Geri Dön
GündemYakınlıktan güç alan bir bienal

Yakınlıktan güç alan bir bienal

32 ülkeden 56 sanatçıyı ağırlayan 15. İstanbul Bienali dün düzenlenen bir basın toplantısıyla ön gösterim günlerine başladı. 16 Eylül’de izleyiciyle buluşacak olan bienal yakın mekânlarda bir aradalığın gücünü vurguluyor.

Yakınlıktan güç alan bir bienal

Ingar Dragset ve Michael Elmgreen Kopenhag’da bir barda tanışan iki sanatçı. Sohbet ettikçe aynı mahalede, aynı sokakta, aynı binada oturduklarını keşfediyorlar ve bu onları komşuluk üzerine, küçük yaşam alanlarımızı nasıl kurduğumuz ve birbirimize yakınlığımız ya da uzaklığımız üzerine düşündürüyor. Uzun yıllar birlikte sanat ürettikten ve aralarında İstanbul Bienali’nin de bulunduğu çok sayıda sergiye katıldıktan sonra da bu kez 15. İstanbul Bienali’nin küratörleri olarak bizi de bu konular üzerine düşünmeye davet ediyorlar. Dün sabah Özel Saint Benoit Fransız Lisesi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla ön gösterim günlerine başlayan bienal, izleyicileri az sayıda ve yakın yerlerdeki mekanlarla, birbirlerine yakınlaştıracak.

Dahası izleyicilere tekrar birbirlerinden uzaklaştıklarında düşünmek isteyecekleri yeni bir mahalle bırakacak gibi de duruyor. 32 ülkeden 56 sanatçının 150 eseri sade yönlendirmelerle izleyiciyi davet ediyor.

Dünyanın en önemli etkinliklerinden

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, basın toplantısını başlatan konuşmasında, bienalin 30. yaşına vurgu yaptı: “Bu yıl, vakfımızın 45. yaşıyla birlikte, İstanbul Bienali’nin de 30. yılını kutluyoruz. Geçtiğimiz otuz yıl boyunca dünyanın dört bir yanından güncel akımları kentimize taşıyan, mekâna özgü üretimleri teşvik eden, tarihsel yapıların sanatla yeniden keşfedilmesine fırsat yaratan bienal, bugün yalnızca ülkemizin değil, tüm dünyanın en önemli güncel sanat etkinlikleri arasında sayılıyor.”

“Kalıcı bir barış”

Eczacıbaşı’ndan sonra söz alan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç ise İstanbul Bienali’nin bu yılki iyi bir komşu başlığına da atıfta bulunarak “Hepimiz yaşayarak görüyoruz. Sınırların her geçen gün daha fazla sorgulandığı bir dünyayla; savaş ve gerginliklerin giderek tırmandığı zor bir dönemle karşı karşıyayız. Bu dönemde en büyük ihtiyacımız, gücünü kültürden ve evrensel değerlerden alan sanatın diline daha çok kulak vermektir. İnanıyorum ki, temel insani değerlerimizi kökten sarsan ve barışı gölgeleyen yabancılaşmaya karşı komşuluk, büyük bir kapı aralayabilir. İyi bir komşu savaş değil, kalıcı barış sebebi olabilir” dedi.

Bienalin küratörleri Elmgreen ve Dragset ise iyi bir komşu temasını açıklayarak konuşmalarına başladılar ve bienalde farklı kültürlerden farklı altyapılardan gelen sanatçıların yer aldığını belirttiler. Sanatçıların defalarca Türkiye’yi ve buradaki sosyal ortamları ziyaret ettiğini ve İstanbul’u anlamaya çalıştıklarını söylediler. Bu yıl Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern, Pera Müzesi, ARK Kültür, Yoğunluk Sanatçı Atölyesi ile Küçük Mustafa Paşa Hamamı olmak üzere birbirine yürüme mesafesinde altı komşu mekânda ziyaretçilerini ağırlayacak bienalin mekânlarının toplumdaki kurumları temsil ettiğini ifade ettiler.

“Kurgusal bir komşuculuk yarattık” diyen küratörler sanatçılarla sıkı bir diyalog içinde olduklarını ifade ettiler. Küratörler bienalin iyi bir komşu başlığını seçtikten sonra dünyanın değiştiğini, Trump’ın Meksika sınırına duvar örmeye kalktığını ve Türkiye’de darbe girişimi olduğunu, dolayısıyla başlığın ucu açık bir soru olarak devam ettiğini belirttiler. Elmgreen ayrıca “Pek çok kişi medyadaki haberlerden elbette olumsuz etkilenebiliyor. Ama biz sanat toplumu olarak politikacılardan daha yumuşak bir perspektif getirebiliriz. Ülkelerimiz, halklarımız politikacılardan oluşmuyor. Biz insanız ve olumluyuz, etkiliyiz, birbirimize destek olmaya çalışıyoruz” diyerek temayla vurgu yapmak istedikleri kavramların altını çizdi.

12 Kasım’a kadar Koç Holding katkılarıyla ücretsiz olarak gezilebilecek 15. İstanbul Bienali süresince farklı alanlardan isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek ücretsiz etkinliklerle de iyi bir komşu başlığı üzerine düşünülmeye devam edilecek. Sanatçı ve akademisyen Zeyno Pekünlü’nün koordinatörlüğünü üstlendiği 15. İstanbul Bienali’nin Kamusal Programı kapsamında da pek çok etkinlik izleyicileri bekleyecek.

Rehber izleyicinin can yoldaşı

Bienalde farklı ülkelerden öyle çok hikâye ve kişisel detay var ki gezilmesi kolay bir bienal olmasına karşın rehbere ihtiyaç da duyuluyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bienalin genç rehberleri soruları yanıtlamaya hazır. Bize ilk gün turunu veren rehberimiz Kaan Fatih Akpınar olmasa pek çok detayı keşfetmemiz çok uzun sürerdi. Siz de bienali rehberli turlarla gezebilir, merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

Yakınlıktan güç alan bir bienal

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler