Geri Dön

Milliyet, virüsün etkisini görmek için su altına indi: Pandemi Marmara’yla Boğaz’a iyi geldi

Milliyet muhabiri Gökhan Karakaş, uzmanlarla birlikte İstanbul’un en kalabalık kıyılarında dalış yaptı. Karaköy ve Salacak kıyılarında suyun berraklığı göze çarparken plastik kirliliği devam ediyordu. Prof. Dr. Meriç Albay: “Salgınla birlikte azalan insan baskısı hava ve deniz suyu kalitesini olumlu etkiledi”

Milliyet, virüsün etkisini görmek için su altına indi: Pandemi Marmara’yla Boğaz’a iyi geldi
Gökhan Karakaş / İstanbul

Koronavirüs sürecinde azalan insan faaliyetleri nedeniyle denizlerden gelen olumlu haberler, maske ve eldiven gibi tek kullanımlık sağlık araçlarının kontrolsüz şekilde suya atılmasıyla gölgelenmişti. Bilim insanları uzun süreli ve bilimsel metotlarla yapılacak gözlemlerle denizlerdeki iyileşme hakkında fikir edineceklerini söylediklerinde ilk bilimsel gözlemi yaparak katkı sağlamak için Milliyet ekibi olarak gönüllü olduk. Milliyet muhabiri Gökhan Karakaş, merak edilen son durumu ve plastik kirliliğini görüntülemek için İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Sualtı Kulübü (SUBSAK) uzmanlarıyla birlikte İstanbul’un en kalabalık kıyılarında dalış yaptı. Yunusların girdiği Karaköy İskelesi ve Boğaz’ın güçlü akıntılarına açık Kız Kulesi-Salacak kıyılarında denizin maviliği ve suyun berraklığı göze çarparken, üzücü olan plastik kirliliğinin devam etmesiydi.

Kontrol dalışı


Türk denizlerinde sürdürülebilir balıkçılık ve mavilikleri koruma çabasını kesintisiz sürdüren İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nin paydaşlığıyla ilk kontrol dalışımıza, deniz bilimlerine sevdalı gençler Onur Karslı, Osman Uygun, Hilal Güler, Cem Hasşerbetçi ve Ruslan Kalak katıldı. Karaköy İskelesi’nde Ferhan Coşkun’un liderliğindeki dalış sırasında herkes kirlilik ve plastik atıklara odaklanırken, karşımıza çıkan çok az miktardaki güzel görüntüler bizi sevindirdi.

Yunuslar geldi


Her gün binlerce insanın geçtiği Karaköy İskelesi’nin Haliç tarafından 18 metreye kadar indiğimiz dalışta su altındaki görüşün iyi olduğunu gözlemledik.

1 Haziran’da başlayan normalleşme süreci sonrasında İstanbul’un en çok kullanılan deniz rotalarının birleştiği iskele altında maske ve eldiven gibi sağlık malzemesi atıklarına az rastlandı. Bunların yerine çok sayıda otomobil hatta traktör lastiğinin deniz ekosistemine verdiği zarar ile cam ve plastik şişe kirliliğinin gözle görülür şekilde artışı gözlendi. Dalış sırasında yunusların çok yakınımıza kadar gelmesi bizi sevindirdi. Görmek istediğimiz balık sürülerine rastlayamasak da horozbina ve gümüş balıkları, deniz yıldızı ve midyelerin deniz ekosistemindeki varlığı dikkat çekiciydi. Usta sualtı fotoğrafçısı Ferhan Coşkun’un görüntülediği canlılık, insansal etkilerin azalmasıyla denizin kendini yenilediğini kanıtladı.

Cerrahi maskeler denize zararlı

Kız Kulesi’nin altından Salacak sahiline kadar süren dalışımızı görüntüleyen sualtı video uzmanı İsmail Cem Odabaşı ve sualtı fotoğrafçısı Ferhan Coşkun’un objektifine az sayıda maske ve plastik eldiven takıldı. Söylenenin aksine az görülen cerrahi maskelerin denize büyük zarar verdiği gerçeğini düşünerek etrafı taradık. Lodos ve poyraz rüzgârlarıyla güçlü yüzey ve dip akıntılarına sahne olan Kız Kulesi’nin altındaki atıkların açık denize sürüklenebileceğini düşündük. Kız Kulesi’nin altındaki deniz çayırlarında yengeçler, deniz yıldızları, midyeler, deniz salyangozları ve küçük balık sürülerine rastladık.

