Geri Dön
Kültür SanatHayattan ilham aldılar dansla anlattılar

Hayattan ilham aldılar dansla anlattılar

Her dansçının kendi hikâyesini kısa film tadında, sinematografik bir dilde, kendine özgü hareket kaliteleri ile ifade etmeye çalıştığı “Dans Hep Var”, uzun yıllar sonra Türkiye’de çağdaş dans alanında neler yapılmış diye dönüp bakıldığı zaman yaşadığımız döneme ayna tutacak.

Hayattan ilham aldılar dansla anlattılar

 

Seray Şahinler - Kısa filmden caz festivaline, sanat ödüllerinden sergilere uzanan pek çok etkinliğe imza atan Akbank Sanat bu kez dans için kolları sıvadı. Akbank Sanat’ın ilk kez hayata geçirdiği “Dans Hep Var” projesi YouTube üzerinden izleyiciyle buluştu. Pandemi döneminde hayata geçirilen, sessizlikte dansın sesini duyuran bu performanslar hareketlerin kısıtlı olduğu bir dünyada dansın varlığını ortaya koyuyor. Dans sessizliği sese, hareketsizliği ritme, sınırları yeni başlangıçlara, yalnızlığı birlikteliğe dönüştürüyor. “Dans Hep Var”ı Akbank Sanat İletişim Yöneticisi Çağla Demiralp ile konuştuk.

- “Dans Hep Var” projesi nasıl doğdu? Sizi dans adına proje yoluna çıkaran şey neydi?

Akbank Sanat olarak çağdaş dansı 21 yıldır destekliyoruz ve bu alanda teknik dersler, yabancı ve Türk koreograflarla atölyeler, performanslar hazırlıyoruz. Pandeminin başlamasıyla birlikte tüm dans etkinliklerimizi çevrimiçi platformlara taşıdık ve üç çatı altında topladık. Yetişkinler ve çocuklar için çağdaş dans tekniği derslerimiz bunlardan ilki. İkinci çatımız ise Duolar&Düetler ismini taşıyan müzik ve dans alanında eser üreten sanatçılara beraber sahne imkânı veren projemiz; özgün, çoğu zaman doğaçlama yapıtlar ortaya koymalarına olanak sağlayan video performanslardan oluşuyor. “Dans Hep Var” çatısı ise sahnede, doğada, şehrin farklı bölgelerinde müzik, koreografi ve mekânı birleştiren yapıtlara olanak sağlıyor.

- Müzik ve sahne sanatları adına çok şey yapılıyor fakat özel olarak dans ekseninde böyle büyük çaplı projeler yok gibi… Dans Hep Var’ın bu noktadaki sözü nedir?

“Dans Hep Var” her zaman aklımızda olan bir projeydi ancak pandeminin başlamasıyla birlikte hayata geçmesi için doğru koşullar ortaya çıktı. Dansı hayatın bir parçası olarak; sergilerimizden festivallerimize kadar birçok projemizle bir araya getirmeyi hedefliyoruz. İzleyicilerle hâlâ niş bir alan olarak görülen çağdaş dansı yakınlaştırmak ve bu alanda eser üreten tüm dansçılara, özellikle de genç dansçılara olanak sağlamak, ilham vermek en büyük amacımız. “Dans Hep Var” sürekliliği olacak ve farklı içeriklerle büyüyecek bir yapıda kurgulandı. Aslında bu proje uluslararası bir proje. Türkiye ve İstanbul’la başladık ancak dünyanın faklı ülkelerinden dansçılar da yer alacak. Uzun yıllar sonra Türkiye’de çağdaş dans alanında neler yapılmış diye dönüp bakıldığı zaman yaşadığımız döneme ayna tutacak. Bir arşiv niteliği kazanacak.

Hayattan ilham aldılar dansla anlattılar

- Performanslar oldukça etkileyici. Konsepti nasıl belirlediniz, danslara şekil veren neydi?

Performanslarda hayattan ilham aldık. Projenin taşıyıcı öğesi dansçının kendi stilinde, hissettiği gibi dans etmesi için yaratılan 59 saniyelik performanslar. Her dansçı kendi hikâyesini kısa film tadında, sinematografik bir dilde, kendine özgü hareket kaliteleri ile ifade etmeye çalışıyor. Bazen mekân, bazen müzik bazen de hayalindeki koreografi üzerine kurguluyoruz. Pandemiyle birlikte bu yeni koşullarla başa çıkmak ve hayata olumlu tarafından bakabilmek önem kazandı. Onun için anlatmaya çalıştığımız hikâye ne olursa olsun pozitif bir bakış açısıyla ele almaya çalışıyoruz. 31. Akbank Caz Festivali kapsamında “Şehrin Caz Hali”nde “Dans Hep Var” söylemiyle, çağdaş dans ve cazı bir araya getireceğiz. Galataport İstanbul Paket Postanesi, Müze Gazhane, Swissotel Sultan Park, Tersane İstanbul gibi yeni festival ve konser mekânlarımızda dansçılar, o mekânda konser verecek caz sanatçılarının eserlerinde dans edecekler. Disiplinlerarası etkileşimin projeyi farklı kılan en önemli unsur olduğunu düşünüyorum.

- Sessizlikte dansın sesini duyuran bu performanslar hareketlerin kısıtlı olduğu bir dünyada dansın hep var olduğunu ortaya koyuyor” diyorsunuz.

Kuşkusuz dansın iyileştirici, birleştirici, kimi zaman düşündüren, kimi zaman gülümseten, ilham verici bir etkisi var. Beden dili duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır. “Dans Hep Var” performanslarında bunu gerçekleştirmeye çalışıyor, dans hep var olsun diyoruz.

Hayattan ilham aldılar dansla anlattılar

İstanbul’un dokusu var

- “Çizgiyi Geç”, “Anlık,” “Özgür Sokaklar”, “Veda Gibi” Bunlar İstanbul’u da çağrıştıran, harekete geçiren çağrışımlar. Dans Hep Var’ın şehirle ilişkisi nasıl olacak?

Yaşadığımız şehir, İstanbul, hayatımızın çok önemli bir parçası. Bu seride yer alan performanslara şehir, şehrin sokakları, dokusu ilham veriyor. Söylediğiniz gibi performans adları da bunun bir parçası.  Örneğin “Veda” Su Güzey’in İstanbul’daki son performansıydı. Amerika’ya taşınıyordu, kariyerinde yeni bir başlangıç yapacaktı ve bu performans çok sevdiği İstanbul’a bir süreliğine “Veda” idi.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler