Geri Dön
Kültür SanatBizi bu girdaptan sanat çıkaracak

Bizi bu girdaptan sanat çıkaracak

“Hayal Fanusu” Bozlu Art Project’in Dr. Şükrü Bozluolçay koleksiyonundan hazırladığı, Türk sanatının tarihsel süreçteki gelişimini koleksiyondaki yapıtlar üzerinden yansıtan “hatırlamak” üzerine bir sergi

Bizi bu girdaptan sanat çıkaracak

Seray Şahinler - "içinde şaşkın kaldığımız şu çarkıfelek, Biliriz ki hayal fanusu ondan bir örnek. Güneşi çerağ bil, âlemi de fanus. İçinde dönmekteyiz şekil şekil, benek benek.” Ömer Hayyam

Bozlu Art Project özel yayınları ve sergileriyle sanata önemli katkı sunan bir kurum. Klasikten moderne kadar kapsamlı sergilere ve bu sergilere eşlik eden arşivlik yayınlara imza atan Bozlu şimdi kendi sandığını açıyor ve kurucusu, Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolçay’ın koleksiyonundan hazırlanan sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Mongeri Binası’nda düzenlenen “Hayal Fanusu”, Türkiye’deki tuval resminin ilk örneklerini veren Asker Ressamlar Kuşağı’ndan günümüze kadar gelen “renkli” bir yolculuk. Türk sanatının tarihsel süreçteki gelişimini koleksiyondaki yapıtlar üzerinden kronolojik olarak yansıtan sergi, 70’e yakın sanatçı ve 100’ün üzerinde eseri bir araya getiriyor.

Hayyam’ın rubaisi

“Hayal Fanusu” ismini Ömer Hayyam’ın rubaisinden almış. Geçmişte üzerinde değişik resimlerin olduğu bir fener düşünün. Işıkla yansıtıldığında bir renk cümbüşü oluşuyor. Dönemin şairleri, sanatçıları buna bakarak hayaller kuruyor. Bir yönüyle tasavvufi göndermeye sahip. Dünyayı bir fanusa, güneşi bir ışık kaynağına benzetiyor. Bizler de gölge oyuncuları gibi bu fanusta görünüp kaybolan figürleriz. Fakat asıl mesele hayal kurmak. Platon’un mağara alegorisine kadar uzanan gördüklerimizle hakikatin aynı olmadığı düşüncesi. Bugün yaşadığımız dünya da bir nevi fanus, hatta pandemiyle birlikte fanus içinde fanusta gibiyiz. “Hayal Fanus”u bizi bu girdaptan çekip çıkarmak için sanatın ışığına tutunuyor. 

Bizi bu girdaptan sanat çıkaracak

Klasik, modern, çağdaş 

Koleksiyonun hikâyesi 40 yıl öncesinde dayanıyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu olan nükleer tıp ihtisası gören Şükrü Bozluolçay henüz tıp fakültesi öğrencisiyken resme ilgi duyuyor. Bu merak kırk yılda Türk resminin en seçkin örneklerini buluşturan büyük bir koleksiyona dönüşüyor. Koleksiyon sergilerinde ağırlıklı olarak klasikleri görsek de Bozluolçay ilk örneklerden güncel sanatçılara uzanan dinamik bir koleksiyona sahip. Sanat tarihçisi Dr. Özlem İnay Erten küratörlüğünde hazırlanan sergide klasik, modern ve çağdaş dönemden eserler bir arada. Sergi, Türkiye’de tuval resminin ilk örneklerini veren “Asker Ressamlar Kuşağı”ndan başlayıp, II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e geçişte önemli bir varlık gösteren “1914 Kuşağı Sanatçıları”na, “Müstakiller” ve “d grubu” gibi ilk sanatçı örgütlenmelerine dek uzanıyor. Ardından 50’li ve 60’lı yıllarda varlık gösteren “Paris Okulu”, “1968 Kuşağı Sanatçıları” gibi oluşumların izini sürerek günümüz sanatçılarının yapıtlarına kadar ilerliyor.

Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya, Ömer Adil, Şevket Dağ, Ahmet Ziya Akbulut, Nurullah Berk, Elif Naci, Sami Yetik, Ali Sami Boyar, İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Namık İsmail, Feyhaman Duran, Server Demirtaş, Selma Gürbüz, Murat Germen, Bubi, Bedri Baykam, Neşe Erdok, Komet, Burhan Doğançay gibi isimleri bir arada görebilmek çok kıymetli. Modernleşme süreciyle ilk tuval resimlerini yapan askeri ressamların yaptıkları ya da yapamadıkları üzerine düşünüyoruz sergide. 1950’lerden itibaren Türk resminin modernleşme sürecini, Batı’yla etkileşimini, 1980’lerden sonraki önemli kırılmaları görüyoruz. 90’lardan itibaren özelleştirme politikalarının bir yansıması olarak sanat piyasasının yükselişi, sanatçıların bireysel projelerinin dünyayla entegrasyonu ve iş birliklerinin artmasıyla sanat dünyasının nereden nereye geldiğini izleyebiliyoruz. Elbette temaların zaman içerisindeki değişimi, malzeme kullanımındaki tercihlerin zamanla ne yöne evrildiği de önemli.

Koleksiyon sergileri izleyici için nostaljik tatların ön plana çıktığı, estetik hazzın yüksek olduğu sergilerdir. Fakat diğer yandan araştırmacı, akademisyen ve öğrenciler için ders niteliğindedir. “Hayal Fanusu” da onlardan biri. Sergide yer alan güncel sanatçıların neredeyse tamamı Bozlu Art’ın temsil ettiği sanatçılar. Bozlu bu sergiyle hem Türk resmine hem kendi geçmişine bir yolculuk yapıyor.

Dönemini en iyi yansıtan eserler

Küratör Dr. Özlem İnay Erten, “Eserleri, dönemlerini en iyi yansıtacak şekilde, ön plana çıkan sanatçıları ve kırılmaları yansıtacak işler arasından seçtim. Bir sanat izleyicisinin sergiye geldiği zaman başlangıcından günümüze kadar sanat tarihimiz hakkında belli ölçüde fikir
sahibi olabilmesini amaçladık” diyor. Sergiye aynı isimli kapsamlı bir yayın da eşlik ediyor. Yine Erten tarafından hazırlanan kitap, sanatın kronolojik süreçteki gelişimini koleksiyondaki yapıtlar üzerinden ele alarak, sanat tarihimiz hakkında kapsamlı bir perspektif ortaya koyuyor.