Geri Dön
Kültür SanatFrida’nın mavi evine çevrimiçi yolculuk

Frida’nın mavi evine çevrimiçi yolculuk

Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun doğduğu ve hayatının çoğunu geçirdiği evi La Casa Azul, geçtiğimiz yıl çevrimiçi olarak ziyarete açılmıştı. 13 Temmuz’da ölümünün 67’nci yılı olacak ressamın hatırasına Frida Kahlo Museum’u ziyaret ettik.

Frida’nın mavi evine çevrimiçi yolculuk

Gizem Çetimen Pandemiyle birlikte hayatımıza ‘sanal müze’ kavramı da girmiş oldu. Bu vesileyle salgının en karanlık dönemlerinde evimizde oturduğumuz yerden milyonlarca kilometre uzakta olan bir müzeyi ve galeriyi sanki ‘oradaymışız’ gibi gezmeye ve eserleri yakınlaştırma tuşuna basarak incelemeye başladık. Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun eserlerinin ve özel eşyalarının yer aldığı Frida Kahlo Museum da geçtiğimiz yıl kapılarını çevrimiçi olarak ziyaretçilerine açan müzeler arasında yerini aldı. Meksika’nın başkenti Meksiko’daki Coyoacán kasabasında bulunan müze, aynı zamanda Frida Kahlo’nun 6 Temmuz 1907’de gözlerini açtığı, yaşamının büyük bir çoğunluğunu geçirdiği ve 13 Temmuz 1954’te hayatını kaybettiği evi. 1958 senesinde müzeye dönüştürülerek Frida Kahlo Museum ismini alan bina, duvarları mavi olduğu için La Casa Azul (Mavi Ev) olarak da biliniyor.

Frida’nın mavi evine çevrimiçi yolculuk

Anılar arasında gezinti

Frida Kahlo Museum, müzenin kendi internet sitesinden ya da Google Arts&Culture’ın internet sitesi üzerinden gezilebiliyor. Müzenin sanal turuna başlanıldığında izleyici kendini evin bahçesinde buluyor. Ok işaretlerinin yardımıyla hareket ederek müzenin bahçesinde ve müzenin içinde dolaşmak mümkün. 10 odadan oluşan müzenin zemin katında, Frida Kahlo’nun aralarında “The Two Fridas”, “Frida and the Cesarean” ve “Marxism Will Give Health to the Sick” adlı eserlerinin de olduğu pek çok tablosu sergileniyor. Ayrıca ressamın kendi yapıtlarının yanı sıra Kahlo’nun eşi ressam Diego Rivera’nın ve o dönemin sanatçılarından Paul Klee ile Jose Maria Velasco’nun da tabloları yer alıyor. Yine müzenin zemin katında izleyiciler, Kahlo’nun resim atölyesine girip sanatçının kitaplarını, boyalarını ve tuvallerini de inceleyebilir. Alt kattaki diğer odalarda ise sanatçının kullandığı günlük eşyalar, mektuplar, fotoğraflar ve notlar yer alıyor. Evin mutfak ve yemek odasında ise mavi ve sarı çini tezgâhlar, Frida’nın kız kardeşi Ruth’un sanatçının zamanının çoğunu geçirdiğini söylediği uzun sarı masa bulunuyor. İzleyici, evin üst katına çıktığında ise Frida’nın yatak odasıyla karşılaşıyor. Kahlo’nun yatağında omurgasını desteklemek için giymek zorunda kaldığı boyalı alçı bir korse ve yatağın gölgeliğinin altında otoportresini yapmak için kendini gördüğü ayna da Kahlo’nun çektiği acıları ziyaretçilere aktarıyor. Böylelikle de müze turu bitiyor.

Hayaleti evde dolaşıyor

Amerikalı yazar Arianna Davies “What Would Frida Do?” isimli kitabında, Frida Kahlo’nun ruhunun, sanatçının Meksika’daki müzesinin odalarında dolaştığını iddia etmişti. Davis’in kitabında Kahlo’nun eski evi olan müzenin küratörlerinin, sanatçının hayaletinin bazen hava karardıktan sonra evine döndüğünü ve müzede sergilenen kıyafetlerini giydiğini anlattığını belirtti. Kaliforniya merkezli internet sitesi Southbay’da yayımlanan bir makalede ise Marlene Stnrang, “Müzenin müdürü bize, Kahlo’nun bodrumdaki ofisinden kimse yokken ayak seslerini duyduğunu itiraf etti” ifadelerine yer vermişti. Bu hikâyelerin yanı sıra Kahlo’nun cesedi yakılırken ayağa kalktığı, gülümsediği ve saçları alev alırken başının etrafında bir alev tacı oluştuğuna ilişkin efsane de hâlâ anlatılıyor.