Milliyet, virüsün etkisini görmek için su altına indi: Pandemi Marmara’yla Boğaz’a iyi geldi




Deniz çayırları

Karadeniz ile Marmara Denizi’ni birbirine bağlayan 30 km uzunluğundaki İstanbul Boğazı’nın giriş ve çıkış noktası Kız Kulesi, yılın her gününde yüzey ve dip akıntısıyla bilinir. Üsküdar’a kadar uzanan geniş sahil yolunda binlerce insanın yürüyüş ve spor yaptığı eşsiz Boğaz manzarasına sahip Kız Kulesi açıklarına yaptığımız ikinci dalışta da doğanın yenileme gücünü gördük. Su altı görüşünün 5-6 metreye çıkması plankton yoğunluğunun olmadığını gösterirken, düzgün ekosistemin kanıtı deniz çayırlarının sık ve bol varlığı sevindirdi.

‘İstanbul fırsatı değerlendirmiş’

Milliyet’in deniz altındaki canlılığı görüntülemek için yaptığı dalışa destek veren İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi öğretim üyesi Prof. Dr. Meriç Albay tespitlerini şöyle sıraladı:


Milliyet, virüsün etkisini görmek için su altına indi: Pandemi Marmara’yla Boğaz’a iyi geldi




Dört aylık Kovid-19 süreci dünyada olduğu gibi İstanbul’da da hayatı yavaşlattı.

Birçok işletme üretimi durdurdu. Fabrika bacalarından trafiğe çıkan araçlara kadar atmosfere salınan karbon ve azotoksit miktarında düşüşler oldu.

Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’na verilen endüstriyel atık yükünde ciddi düşüşler tespit edildi.

Deniz trafiğindeki araçların denize verdiği atık yükünde azalma oldu.

Uçak seferlerinin azalmasıyla kuş göçü İstanbullular tarafından daha net izlendi.

Marmara Denizi ve Boğaz’da büyük sürüler halinde görülmeyen yunuslar, Galata Köprüsü ve Karaköy’den bile izlenir hale geldi.

İki dalış noktasında da denizin su kalitesinin düzeldiği gözlemleniyor.

Su altı taramasında rahatsız edici tek kullanımlıklara az rastlandı.

Özellikle sık kullanılan sağlık maskesi ve eldivenlerin birkaç taneyle sınırlı kalması sevindirdi.

Azalan insan baskısının hava ve deniz suyu kalitesine olumlu etkisi açık.

Yaşanan sürecin Marmara Denizi ekosistemine en az bir yıl süre ile olumlu yönde yansıyacağını, biyoçeşitliliğe ve balık stoklarına katkı yapacağına inanıyoruz.

Yine de şiddetli akıntı ve deniz hareketleriyle atıkların açık denize sürüklenme ihtimalini düşünerek tedbiri elden bırakmamalı ve denizlerimizi korumalıyız.

Kovid-19, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’ne bir fırsat verdi.

Bu süreçten önemli dersler çıkarmak gerekli.

Arıtmadan bir litre atığı bile denize vermemek, yüzlerce yıl çürümeyen tek kullanımlık atıkları dönüşüm kutularına atmak, denizi atık deposu olarak değil yaşam alanı olarak görmek gerekiyor.

Aleyna Çakır olayında Ümitcan Uygun'un annesi Gülay Uygun ölü bulunduAnkara'da, Aleyna Çakır'ın evde ölü bulunması olayı ile ilgili gözaltına alınıp serbest bırakılan Ümitcan Uygun'un annesi Gülay Uygun (48), silahla başından vurulmuş halde dağlık alanda ölü bulundu. Yapılan ilk incelemede Gülay Uygun'un, intihar notu bırakarak yaşamına son verdiği belirlendi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber