Geri Dön
GündemYeni müfredat eğitimcileri böldü

Yeni müfredat eğitimcileri böldü

MEB, yeni müfredat taslağını 10 Şubat’a kadar kamuoyunun önerilerine açtı. İncelemelere göre taslakta Atatürk’e ilişkin bilgiler daraltıldı. Evrim Teorisi Biyoloji dersinden, İsmet İnönü 2. Dünya Savaşı konusundan çıkarıldı.15 Temmuz darbe girişimi, STEM ve kodlama, NOBEL Ödüllü Aziz Sancar müfredata eklendi. Bunların yanı sıra cihad kavramı seçmeli din derslerinde öğretilecek; çok tartışılan el yazısı uygulaması 8. sınıfa kadar zorunlu.

Yeni müfredat  eğitimcileri böldü

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilkokul, ortaokul ve liseyi kapsayan 172 sınıf düzeyi için 53 dersin taslak öğretim programını askıya çıkardı. Taslak, http://mufredat.meb.gov.tr sitesinde yer alıyor. 10 Şubat’a kadar kamuoyunun görüş ve önerilerine açılan taslak, son halini aldıktan sonra uygulanacak. 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren 1, 5 ve 9. sınıf öğrencileri, yeni hazırlanan müfredatla eğitime başlayacaklar. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle ilgili müfredat değişikliği ise henüz askıya çıkarılmadı.

Yeni müfredat eğitimcileri ikiye böldü. Kimi eğitimciler, değişim sürecinin başlamasından memnunken kimi de bilimsellikten uzaklaşılması ve Atatürkçülük konularının daraltılması nedeniyle endişeli. MEB’in yeni müfredat taslağında öne çıkan değişiklikler ise şöyle:

El yazısına devam: Öğrencilerin yazmakta zorlandığı bitişik eğik yazıyı ilkokulda 5. sınıfa kadar uygulayan MEB, İlkokul Türkçe dersinde ‘bütün yazı çalışmalarının 8. sınıfın sonuna kadar bitişik eğik yazıyla yapılmalı’ ifadesine yer verdi.

Cihad kavramı öğretilecek: İmam hatip ortaokullarında Temel Dini Bilgiler (5-8) dersi kapsamında 7. sınıflarda “Tevhit ve Vahdet Medeniyeti” başlıklı 4. ünitede cihad kavramı, temel hak ve özgürlükler ve vatan sevgisi konularıyla birlikte anlatılacak. Ayrıca 8. sınıflarda “Allah’a Kulluk ve İbadet” başlıklı 3. ünitede ise “Allah Yolunda Mücadele: Cihad” konusuna yer verilecek.

Atatürkçülük daraltıldı: İlkokul 1. sınıfta Atatürk ile ilgili aktarılacak bilgiler azaltıldı. ‘Atatürk’ün hayatını bilir’ başlığında görsel ve işitsel materyallerle Atatürk’ün sadece doğum yeri, anne ve babasının adı, ölüm yeri ve Anıtkabir üzerinde durulacak. İlkokuldan itibaren sınıflar yükseldikçe aktarılan Atatürkçülük ve Atatürk’e ilişkin bilgiler de daraltıldı. Ortaokul 8. sınıfta okutulan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde de değişiklikler var. Buna göre eski müfredatta yer alan ‘Atatürkçülük’ ile ‘Çağdaş Türkiye Yolunda Adımlar’ üniteleri birleştirildi, yeni müfredatta ‘Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye’ başlığıyla yer aldı.

15 Temmuz müfredata eklendi: 15 Temmuz darbe girişimi ilk kez 6. sınıfta Sosyal Bilgiler dersinde verilecek. Lise T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde Atatürk’ün anlatıldığı konuların kapsamı daraltıldı, eklenen 8. ünitede askeri darbeler ve 15 Temmuz darbe kalkışmasının siyasi hayata etkileri üzerinde durulacak.

İsmet İnönü başlığı kaldırıldı: Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’na girmemesini sağlayan İsmet İnönü’ye ortaöğretimde yer alan Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersinde yer verilmedi.

Sancar ve Sofuoğlu müfredatta: Lise Kimya dersinde 2015 NOBEL Kimya Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’a yer verilecek. Ortaöğretim Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersinde Kenan Sofuoğlu gibi sporda başarılı isimlere yer verilecek.

Evrim artık yok: Liselerde Biyoloji dersinde işlenilen “Hayatın Başlangıcı ve Evrim” ünitesi çıkarıldı. Bunun yerine Canlılar ve Çevre ünitesinde çevre şartlarının genetik değişimlerin sürekliliğine olan etkisi anlatılacak.

Felsefe’de üniteler azaltıldı: Lisede Felsefe dersinde Varlık, Ahlak, Sanat, Din, Siyaset felsefesine yer verilmeyerek ünite sayısı azaltıldı. 15 Temmuz darbe girişimi “Çağdaş Felsefe” ünitesinde yer aldı.

STEM ve kodlama geldi: Gelişmiş ülkelerin eğitimlerinde yer verdiği STEM modeli müfredata girdi. Fen, teknoloji, mühendislik, matematik kelimelerinin İngilizce baş harflerinden oluşan STEM programı kapsamında örneğin matematik dersi içinde hayat bilgisi, tarih içinde kodlama dersi yer alacak. Yine son yıllarda tüm dünyada yıldızı parlayan, bilgisayar yazılım programlarının ilk adımı olan ‘Kodlama’ eğitimi de müfredata girecek.

‘Öneri alma süreci sembolik’

Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca: Ülkenin eğitim sistemi ve geleceği açısından böylesine önemli bir konuda taslak programlarla ilgili önerilerin 10 Şubat tarihleriyle sınırlandırılması, MEB’in müfredat taslakları ile “öneri alma” sürecini sadece sembolik olarak ele aldığını göstermekte. Yeni müfredat programı oluşturulurken iktidarın siyasal-ideolojik çizgisi ile ters düşmeyen, aynı zamanda mevcut eğitim politikaları ile uyumlu bir müfredat programının hazırlandığı anlaşılmakta.

Tüm ülkeyi ve gelecek nesilleri yakından ilgilendiren eğitim müfredatı gibi bir konuda, taslağın, siyasal ve ideolojik olarak iktidara yakın çevrelerin müdahalesiyle daha da geriye götürülmesi, bilime ve aydınlanma düşüncesine karşı adeta bayrak açılması söz konusudur. Ders kitaplarında bir süredir sürdürülen “sadeleştirme” ve “basitleştirme” uygulamalarının doğrudan bilim, felsefe, tarih ve sanat derslerini hedef alması, ünite ve kazanım sayılarının azaltılarak, “dini” ve “milli” öğeler ve referanslarla donatılmış bir müfredat oluşturulmak istenmekte. Bugün dünyanın her yerinde bilimsel bir gerçeklik olarak kabul edilen Evrim Teorisi’nin kitaplardan çıkarılması başlı başına bir skandaldır.

Tarih ders kitaplarında Atatürk ve Cumhuriyetin ilk yılları ile ilgili bilgilerde ciddi bir ayıklanma yapılırken, Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili son derece ayrıntılı eklemeler yapılması dikkat çekicidir.

‘Cihad kavramı bilinmiyor’

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi: Bakanlığın yapmış olduğu taslak çalışmayı kamuoyuna açarak, katılımcılığa imkân veren bir sistem işletmesini olumlu bulduk. Mevcut müfredatla ilgili kısmen bir değişim süreci başlatılmış oldu. Bazı derslerin kapsamında daraltma ya da genişleme değil bir değerlendirme yapıldığını gözlemliyoruz. Taslak metinde şu andaki müfredatta kamuoyunda tartışıldığı kadar çok ciddi bir yenileşme olmadı.

Taslakta Atatürk’ün veya Cumhuriyet’in ilk yıllarında olup bitenlerin öğretilmesi açısından herhangi bir problem söz konusu olamaz. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin yakın tarih veya Cumhuriyet tarihi çerçevesinde değerlendirilmesini ve konuların bu boyutta bir tarih perspektifiyle ortaya konulmasını istiyoruz. Bunu İnkılap Tarihi kaldırılsın şeklinde değerlendirenler oldu.

Din kültürü dersinin birinci sınıftan itibaren verilmesini istedik. OECD standartlarında dünyanın her yerinde ortalama 4 saat ilkokul seviyesinde din eğitimi veriliyor. Ama bizde yalnızca 4. sınıfta 2 saat olarak veriliyor. Bir arkadaşımız dine dair konuları 12-13 yaşından itibaren vermeli çünkü soyut kavramlar tartışılıyor diyor. Anacak dinin pratik, somut tarafları da vardır. Öğrencilerin seviyesine göre verilebilir. Bunun yanı sıra “cihad” kavramının yerli yerine oturması çok önemli. Cihad bir insanın gayretini ifade eder. Kur’an’da geçen bir kavram. Bir kavramı kötü insanlar kirletiyor diye kavramı terk etmemiz gerekmiyor. Onun doğru tarafını çocuklarımıza öğretmeliyiz.

‘İslami kimliğe vurgu’

Eğitim Sen 3. Dönem Genel Başkanı Alaaddin Dinçer: Taslakta dikkat çeken bulgular:

Ünitelerin, kazanımları zenginleştiren, güçlendirip çeşitlendiren özellikler taşıması, ayrımcılık içeren kimi ögelerin ayıklanması, daha özgürlükçü, eşitlikçi, farklılıklara dair farkındalık yaratma çabası içinde olunduğu görülüyor.

Müfredatta İslami kimlik ve vurgu daha ön plana alınmış. Türkçe, Sosyal Bilgiler, Tarih, Seçmeli Tarih Dersleri, Türk Dili ve Edebiyat derslerinde önerilen konu içeriklerinde ve kazanımlarda milliyetçi yaklaşımların yanında İslamcı geleneksel yaklaşımın abartılı, örtük ve açık bir şekilde yer almakta. Sıralama köklerine, dinine, diline ve tarihine sahip çıkıp, bu değerleri benimseyen, aynı zamanda evrensel değerleri de özümsemiş insan model yaratmak amaçlanmış. Temel alınan asıl değerler bunlar olunca evrensel değerlerin bir bölümü aksesuar gibi kalmış.

Derslerin tamamında bir ‘sadeleştirme’ söz konusu. Bu ‘sadeleştirmeden’ 1, 2. ve 3. sınıf Hayat Bilgisi dersinde yer alan Atatürk ile ilgili bilgiler de payına düşeni almış.

1. sınıf öğrencilerine dini bayramlarla ilgili kazandırılması önerilen kazanımlar 1. sınıf düzeyinin üzerinde. İlle de bir kazanım verilecekse ülkedeki bütün yurttaşların dini bayramları yer almalıydı.

15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ile Zafer Bayramı’nın 1. sınıflarda işlenecek olması sınıf seviyesi düşünüldüğünde anlamsızlaşabilir.

‘Hayatın başlangıcı ve evrim’ ünitesi çıkarılmış. Biyoloji bilimine büyük katkılar sunmuş tarihi kişiler arasında Darvin yok.

‘Pat diye önümüze konuldu’

Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Cansel Güven: Müfredat ders belletmek değildir, yurttaş yetiştirmektir, insan mühendisliği makro planıdır. Makro planlar her yıl, her dönem değişmez. İlk, orta, lise öğrencilerinin bilişsel düzeyleri, becerebilecekleri, hangi sırada neyi öğrenebileceklerini keşfetmeye gerek yok. Bilimsel bulgulara, dünyadaki başarılı örneklere bakmak yeter. Geri kalanı Milli Eğitim.

Geçtiğimiz yıl yurt genelinde öğretmenlerimize uyguladığımız ankete göre mevcut müfredat bilimsellikten uzak, eksikleri kadar fazlalıkları olan, değiştirilmesi gereken bir yapıdır. Yenisi de tıpkı eskisi gibi nerede, kimler tarafından hazırlandığı belirsiz şekilde pat diye önümüze konulduğu için endişeliyiz. 50’den fazla ders içeriğini henüz tamamen incelemiş değiliz. Temsil yetkili sendikanın ülke gündemine taşıdığı Atatürkçülük konularının müfredattan ayıklanması talebini içeren müfredat raporu ile Bakanlık taslağı ne denli örtüşüyor göreceğiz. Takvimdeki çakışma oldukça manidar. MEB keşke geniş katılımlı bir çalıştay düzenleseydi, eksikleri ve önerileri derleseydi.

‘Arapça kelime ve tabirlerin ağırlığı artmış’

Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası Genel Başkanı Mehmet Balık: Eğitim-Bir-Sen “Gecikmiş Bir Reform Müfredatın Demokratikleştirilmesi” adı altında bir rapor hazırladı. Bu raporun yayımlanmasından hemen sonra MEB müfredatla ilgili taslak programını kamuoyuyla paylaştı.

Yeni müfredatta canlılığın oluşumuyla ilgili hipotezler müfredattan kaldırılarak öğrencilerin karşılaştırma yapma, tartışma, sorgulama ve düşünme gibi eylemlerine fırsat verilmeden öğretmen ne söylerse onunla yetinme zorunda bırakılmışlardır. Evrim de bir teoridir ve bu teoriyle ilgili Google Scholar isimli akademik makale arama motorunda evrimsel biyoloji ile ilgili 3 milyon 580 bin makale, kitap, tez bulunmakta. Öğrenciler bu kadar bilgiden bihaber olarak eğitimlerini tamamlayacak ve dünya biliminin gerisinde kalacaklar.

Hz. Muhammed’in Hayatı adlı ders seçmeli olarak 5. sınıftan 12. sınıfa kadar okutulmakta. Yeni taslakta amaçlar eskisine oranla daha spesifik. Kullanılan dil daha ideolojik / ümmetçi bir içerikte. Ayrıca dersin kapsamı genişletilmiş ve sahabe kavramı da dahil edilmiş. Oysa sahabe konusu dersin adı düşünüldüğünde kapsam dışı olmalı. Taslak programda değerler başlığı altında verilen listede “cihad” kavramı da bulunmakta. Bakanlık cihadı bir değer olarak niteliyor. Fakat cihad özellikle son dönemde pek çok tartışmanın odağında yer alan bir kavram.

5. sınıf yeni taslak programında eskisine oranla bilimsel dilden uzaklaşma var. Yeni programdaki dilde Arapça kelime ve tabir ağırlığı daha fazla. İdeolojik / ümmetçi referans daha kuvvetli. Şii ve Alevi Müslümanlar için en önemli kavramlardan biri olan ehlibeyt kavramı sahabe kavramı karşısında önemsizleştirilmeye çalışılmış.

Yaşar’ın dil eğitimi akredite edildi

Yaşar Üniversitesi, dünyanın saygın yüksek öğretim kurumlarına verilen Commission on English Language Program Accreditation’a (CEA) bir kez daha sahip oldu. 2011’de 5 yıllığına akredite edilerek bu alanda bir ilke imza atan üniversite, son akreditasyonla bu yetkiyi, 2027’ye kadar sürdürecek. Dünya’da ABD Eğitim Bakanlığı’nın yetkilendirdiği tek akreditasyon kuruluşu olan CEA, 30 kurumun başvurusunun karara bağlandığı toplantıda Yaşar Üniversitesi’nin ABD üniversitelerinin ve dil okullarının tabi olduğu 44 kalite standardının tamamını karşıladığına karar verdi. Konuyla ilgili bilgi veren Rektör Prof. Dr. Cemali Dinçer, “Akreditasyon, öğrencilere verilen eğitimin uluslararası kalite standartlarında ve sürdürülebilir olduğunun en objektif ölçütü olarak biliniyor. Akredite programlardan mezun olan öğrencilerin sertifikaları ve diplomaları uluslararası alanda bilinir ve tanınır hale geliyor” dedi.

Yeni hayata satrançla hamle yapacaklar

Türkiye Satranç Federasyonu’nun (TSF) 2005’ten bu yana ana sponsoru olan Türkiye İş Bankası’nın desteği ile çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimlerine önemli katkıda bulunan satranç sporu, suça sürüklenmiş çocuklar için cezaevlerine taşındı. İki kurumun sponsorluğunda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle başlatılan ‘Yeni Hayata Bir Hamle’ projesi kapsamındaki ilk satranç sınıfı Ankara Sincan’da açıldı. Proje ile 30 cezaevinde, 40 satranç sınıfı açılacak, bu sınıflarda satranç takımları, satranç eğitim panoları ve taşları ile satranç sporuna ilişkin kaynak kitaplar yer alacak. Kurulacak ‘bahçe satrancı’ ile çocukların açık havada da satranç oynayabilmesi planlanan projede, buralardaki personele de TSF tarafından antrenörlük eğitimi verilecek. Projede suça sürüklenen çocukların özel hayatlarının gizliliği ilkesine hassasiyet gösterilecek.

Doğa’nın sınavına rekor başvuru

Doğa Okulları’nın burslu eğitim imkânı sunmak amacıyla düzenlediği 2017 yılı bursluluk sınavına 103 bin 216 öğrenci başvuru yapıldı. Bu yıl sınava yaklaşık 80 bin öğrencinin başvuracağını öngördüklerini, ancak beklentilerinin çok ötesinde ilgi olduğunu belirten Doğa Okulları Ceo’su Devrim Karaaslanlı, “Her anne babanın en büyük gayesinin çocuklarını iyi bir okulda okutarak güzel bir gelecek sağlamak olduğunu biliyoruz. Eğitimde her gelişmeyi titizlikle inceleyen veliler, bu alanda adeta biz eğitimciler kadar bilgi sahibi. Bu nedenle kurumumuzu seçmeleri bizleri gerçekten gururlandırdı. Sınava başvurarak bize güvenini gösteren herkese çok teşekkür ederiz” dedi.

TED Rönesans’ta sanatçılarla buluşma

TED Rönesans Koleji, bu yıl 3. kez düzenlediği ‘5 Duyu 1 Kitap’ projesiyle, edebiyat dünyasının önemli isimlerini öğrencileriyle buluşturuyor. 16-20 Ocak tarihleri arasında kutlanan Kütüphaneler Haftası’nda, çocuk edebiyatının tanınmış yazarları hafta boyunca düzenlenecek söyleşi ve atölyelerde, öğrencilerle bir araya geliyor. ‘Okudukça’ temasıyla gerçekleştirilecek proje kapsamında öğrenciler; şair Ataol Behramoğlu, yazarlar Mine Soysal, Feyza Hepçilingirler, Fatih Erdoğan, Kaan Elbingil, Aslı Der, Ferda İzbudak Akıncı, Ömer Açık, İshak Reyna ve yaratıcı drama eğitmenleri Senem Kıroğlu Nane, Nilay Yılmaz ve Çiğdem Odabaşı ile söyleşiler yapılacak. Programın ilk gününde Şair Ataol Behramoğlu’nun şiir dinletisi ile yazar Fatih Erdoğan, ‘Kemancı Ayı Masalı’, Kaan Elbingil ise ‘Berk Mucit Oldu’ kitaplarının söyleşisiyle çocuklarla buluştu.