Geri Dön
GündemMadımak Katliamı'nda babasını kaybetmişti! Anahtarı ilk kez paylaştı

Madımak Katliamı'nda babasını kaybetmişti! Anahtarı ilk kez paylaştı

Madımak Katliamı’nda hayatını kaybedenler arasında bulunan Nesimi Çimen’in oğlu Mazlum Çimen, 2 Temmuz 1993 ve sonrasında yaşananları anlattı. CNN Türk editörü Serdar Korucu’ya konuşan Çimen, “Sivas Yangını ne demek? Bu fırın yangını ya da orman yangını mı? Adını koyalım. Otel yakıldı ve katliam yapıldı” dedi ve babasının Madımak’taki odasının anahtarını ilk kez kamuoyu ile paylaştı.

Sivas'ta 1993 yılında Pir Sultan Abdal Şenlikleri için şehre gelen ve hayatını kaybedenler arasında yer alan Nesimi Çimen'in oğlu Mazlum Çimen, CNN Türk editörü Serdar Korucu’ya konuştu. 2 Temmuz 1993 günü Edirne’den İstanbul’a geldiğini söyleyen Çimen, katliam haberini almadan önce bir arkadaşına “Tuhaf bir gün bugün, içimde bir sıkıntı var” dediğini aktardı.

Mazlum Çimen, haberi o akşam Madımak’a birlikte gitmeye hazırlandığı Halil Ergün’den aldığını belirtti ve Ergün’ün kendisine “Burada ne yapıyorsun? Senin haberin yok mu? Sivas yanıyor” ifadelerini kullandığını söyledi.

Madımak Katliamında babasını kaybetmişti Anahtarı ilk kez paylaştı

“Eve geldiğimde annemin haberi yoktu” diyen Çimen, “Ara haberler sık sık geçiyordu. Sivas’ta çıkan olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı aktarılıyordu. İlk belirlemelere göre isimler yayınlanıyordu. Hatırladığım kadarıyla babamın ismi 4. sıradaydı. Sayılan her isim darbe gibiydi bende. 33 kişiden 21’ini tanıyordum. Beraber ağladığım, sevindiğim, ciğerden tanıdığımdı” diye ekledi. Katliam haberini aldıktan sonra annesiyle şok olduklarını ve sadece birbirlerine baktıklarını söyleyen Mazlum Çimen, “Tek başımıza değildik, büyük bir katliam ailesi olarak öldük” dedi.

O dönem Sivas’ta sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini hatırlatan Çimen, “Katliamda ölenlerin ailelerini Ankara’ya, Etimesgut Havalimanı’na çağırdılar. Cenazeler oraya gelecek, ölüleri oradan alacaktık. Bir liste konulmuştu. İsimler yer alıyordu ama babamın ismi yoktu. Fikri Sağlar’ın önüne çıktım, “Babamın adı yok” dedim. Orada bile bir tuhaflık yaşadık” diye konuştu.

Daha sonra Arif Sağ ile iletişime geçtiğini, Sağ’ın kendisine “Neden Sivas’a gitmiyorsun? Kimsenin bir şey yapacak hali yok, Sivas’a git” dediğini aktaran Çimen sonrasında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Sivas’a gittiğimizde de gördük ki hala bir şey yapılmamış. Cesetler orada duruyor. Sonra cenazelerin nasıl hazırlanacağını konuştuk. Bir başka hastaneye götürdük, onlar dediler ki, “Yola çıkması için bize 8-9 saat vermeniz lazım.” Sonra da Karacaahmet’e gömdük, teslim ettik gerçeğine.”

Madımak Katliamında babasını kaybetmişti Anahtarı ilk kez paylaştı

Katliamın görüntüleri için “Her izlediğimde içeridekini düşünüyorum. Ne yapıyorlar? Önce kim yandı? O pencerenin arkasındakini görüyorum. Bunun bende, bizde yarattığı bu. O katliamın görüntülerinin korunması gerekiyor” diyen Mazlum Çimen, “Unutturmamak için her acıya katlanabilirim ama sorun o görüntülerin orada durduğu halde bizim unutuyor hale gelmemiz. O başka bir yangın” ifadelerini kullandı.

Atılan ilk sloganların “Sivas’ın hesabı sorulacak” olduğunu hatırlatan Çimen, “Bu beş sene sonra “Sivas’ı unutma, unutturma”ya döndü. O sloganı duyduğumda “Eyvah” dedim. Bizim hesabını soracağımız davadan enerji artık buraya dönüşmüş. Gerçek şu ki unutulmaya başlanıyor” dedi ve davanın zaman aşımına uğradığını söyledi.

“Sivas Yangını ne demek? Bu fırın yangını ya da orman yangını mı? Madımak Yangını, Madımak Olayları diyorlar. Bunun adını koyalım. Otel yakıldı ve katliam yapıldı. Bunun konuşulma şekli değiştirildi” diyerek tepkisini gösteren Mazlum Çimen, “Bir yüzleşme kültürü gerçekleştirmek gerekiyordu. Bu yüzleşmeler daha önce olsaydı biz şu an anmıyorduk, Madımak’ta güle oynaya hala semahlar dönüyorduk. Alevin içinde semah dönmüyorduk, semah dönerek alev yaratıyorduk başka bir şekilde” dedi.

“Gittin Gideli” şarkısını babasına ithaf ettiğini söyleyen Çimen, “Terim küs olmuş tenime diyor şarkıda. İnsanlar ‘tenin küs olmuş tenime’ diyor. Tenin tenime değil. Terim küs olmuş yani artık terleyemiyorum anlamındadır” dedi.