Geri Dön
Gündem"Türkiye'nin PYD'ye bakış açısı değişti"

"Türkiye'nin PYD'ye bakış açısı değişti"

İstanbul temaslarını değerlendiren PYD Eşbaşkanı Salih Müslüm, Türkiye'nin PYD'ye yönelik bakış açısının değiştiğini, "Önce dolaylı, sonra yüz yüze görüştük. İstanbul ilk görüşmeydi, son olmayacak" sözleri ile açıkladı.

"Türkiye'nin PYD'ye bakış açısı değişti"

PKK'nın Suriye uzantısı olduğu iddialarnı her defasında reddeden PYD Eşbaşkanı Salih Müslüm'ün İstanbul'da Dışişleri ve MİT yetkilileri ile yaptığı görüşmenin detayları ortaya çıkıyor.

Başta insani yardım olmak üzere Türkiye'den her bakımdan yardım sözü aldıklarını blirten Müslüm, sınırdaki bazı kapıların açılabileceğini söyledi. Bölgede bir Kürt özerk bölgesi ilan edileceğine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını da ifade eden Müslüm, İstanbul görüşmesinde bu knunun da gündreme geldiğini söyledi. Müslüm, "Bazıları bunu çok abarttı. Gerçekten öyle değildi. Yani şu bakımdan; bazıları 'İşte bölünüyor, özerk yönetim ilan edilecek' diye bir söylem oluşturdu. Halbuki böyle bir durum yok. Rojava'da halkın kendi bölgelerinde denetimi ele geçirmesinin üzerinden bir yıl geçti. Bu tecrübeden anladık ki; artık bir yürütmenin olması gerekiyor. Geçici olarak da olsa bir yürütmenin olması gerekiyor. Bunun için biz bir düşünce ortaya attık. Bütün oluşumların, herkesin yer alabileceği Kürtlerin, Türkmenlerin, Arapların içinde yer alabileceği siyasi bir çözüm buluncaya kadar bir geçici bir yönetim kurulması fikriydi" dedi.

İstanbul görüşmesinin ayrıntılarını DİHA'ya anlatan Müslüm, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun daveti üzerine Türkiye'ye geldiğini, ancak Davutoğlu ile görüşmediğini söyledi. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile önemli bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Müslüm, Suriye'nin Kürt bölgesindeki gelişmeler, snır güvenliği dahil bir çok konunun tartışıldığını ve görüşmelrin olumlu geçtiğini anlattı. Müslüm, görüşmelerin devamı yönünde karar aldıklarını da kaydetti. Müslüm'ün görüşmelere yönelik açıklamalarındaki satır başları şöyle:

DAVUTOĞLU İLE GÖRÜŞMEDİM

Türkiye'ye Dış İşleri Bakanlığı'nın daveti üzerine dün geldim. Daha önce de dolaylı görüşmelerimiz olmuştu. Türk yetkililerle ancak yüz yüze bir görüşmeyi daha uygun bulduk. Bugün yüz yüze Dışişleri yetkilileri ile görüşmelerimiz oldu. Davutoğlu ile görüşmedim ancak Dışişleri yetkilileri ile görüşmelerimiz iyi ve olumluydu. Türkiye, Suriye ile 9 yüz kilometreden fazla sınır boyuna sahip. Bu sınırın üzerinde iki tarafta da Kürtler var. Bu sebeple sınırda meydana gelen ve Suriye'de meydana gelen olaylar birinci dereceden Türkiye'yi ilgilendiriyor. Muhakkak bir diyaloğun olması gerekiyor. Yanlış anlaşmaların olmaması için görüşme gerekiyor.

GEÇİCİ YÖNETİM PLANIMIZI ANLATTIM

Son dönemde biliyorsunuz iki konu çok önemliydi. Birincisi sivil yerel yönetimler geçici yönetimler diye bir durum vardı ve tartışılıyor Rojava'da. Bizim için bu önemliydi. Baktık bazıları bunu çok abarttı. Gerçekten öyle değildi. Yani şu bakımdan; bazıları 'İşte bölünüyor, özerk yönetim ilan edilecek' diye bir söylem oluşturdu. Halbuki böyle bir durum yok. Rojava'da halkın kendi bölgelerinde denetimi ele geçirmesinin üzerinden bir yıl geçti. Bu tecrübeden anladık ki; artık bir yürütmenin olması gerekiyor. Geçici olarak da olsa bir yürütmenin olması gerekiyor. Bir düzenin oluşması gerekiyor; hem gıda bakımından hem ihtiyaçlar bakımından yani toplumun her yönlü ihtiyaçları bakımından bunun olması gerekiyordu. Bunun için biz bir düşünce ortaya attık. Bütün oluşumların, herkesin yer alabileceği Kürtlerin, Türkmenlerin, Arapların içinde yer alabileceği siyasi bir çözüm buluncaya kadar bir geçici bir yönetim kurulması fikriydi. Bunu anlattık görüşmelerimizde.

TÜRKİYE YARDIM SÖZÜ VERDİ

Görüşmelerde karşılıklı anlayış vardı. Türk yetkililer 'bu sizin hakkınızdır' dediler. Biliyorsunuz sınırdaki çatışmalardan kaynaklı halkımız çok perişan bir durumdadır. Şimdi söz de verildi. Türkiye halkımıza her bakımdan yardım edecek. Yani insani yardımda bulunacak. Bu da iyi oldu. Zaten bizim oradaki sınır güvenliği Türkiye'nin de güvenliği oluyor.

İLK GÖRÜŞMEYDİ, SON OLMAYACAK

Görüşmelerde Kürt Yüksek Konseyi konusu da gündeme geldiği. Başka konularda vardı tabi. Koalisyon konusu da vardı. Kürtler geçen dönemde çeşitli yerlerde yer almamıştı. Kürt Yüksek Konseyi yer almamızı kabul etmemişti. Yeni yönetim geldi. Yeni seçimler oldu. Yani koalisyonda yeni bir oluşum var. Bunun içinde biz tekrara görüş alışverişinde bulunacağız. Bakalım burada da bir şeyler yapabilirsek iyi bir gelişmedir. Bir çeşit koordinasyon veya katılma meselesi söz konusu olabilir. Bunların hepsini tartıştık ve gerçekten de çok iyi oldu gelişimiz. Bir de söz verdik, arada sırada böyle görüşmelerimiz olacağına dair. Bu ilk oldu ama son olmayacak. Bizim Ankara'ya ve İstanbul'a geliş gidişlerimiz olabilir.

GÖRÜŞME SÜRERKEN SINIR GEÇEN TOP HABRİ GELDİ

Görüşmeler sırasında El Nusra Cephesi çetecilerinin attığı top mermisinin Ceylanpınar'a düşmesi haberi geldi. Toplar sınırı geçip bu tarafa düşüyor. El Nusra'nın toplarıdır. Halka atılan toplar sınırın bu yakasına da geçiyor. Bunun bir çözümünün bulunması gerekir. Artık her iki tarafta sınır güvenliği için elinden ne geliyorsa yapabilir.

"BURADA OLMAM EN BÜYÜK DEĞİŞİKLİKTİR"

PYD'ye karşı Türkiye'nin geçmişteki tavrının edğiştiğini gördüm. Benim burada olmam en büyük değişikliktir. En azından oturalım konuşalım bu neden olmasın ki? Derdimizi birbirimize aracılar olmadan anlatabilir oturup konuşabiliriz. Yüz yüze görüşüp her şeyi tartışabiliriz. Gerçekten bölünme durumun olabilir çekincesi vardır. Ama öyle bir durum yok bazıları abartmışlar herhalde. Halbuki öyle bir şey yok. Bizim Rojava'da temelli bir çözüm oluncaya kadar kendimizi yönetmek gibi bir düşüncemiz var. Bir çeşit organizenin olması gerekiyor. Yaptığımız budur. Bunun dışında başka bir şey de yok. Bunu yetkililere de ilettik. Somut olarak iki taraflı birbirimizin yapacağı çok işin olduğu ortaya çıktı. Sınırda bazı kapıların tam açılabileceği yardımda bulunacağı konuları gündeme geldi.

"TÜRKİYE KÜRTLERİN VARLIĞINDAN RAHATSIZ DEĞİL"

Türkiye Kürtlerin varlığından rahatsız değil. Halkımıza selamlarımızı söylüyoruz. İleriye baksınlar, güzel günler ilerdedir. Bu görüşmeler de umarız halkımızın yararına olacaktır.