Geri Dön
Kültür SanatBir Stephen King klasiği tam metin ayrıcalığıyla: Şeffaf (Tommyknockers)

Bir Stephen King klasiği tam metin ayrıcalığıyla: Şeffaf (Tommyknockers)

Stephen King’in en sevilen eserlerinden Şeffaf (Tommyknockers) Altın Kitaplar logosuyla tam metin olarak raflardaki yerini aldı.

Bir Stephen King klasiği tam metin ayrıcalığıyla: Şeffaf (Tommyknockers)

Usta yazar Stephen King’in en beğenilen eserlerinden biri şüphesiz ki Şeffaf (Tommyknockers)… 824 sayfalık tam metnini okuma keyfiyse bambaşka doğrusu. Olay örgüsü üzerine kurulu yalın anlatımı her zamanki gibi okuyucuyu alıp götürmüş.

Bir Stephen King geleneği olarak küçük bir Amerikan kasabasında başlayan kitap alışıldığı üzere aklın hayalin almayacağı özgün bir maceraya sürüklüyor bizleri. Korku ve gerilimin efsane ismi Stephen King’in hikayelerindeki “küçük ve sakin kasaba”yı bir başlangıç noktası olarak düşünürsek başlayan maceranın da bu noktadan geçen sonsuz sayıdaki doğruyu andırdığını söylemek mümkün.

Hikaye, Bobbi Anderson isimli yalnız bir kadının ormandaki rutin yürüyüşü sırasında karşılaştığı tuhaf bir metal parçasıyla başlıyor. Toprağa gömülü bu metali kazıp çıkarmaya çalışırken tek gözü katarakttan kapanmış yaşlı köpeğinin iyileşip gençleşmeye başladığını fark ettiğinde donup kalıyor. Kendisi de şiddetli bir regli kanamasına tutuluyor. Yorgunluktan bitkin düşene dek yaptığı kazı çalışmasının ardından evine dönüyor ve “gelişim” süreci böylece başlıyor.

Bu sırada alkolik, şair ve evveliyatında tam da bu sebeple yanlışlıkla karısını vurmuş olan eski sevgilisi, yeni arkadaşı Jim Gardener, nükleer santral aleyhine yaptığı bir tartışma sırasında sarhoş olup rezalet çıkarmasıyla bir davetten kovulup intihar etmeye karar veriyor. Ama onu alıkoyan bir şey var. İçinden gelen, son bir kez Bobbi’yi görmesi gerektiğine dair önü alınamaz dürtüye boyun eğerek Bobbi’nin yaşadığı kasabanın yolunu tutuyor.

Bu zorlu yolculuk sonunda Bobbi’yi anoraksia sınırına gelmiş kadar zayıf ve yorgun halde buluyor. Jim’i düşünce gücüyle çağırdığını söyleyen Bobbi, uzun zamandır durmaksızın çalıştığını ve o sebeple böyle güçten düştüğünü söyleyerek uzun bir uykuya dalıyor. O uyurken evi dolaşma fırsatı bulan Jim Gardener, kovboy romanları yazan Bobbi’nin evindeki her şeyi yüksek mühendislik bilgisi gerektiren sistemlerle onardığını görünce şaşkına dönüyor. Bobbi’nin 1 günde yazdığı yepyeni romanı gördüğündeyse artık geri dönüşü olmayan bir yolda buluyor kendini.

Kitapta ilginç bir detay da var. Kitabın yazıldığı dönem alkol sorunları yaşayan Stephen King, aynı dertten muzdarip ve Jim Gardener karakterini yazarken birnevi kendinden esinleniyor. Bu bilgiyle birlikte King’i, Jim Gardener karakteriyle özdeşleştiren okur, bahsi geçen dönemde onun hislerini yakından tanıma fırsatı bulurken, kitap bu özelliğiyle bambaşka bir perspektiften inceleyebileceğimiz bir hal alıyor.

“Rüya makinesi” olarak tanımlanan ve düşünce gücüyle çalışan daktilolar, uçabilen çim biçme makineleri, “geliştikçe” dişleri dökülmüş telepatik canlılara dönüşen ve aynı oranda saldırganlaşan insanlarıyla son ana dek hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan kitap, tam metin baskısıyla tüm detaylara vakıf olabilmemizi sağlıyor.