Geri Dön
Kültür SanatGeriye doğru bir göç hikâyesi

Geriye doğru bir göç hikâyesi

Ozan Tekin’in “Anarya 1” adlı yeni EP’si 65 yıllık bir piyanonun tamiriyle ortaya çıkan şarkılardan oluşuyor. Köln’de yaşayan müzisyen, 3 seriden oluşacak EP çalışmasını Milliyet Sanat’ın temmuz sayısında anlattı

Geriye doğru bir göç hikâyesi

Eda Solmaz - Ozan Tekin’in geriye doğru bir göç hikâyesini anlattığı ve solo piyano kompozisyonlarından oluşan “Anarya I” EP’si mayıs ayında dinleyicilerle buluştu. Geriye doğru bir göç hikâyesini konu alan solo proje, Almanya’da başlayarak İstanbul’a kadar devam edecek ve Tekin’in memleketi olan Adana’da bitecek.

“Anarya 1” EP’si geçen ay dinleyicisi ile buluştu. Projeyi yaratım süreciniz piyanoyu bulmanızla mı başladı?

Geçmişte piyano için yazdığım parçalarım olsa da bir piyano albümü yapma ve geriye göç hikâyesini yazma motivasyonu bu eski piyanoyu bulmamla başladı. Almanya’ya yerleşmemle yaşadığım göçmenlik tecrübeleri ve ardımda bıraktığım Türkiye’deki geçmişin üzerimdeki etkileri de bu hikâyeyi oluşturmama vesile oldu diyebilirim.

Piyanoyu tamir ederken aklınızda hangi şarkılar dönüyordu?

Piyanoyu bulduğumda tamirine dair hiçbir fikrim yoktu. Tamir süreci çok gergin geçti. Cahil cesareti ile bir anda kendimi içinde bulduğum bu süreçte yanlış bir şey yapmamak adına temkinli davranmaya çalıştım. Haliyle böyle bir anda kafamdan bir şarkı geçmesine pek imkân olmadı.

Piyanunun daha önceki sahibi nasıl müzikler yapıyormuş?

Bana piyanoyu veren eski sahibi aslında piyano çalmayı bilmiyordu. Taşındığı evde bir önceki sahibinden kalmış ve yıllarca beraber yaşamışlar. Atmaya da kıyamamış lakin gün gelip o evden çıkması gerekince piyanodan da kurtulması gerekmiş. O sırada piyano ile yolum kesişti.

Şarkıları yaratım sürecinde siz nasıl bir hissin içindeydiniz?

Aslında benim için de bazı parçalar o zıt anları veya hisleri birleştirebiliyor. Parçaların hepsi son 3 senede ortaya çıktı. Yaratım süreçleri farklılıklar gösterse de özellikle Almanya’ya yerleştiğim ilk yılın ağırlığı ile yazdığım parçalar var. İlk zamanlarda yazdıklarım daha çok öfkelendiğim, tedirgin olduğum, özlem veya kayıp hissettiğim zamanlarda piyanoyla konuştuğum anlarda çıktı. Son senede ise daha ferah ve sakin hislerle de parçalar yazdım.

‘Bağımsız olmak kesinlikle güzel’

Almanya’da daha özgür bir müzikal diliniz olduğunu düşünüyor musunuz?

Müzikal ifademi en başından beri hep açık ve özgür tutmaya çalıştım. Almanya’da olmak bana daha özgür bir müzikal ifade kazandırdı mı, emin değilim.Buradaki küçük, düz ve basit hayatın içinde müzikle olan ilişkim öncesine göre çok farklı. Bağımsız bir sanatçı olmanın dünyanın hiçbir yerinde kolay olmadığı kanısındayım. Türkiye’de de yaptığım gibi aynı anda birçok müzikal proje ile çalışarak ve bir yandan da ek işler yaparak geçimimi sağlıyorum. Bağımsız olmak kesinlikle güzel ama burada da kolay değil.

Geriye doğru bir göç hikâyesi

Söyleşinin tamamını Milliyet Sanat’ın temmuz sayısında okuyabilirsiniz. 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler