Geri Dön
GündemTank gibi deniz kestanesi

Tank gibi deniz kestanesi

Deniz biyologları, Akdeniz’de yerel türler kadar insan sağlığını da tehdit eden yabancı deniz canlılarını 'İstilacılar' belgeselinde anlattı. Biyolog Mert Gökalp, aslan, balon balığı ve ‘tank’ dediği deniz kestanesini hiçbir canlı türünün yok edemeyeceği güçlü silahlara benzetti.

Tank gibi deniz kestanesi

GÖKHAN KARAKAŞ İstanbul - Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisiyle özellikle Akdeniz kıyılarında yayılım göstererek yerel türler kadar insan sağlığını da tehdit eden yabancı deniz canlılarının istilacı yönü ilk kez bir belgeselle anlatıldı. Deniz biyologlarının 2 yılda çektiği İstilacılar belgesel filmi, aslan balığı, balon balığı ve uzun deniz kestanesi gibi türlerle hiçbir canlı türünün mücadele edemeyeceği kadar güçlü silahlarla donatıldığına dikkat çekildi.

SAYILARI 100'Ü GEÇTİ

Tropik sularda ve okyanuslarda yaşayan deniz canlıları tüm dünyanın geleceğini tehdit eden iklim değişikliğiyle daha önce yaşam alanı bulmadığı sularda görülebiliyor. Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus kökenli deniz canlıları Kızıldeniz üzerinden girdikleri Süveyş Kanalı’nı kullanarak Akdeniz’e gelirken kanalı yapan Fransız mühendis Vicomte Marie Ferdinand de Lesseps anısına "lesepsiyen türler" olarak adlandırılıyor. Doğal olmayan bir göç sonucu yerleştikleri Akdeniz’de barbun, lüfer, mezgit gibi yerel ve endüstriyel türleri yuvalandıkları alandan uzaklaştıran lesepsiyen türler, okyanuslarda hayatta kalmalarını sağlayan doğal silahlarıyla ölüm bile saçıyor. Kimisi insanı öldürebilecek zehirleriyle kimisi uzun dikenleri ya da güçlü dişleriyle diğer canlılara kıyasla üstün olan lesepsiyen türler, hayatta kalma ve çoğalma becerilerini kullanarak gerçek anlamda bir istilacıya dönüştü. Kıyılarımızdaki istilacı tür sayısı 100’ü geçerken bilim insanları söz konusu tehlikeyi anlatmak için çabalıyor. Deniz biyoloğu Mert Gökalp ve ekibinin Bodrum, Kaş, Fethiye ve İzmir kıyılarında 2 yılda çektiği "İstilacılar" belgeseli kıyılarımızda büyüyen canlı tehdidini gözler önüne seriyor. İstanbul Akvaryum’un desteğiyle çekilen belgesel Akdeniz havzasının güncel su altı ve su üstü ekolojik yaşamına ışık tutuyor. Mert Gökalp, şunları dedi:

“Aslan balığından ilham aldık ve tüm istilacıları tanıtmak istedik. Güney Amerika Karayipler sahilindeki aslan balığı gözlemini yapan Prof. Dr. Uzay Sezen ile kararı verdik. Aslan balığı, kayalık zeminlerde yaşayıp saklanırken endemik papaz balıkları, kardinaller, bodur ıstakoz, yengeç gibi canlılarla besleniyor. İhtişamlı gövde uzantıları ve devasa yüzgeçleriyle kamuflaj oluşturarak mükemmel bir avcı. Avcı balıklar zehirli dikenlerinden ve uyarıcı renklerinden çekiniyor. Çok güçlü ve kıyılarımızdaki yenilmez bir avcı olduğu için çok çoğaldı.”

Tank gibi deniz kestanesi

GÜÇLÜ SİLAHLAR GİBİLER

Mert Gökalp, istilacıları Milliyet'e anlattı:

“Balon balığı çok iyi bir avcı. Sırtta leopar benzeri bir desene sahip torpil şeklinde gövdeli. Müthiş bir yüzücü. Dişleri çelik bir oltayı bile kesebilen bir gaga yapısında. Oltaya ve ağa takılan canlıların yaydığı titreşimleri ve kokuları rahatlıkla algılıyor ve bu av gereçlerine büyük zarar veriyor. Etlerinde büyük miktarda tetrodotoksin barındırıyor. Kalamar, ahtapot ve subye gibi kafadanbacaklılara büyük zararı var. Hiçbir canlı bununla beslenemiyor, en tepedeki avcı. Aslan balığını bile yiyor. Cüce balon balığı ise büyük balon balığından 13 kat daha fazla zehir toksin barındırıyor. Kum ve çakıl zeminlerdeki

tüm ufak omurgasız, kabukluları tüketiyor. Fırsatçı ve açgözlü bir balık. Sayıları aşırı arttı. Uzun dikenli deniz kestanesi ise müthiş uzunlukta sivri dikenlere sahip, dikenlerini bir deniz kestanesine göre oldukça gizli hareket ettirebiliyor. Tank gibi bir canlı. Zeminde hızlı hareket ediyor ve kayalardaki algleri tüketiyor. Bu 3 türün doğal avcısı yok. Çok hızlı ve çoklu ürüyorlar.”

SÜVEYŞ’İN GENİŞLETİLMESİ...

Süveyş Kanalı’nın genişletilme çalışmalarına dikkat çeken Gökalp, “Artan deniz trafiğine cevap vermek için Süveyş Kanalı’nın genişletilmesine 2013’te başlandı, 2016’da tamamlandı. Düzenli göç bu inşaat sırasında ürkütücü boyutlara ulaştı. Daha önce ancak gemilerin balast(denge) sularıyla gelebilen istilacılar kanal genişleyince ellerini kollarını sallaya sallaya hatta göstere göstere girdiler.Kalıcı oldular ve yerel türler kadar insanları da tehdit ediyor” dedi.

DENİZ TAVŞANI SÜNGERLER...

Kıyılarımızda Sokar balığı (iki tür), Çizgili barbun balığı, Nil barbunu, Rapana deniz salyangozu, 9 çizgili kardinal balığı, Balta balığı, Asker balığı, Çizgili Kedi balıkları, Gargur balıkları, Mnemeiosis leidyi taraklısı, Beroe ovata taraklısı, Ters-düz deniz anası gibi istilacıların yanı sıra deniz tavşanları, süngerler ve alglerden de istilacı türler yaşıyor. Belgeselin daha önce çekilen Lüfer ve Orfoz gibi belgesellerde olduğu gibi uluslararası etkinliklere ve yarışmalara gönderileceği öğrenildi. İstilacılar belgeselinde aslan balığı, sokar balığı ve uzun dikenli deniz kestanesinin yenilebileceği bu şekilde sayılarının azaltılabileceğinin altı çiziliyor.