Geri Dön

Salgın ve krizler aile kurmaya engel mi? ‘İyi huylu’ eş arıyoruz

Üsküdar Üniversitesi’nin “Türkiye Üniversite Gençliği ve Aile Araştırması”, gençlerin aile ve evlilik kurumuna ilişkin güncel tutumlarını ortaya koydu

Salgın ve krizler aile kurmaya engel mi? ‘İyi huylu’ eş arıyoruz
Cihat Aslan / İstanbul

Türkiye’nin yedi bölgesinden 167 devlet ve vakıf üniversitesinde öğrenim gören 3 bin 266 öğrencinin katıldığı araştırmada “Üniversite gençliği için aile ve evlilik kavramları ne ifade ediyor?”, “Gençler aile ve evlilik kurumuna nasıl bakıyor?” soruları cevaplarını buldu.

Araştırmanın sonuçları Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Nevzat Tarhan, Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Ebulfez Süleymanlı, Gazetecilik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Aylin Tutgun Ünal’ın da katıldığı online toplantıda açıklandı.

Çevrimiçi anketle yapılan araştırmada “Evlilik sizce nedir?” sorusuna katılımcıların yarısından fazlası “Mutlu bir beraberlik” cevabını verdi.

Katılımcıların yüzde 64.3’ü aşk evliliğini tercih ederken, mantık evliliği istediğini belirtenlerin oranı ise yüzde 16,7 oldu. Hiç evlenmek istemediğini bildirenlerin oranı ise yüzde 11.9 olarak kaldı.

Aşk evliliği istiyorlar

Ayrıca kadınların aşk evliliğini erkeklerden daha çok benimsediği saptandı.

Öğrencilerin görüşlerinden hareketle erkekler için ideal evlenme yaşı olarak 27-28 civarında çıkarken, kadınlarda bu yaşın 25-26 bandında olduğu belirtildi.
Evlilikle ilgili karar aşamasında katılımcıların yüzde 67’si “Kararı ben veririm, daha sonra ailemden onay alırım” derken, ailesiyle görüş birliği yaparak evlilik kararı almayı söyleyen gençlerin oranı yüzde 20 oldu.

Hem resmi hem dini

Nikâha ilişkin görüşler sorulduğunda ise hem resmi hem dini hem de resmi nikah olması gerektiğini belirten gençlerin oranı yüzde 76,8 oldu. Yüzde 17’lik bir kesim resmi nikah olması gerektiğini, dini nikaha gerek olmadığını düşündüğünü ifade etti.

Evlendikten sonra kaç çocuk sahibi olmak istedikleri sorulduğunda; katılımcıların yüzde 52’si iki çocuk derken, 20.4’ü üç çocuk, yüzde 6,7’si dört çocuk istedi. Erkeklerin kadınlara oranla daha fazla çocuk sahibi olmak istedikleri belirlendi.

“Eş seçerken nelere dikkat edersiniz” sorusuna yüzde 80 “İyi huy” cevabı gelirken, bunu aynı değerlere sahip olması, iyi bir aileden olması, aynı dünya görüşünü paylaşması ve güzel/yakışıklı olması seçenekleri takip etti. “Görücü usulü evliliği doğru buluyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 42.5’i ‘Hayır’ cevabını verdi.

Katılımcıların yarısından fazlası da evlenmeden birlikte yaşamaya karşı. Bu durumu kadınların erkeklere göre şiddetle reddettikleri belirlendi.

Evlenmeden çocuk sahibi olmayı da gençlerin çok büyük kesimi (82.6) kabul etmiyor. Ayrıca salgın ve kriz dönemlerinin evlilikleri nasıl etkilediği merak edildi. Katılımcıların yüzde 59.4’ü kriz ve salgınların aile kurma kararını etkileyeceğini belirtti.

Boşanmış ailelerin çocukları daha yalnız

Katılımcıların aileleriyle ilişkilerine bakıldığında yüzde 41.1’inin ‘iyi’, yüzde 35.9’unun ‘Çok iyi’, yüzde 19’unun ‘Orta’, yüzde 2.8’inin ‘Kötü’, yüzde 1.2’nin ise ‘Çok kötü’ olduğu belirlendi. Ailenin öğrenciler açısından ne ifade ettiği anne/baba birlikteliği açısından incelendiğinde, anne/babası birlikte yaşayan öğrenciler için ‘Mmutluluk’, anne/babasından ikisi ya da herhangi biri vefat edenler için ‘Bağlılık’ ve anne ve babası ayrı yaşayan/boşanan öğrenciler için ise ‘Güven’ olarak görüldü. Öğrencilerin kendilerini ne düzeyde yalnız hissettikleri anne/baba birlikteliği açısından incelendiğinde, anne ve babası bir arada yaşayan öğrencilerin büyük çoğunluğunun bazen kendilerini yalnız hissettikleri belirlendi. Anne ve babası ayrı yaşayan/boşanmış öğrencilerin ise kendilerini daha çok yalnız hissettikleri tespit edildi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, Büyükelçilerin Ayasofya ziyaretiyle ilgili konuştu: Özgüven mührüdürTürkiye'deki büyükelçiler ve uluslararası kuruluş temsilcileri 86 yıl sonra yeniden ibadete açılan Ayasofya Camii'ni ziyaret etti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, büyükelçilerin Ayasofya Camii'ni ziyaretiyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Kendilerine Ayasofya Camimizi gezdirirken onların da ne kadar bu manevi havayı memnuniyetle teneffüs ettiğini gözlemledik" diyen Kıran, "Ayasofya'yı ibadete açmak sadece ibadet etme mekanları anlamında bir ihtiyacın giderilmesi yönünde alınan bir karar değil. Ülkemizin dünyaya verdiği, Türk İslam dünyasına verdiği bir özgüven mührüdür" ifadelerini kullandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber