Geri Dön

Viyana’nın göz bebeği Viennale!

Kırmızı halılara ve ünlü konuklara değil, ciddi bir programlamaya güvenen yapısıyla Avrupa’nın en kimlik sahibi festivalleri arasında olan Viyana Film Festivali’nde bu yıl 3 Türk filmi var...

Viyana’nın göz bebeği Viennale!

Festivalleri dolaşıp övgü almış filmlerin yer aldığı programıyla dikkat çeken, 1960 yılından beri her yıl düzenlenen Viyana Film Festivali, diğer adıyla Viennale, iki haftaya yayılan bir festival. 23 Ekim’de başlayan yarın sonlanacak festival, kırmızı halılara ve ünlü konuklara değil, ciddi bir programlamaya güvenen yapısıyla Avrupa’nın kimlik sahibi festivalleri arasında.
Filmleri yarıştırmak da Viennale’nin öncelikli tercihleri arasında değil. Bu saygın festival, ilk filmleri değerlendiren jürinin Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu Ödülü’yle (FIPRESCI) ve En İyi Avusturya filmini seçmekle yetiniyor. Kırmızı halılar olmasa da sinema dünyasının önemli isimleri festivale katılmakta tereddüt etmiyor. 16 Ekim’deki açılış gecesinin fotoğraflarında sinema dünyasının en saygın iki ismini bir arada görüyoruz örneğin: Geçtiğimiz haftalarda sonlanan Antalya Film Festivali’ne de katılan İranlı yönetmen Abbas Kiarostami, Viyana’dayken festivalin açılışına da gelmiş. Avusturya’nın iki Altın Palmiye Ödüllü yönetmeni Michael Haneke ile açılış gecesinde yan yanalar, gülümseyerek poz veriyorlar.
Kimlikleri korunmuş salonlar
Bu gece ise ABD’li ünlü yönetmen Abel Ferrara, İtalyan yönetmen Pier Paolo Pasolini’nin son gününü konu alan yeni filmi ‘Pasolini’yi sunmak için Viennale’de olacak. Yönetmenler için filmlerini Viennale’de sunmak bir zevk olmalı diye düşünüyorsunuz. Zira Viennale, başta 1960’lardan beri değişmemiş fuayesi ve muhteşem salonuyla festivalin ‘sarayı’ Gartenbaukino olmak üzere değerleri bilinmiş, kimliklerini korumuş müthiş salonlarda geçen bir festival. Filminizi bu salonlarda sunmanın güzelliği bir yana Viyana halkının her gösterimi doldurmasıyla Viyana’yla çok iç içe geçen, İstanbul Film Festivali gibi şehrin kültür hayatının ana mevzusunu sinema ve filmler haline getiren bir yapısı var. Festivalin eleştirmen kökenli, 17 yıllık direktörü Hans Hurch’un şehrin sinema meraklılarının hevesle takip edeceği bir programlama yapmadaki başarısıyla övülüyor.
Cannes, Berlin, Venedik ve Toronto gibi festivallerin programlarından seçki yapan festivalde bu yıl Türkiye’den üç film var: Tayfun Pirselimoğlu’nun İstanbul Film Festivali’nde ulusal yarışmayı kazanan filmi ‘Ben O Değilim’, Nuri Bilge Ceylan’ın Altın Palmiye Ödüllü ‘Kış Uykusu’ ve Kazım Öz’ün mevsimlik tarım işçilerini konu alan belgeseli ‘Bir Varmış Bir Yokmuş’. Belgesellerin festival programında ağırlığının olduğu da bir gerçek.

Aşı yaptıran sağlık çalışanı sayısı 650 bini geçtiYeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında başlatılan aşı uygulamasının üçüncü gününde, 650 binden fazla sağlık çalışanına CoronaVac aşısının ilk dozu yapıldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet