos' efsanesi yüzyıllardır aramızda dolaşıyor! Özellikle karlı ve soğuk günlerde ortaya çıktığına inanılan bu mitolojik varlığın hikâyesi, Orta Asya'dan Anadolu'ya hatta Balkanlar'a kadar uzanıyor. İnanışa göre, bu korkutucu varlıktan korunmanın ise sadece iki yolu var!

Betül Yasemin Keskin / Milliyet.com.tr -  Zemherinin ilk on gününde sokaklarda dolaşıp insanlara, "Nereden geliyorsun? Adın ne?" gibi sorular sorduğuna inanılan mitolojik bir yaratık olan karakoncolos Türk, Bulgar ve Anadolu halk kültürlerinde 'kış cini' olarak tanımlanıyor. Fırtına takviminde de 14 Ocak için, 'Karakoncolos (kış cini) fırtınası' kaydı yer alıyor.

Yunanca 'kalikantsaros' kelimesinden geldiği düşünülen karakoncolos, çocukları korkutmak için icat edilmiş hayali yaratık, cadı, vampir ve çok çirkin, sevimsiz kimse anlamlarına da geliyor.

Karlı kış günlerinin kabusu Korunmanın iki yolu var


Karakoncolos ve Türk mitolojisinde yer alan Kış-Han ilişkisini, başlarda Cadılar Bayramı'nı andıran ancak bundan çok daha fazlası olan Karakoncolos Bayramı'nı TÜRKSOY Sibirya Uzmanı Dr. Timur B. Davletov anlattı.

EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ'NE DAYANIYOR

Kış aylarında ortaya çıkan ve çok eski bir inanış olan karakoncolos efsanesi nedir? Dr. Timur B. Davletov, "Karakoncolos adında efsanevi bir kahramanın varlığı biliniyor. Bu kült ile ilgili çeşitli tasvirler var. Çok eski zamanlara kadar giden Türkçe'de karakoncolos olarak bilinen bu kült özellikle Karadeniz ve Anadolu olmak üzere Bulgaristan, Yunanistan hatta Sırbistan’a kadar Balkanlar'da da bilinen bir varlık" dedi.

Yunanistan'da da bu varlığa dair inanışlalar karşılaşıldığını ve Yunanca adının Kalikantsaros / Kalikancaros / Kalikancari olarak bilindiğini söyleyen Davletov, "Karakancolos, Türkçe üzerinden Slav dillerine de aktarıldı" dedi. Bu aktarımın yüksek ihtimalle Osmanlı dönemine dayandığını ileten Davletov, karakoncolos ile ilgili en eski kayıtların Dr. Öğr. Üyesi Şehnaz Şişmanoğlu Şimşek’e göre Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi'ne dayandığını vurguladı. 

'ARNAVUTLUK VE MAKEDONYA’DA DA KUTLANIYOR'

Karakoncolos kültü hem Anadolu’da hem Balkanlar’da yaygın olan ve genelde kışın ortaya çıkan bir mit olma özelliğini koruyor. Dr. Timur B. Davletov, "Karakoncolos motifleri Osmanlı'dan hareketle başka ülkelere de yayıldı. Karakoncolos Bayramı Arnavutlar’da da var ve Osmanlı'dan etkilenmişlerdir. Arnavutların söylencelerinde karakoncolos gibi yaratıkların, kara iyelerin veya cinlerin kışın en karanlık döneminde ortaya çıktığı inanışı var. İlginçtir ki adı değişmiş olsa da bu bayram Makedonya toplumunda da geleneksel olarak kutlanıyor. İnsanlar üstlerini değiştirerek kapı kapı dolaşarak evdekileri korkuturlar. Bu topraklarda da bu varlıktan kaçınma ve tedbir alma görülüyor" diye konuştu.

Karlı kış günlerinin kabusu Korunmanın iki yolu var

'DAHA ÇOK KIŞ GÜNLERİNDE ORTAYA ÇIKAR'

Karlı günler kapımızdayken amacımız sizi korkutmak değil ama bu varlığa 'karakoncolos' yani 'Kış Cini' denmesinin bir sebebi var! Karakoncolos'un ortaya çıktığı günlerin genelde 24 Aralık - 7 Ocak tarihlerinde olduğunu söyleyen Timur B. Davletov, "Her ne kadar bazı rivayetlerde hatta Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde sadece kışın değil, başka tarihlerde karakoncolos'un görülebileceği söylense de çoğunlukla kış aylarında ortaya çıkar" detayını paylaştı.

'NARDUGAN BAYRAMI'YLA ARASINDA BENZERLİK VAR'

Anadolu'da ve yakın coğrafyada birbirinden beslenen tüm mitolojilerde benzer uygulamalar mevcut. Karakoncolos'un anlaşılması için diğer kültlere de vurgu yapan Davletov, "Rusya’da etnik Ruslar tarafından kutlanan 'Svyatki' olarak bilinen bir bayram var ve bu da aslında tek tanrılı inanç sistemlerinden önceki pagan ya da çok tanrıcı dönemden gelen bir inanış" dedi. Davletov, Müslüman'ken Hristiyanlık'a geçen, 'Kereşen (Kreşin)' olarak bilinen Kazan-Tatar Türkleri'nin Hristiyanlıkla çok fazla temas ettiğini ve bu temastan Nardugan Bayramı'nın doğduğunu söyledi.

Orta Asya ve Sibirya’da çok fazla bilinmeyen ancak Doğu Avrupa topraklarında yaşayan ve Ruslarla temasları en eski tarihlere dayanan Çuvaş Türkleri ve Tatar Türkleri'nin Nardugan Bayramı'nı kutladığını ileten Timur B. Davletov, "Anadolu’da kutlanan Karakoncolos Bayramı ile Hristiyanlık'tan etkilenmiş Doğu Avrupa topraklarında yaşayan Türklerin kutladığı Nardugan Bayramı arasında bir benzerlik var" yorumunda bulundu.

'TARAKLAR ORTALIKTA BIRAKILMAZ'

İnanışa göre, karakoncolos ile karşılaşma ihtimaline karşı alınması gereken önlemler de bir hayli ilginç! Dr. Timur B. Davletov, kara kış döneminde insanların ev içinde taraklarını ortada, başı boş bir yerde bırakmamaya çalıştıklarını aksi takdirde tarakla saldırıya uğramaktan korktuklarını söyledi. Bir de karakoncolosun sorduğu sorulara doğru cevap vermek çok önemli. İnanışa göre burada püf nokta, her cevabın başına 'kara' kelimesini getirmek. Tüm bunların yanında Anadolu'da karakoncolosun gazabından korunmanın yolları arasında kapılarının önüne muhlama, karalahana dolması, mısır gibi yiyecekler bırakmak da var!

Karlı kış günlerinin kabusu Korunmanın iki yolu var

KARAKONCOLOS VE KIŞ TANRISI ARASINDA BAĞLANTI VAR MI?

Peki Türk mitolojisinde yer alan Kış Tanrısı ile karakoncolos arasında bir bağlantı olup olmadığını söylemek mümkün mü? Davletov, "Kış Tanrısı, Sibirya dahil olmak üzere birçok bölgede çok fazla korunabilmiş değil. Son dönemlerde tartışılan 'Ayaz Ata', 'Soğuk Dede', 'Ayaz Dede' gibi kavramlar daha çok Hristiyan olan, tek tanrıya inanan Ruslarla temasa geçildikten sonra ortaya çıkan kavramlardır. Dolayısıyla eski Türklerde en azından eski mitolojik efsaneler anlatılırken Kış Tanrısı'ndan bahsediliyor" ifadelerini kullandı. Davletov, eski Türkler dönemindeki Kış Tanrısı'ndan yola çıkarak günümüze geldiğimizde Anadolu’dan Balkanlar'a kadar etkili olmuş karakoncolos ile bağlantısının olup olmadığını söylemenin de oldukça zor olduğunu belirtti. 

Kavramlarda farklılaşmalar olduğunu ancak bazen bazı kavramların da asırlarca korunabildiğini söyleyen Dr. Timur B. Davletov, bu konuya turna kuşu örneğiyle açıklık getirdi. Yapılan çalışmalara göre Hakas topraklarından 8 bin kilometre güneybatıda bulunmasına rağmen Anadolu'da 'turna' olarak ifade edilen kuşun, Sibirya'da da da aynı adla çağrıldığı görülüyor. Bu örnekten yola çıkarak 'turna' sözcüğünün çok eski dönemlerde ortaya çıktığını ve ortak bir kavram olarak korunduğunu söylemek mümkün. Davletov, "Ancak aynı şeyi Kış Tanrısı Ayaz Ata için söyleyemiyoruz çünkü bir bölgede 'Ayaz Dede' deniyor, bir başka bölgede 'Ayaz Ata' deniyor. Bu gerçekten yola çıkarak Anadolu'da 'Ayaz Ata' kavramı nasıl korunamadıysa karakoncolos sözcüğü de yalnızca bu coğrafyanın yerli inanışı olabilir" bilgisini verdi.

Karlı kış günlerinin kabusu Korunmanın iki yolu var

TÜRK DÜNYASINDA DA BİLİNEN VE KUTLANAN BİR BAYRAM AMA...

"Anadolu'da ve Balkanlar'da yaygın olan bu karakoncolos kültüyle ilgili şunları ifade edebiliriz" diyen Dr. Timur B. Davletov, sözlerini şöyle noktaladı: "Karakoncolos'un her kadar Orta Asya ve özellikle Sibirya ile arasındaki bağlantıyı bilimsel olarak kurmamız çok zor olsa da, böyle bir inanış, gelenek ve kutlama kültürü Türk dünyası kültürünün içerisinde yer alıyor. Karakoncolos kültü Türkler’de ve bundan ötürü de Türk dünyasında bilinen, kutlanan bir bayramdır. Ancak tüm Türk dünyasında yaygın olan bir bayram değildir."