Geri Dön
GündemKurtuluş Savaşı’nı öngörüp silah gömdü

Kurtuluş Savaşı’nı öngörüp silah gömdü

“Sarıkamış’taki başarısızlık dedeme değil 3 paşaya ait” diyen Mayatepek’in kitabında daha önce hiç yayımlanmamış fotoğraf ve belgelere yer veriliyor

Kurtuluş Savaşı’nı öngörüp silah gömdü

Enver Paşa’nın torunu Osman Mayatepek, yakında yayımlanacak kitabında Kurtuluş Savaşı’nda kullanılan silahları dedesinin gömdürdüğünü ve silahların yerlerini Atatürk’e bildirdiğini savunuyor.
Birinci Dünya Savaşı’na ilişkin tarihi tartışmaların odağındaki en önemli isimlerin başında Enver Paşa geliyor. Dönemin Harbiye Nazırı, Başkumandan Vekili olan Enver Paşa, Osmanlı Devleti’ni savaşa sokmak, Almanlarla ittifak kurmak ve Sarıkamış’ta binlerce askerin şehit olmasından sorumlu tutuluyor. Enver Paşa’nın torunu Osman Mayatepek ise savaşın 100. yılında bugüne kadar bilinmeyen belge, anı ve fotoğrafların yer aldığı “Dedem Enver Paşa” başlıklı bir çalışmaya imza attı. 10 Şubat’ta yayımlanacak çalışmanın içeriğini Milliyet’le paylaşan Mayatepek; “Eski ezberleri değiştireceğim. Birinci Dünya Savaşı’na kazanmak ümidinden ziyade, ne kurtarırsak kardır düşüncesiyle girdik. Enver Paşa, 1.Dünya Savaşı’nın ardından Kurtuluş Savaşı’nı öngörerek 1 milyon Türk askeri için Anadolu’nun çeşitli yerlerine; 800 bin tüfek, 4 bin makineli tüfek, 1000 den fazla top gömdürdü ve bunların yerlerini Mustafa Kemal Paşa’ya bildirdi. Kurtuluş Savaşı, birçok yazarın itham ettiği Enver Paşa‘nın depolattığı bu silahlarla yapıldı. Enver Paşa, başkomutan olduktan sonra Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, Rauf Orbay gibi isimlerin önünü açan kişidir. Dedemin Çanakkale Savaşı’nda başkomutan olduğu kimse tarafından anlatılmıyor” ifadelerini kullandı.

‘90 bin şehit yalan’

Mayatepek, bilinmeyen Enver Paşa’yla ilgili şunları anlatıyor: “Sarıkamış’ta 90 bin askerimizin donarak şehit olduğu büyük bir yalan. Rus arşivleri, Türkler’in kayıplarını 25 bin kişi olarak veriyor. Zaten 90 bin askerin şehit olmasına matematiksel olarak imkan yok. Sarıkamış’a katılan 3.Ordu, 118 bin askerden oluşurken, mevcudun sadece 75 bini muharip sınıftan oluşuyordu. 75 bin muharip gücü olan bir orduda 90 bin kişinin şehit düşmesi mantıken mümkün değil. Sarıkamış’ta 90 bin askerimiz şehit düştüyse, savaş sırasında 25 bin civarında Rus askerini kim öldürdü? Sarıkamış’taki başarısızlığın asıl sorumluları Hafız Hakkı Paşa, 9. Kolordu Kurmay Bakanı Serif İlden ile İhsan Paşa’dır. Kendi beceriksizliklerini örtbas etmek için 90 bin şehit iddiasını ortaya attılar. Enver Paşa’nın önünde iki seçenek vardı. Ya savaşacak ve düşmanı geri püskürtecek ya da Rus Orduları’nın Anadolu’yu tamamen işgal etmesine seyirci kalacaktı. Rus ve Alman istihbarat raporlarını ortaya çıkardık. Rus ordusu bahar ayında büyük bir taarruza geçecekti. Türk ve Alman Genelkurmayı süpriz bir saldırı ile Rusları püskürtmek için kış harekatında fikir birliğine varmıştı.”

‘Suçlu Hafız Hakkı Paşa’

“Sarıkamış harekat planına göre 10. Kolordu arkadan çevirme yapacak, 9. Kolordu ise 3. Ordu ile Sarıkamış’a girecekti. Harekat başladığında Rus generali Mikalevski, ordusuna geri çekilme emri veriyor. Ancak Hafız Hakkı Paşa zafer kazanacağım diye, emrindeki birlikleri Allahuekber dağlarına çıkarıyor. Kritik görevdeki bazı paşalar, Ordu komutanı Enver Paşa’nın emirlerini dinlemiyorlar. Sarıkamış Harekatı’ndan önce 3.Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa, Erzurum’daki Rus ordusuna karşı savaş kazanıyor. Muharebeyi kazanan ordunun komutanı, düşmanı takip ederek imha emri vermek yerine, askeri tarihte görülmemiş şekilde 15 kilometre geri çekilme emri veriyor. İhsan Paşa, 25 Aralık’ta Sarıkamış’a taaruz etmiş olsa, emrindeki 30 bin askerle sadece 2 Rus taburunun olduğu bölgeyi geri alacak, düşmanı da yok edecekti. Her şeyin sorumlusu Enver Paşa olarak gösteriliyor.”

Oğlunu göremedi

Dedesine karşı 1920’den itibaren karalama kampanyası başlatıldığını savunan Mayatepek, “Her ne olursa olsun aile olarak, Hem Enver Paşa’ya, hem Karabekir’e, hem de Mustafa Kemal Paşa’ya sevgimiz sonsuz. Ömrü cephelerde geçen Enver Paşa, âşık olduğu eşi Naciye Sultan’a vakit ayıramadan, aile hayatı yaşayamadan 41 yaşında şehit düştü. Dedem, oğlu Ali’yi göremeden şehit düştü” dedi.