Geri Dön
Kültür SanatKarantina mı inziva mı?

Karantina mı inziva mı?

Biz evdeyken mevsimler değişti, bazı müzisyenlerse odalarında birbirinden güzel şarkılara imza attı. Milliyet Sanat o müzisyenlerin ev stüdyolarına uzaktan konuk oldu ve inzivadaki üretimlerine kulak verdi...

Karantina mı inziva mı?

‘Enstrümanlarım oksijen tüplerim’

In Hoodies:

In Hoodies, evinde kendine ilham verici objelerin arasında ufak bir stüdyo alanı yaratanlardan. Son olarak Nantes’taki Stereolux adlı mekanda canlı performans sergileyen müzisyen, “Daha önce yazdığım ama hiç son haline getiremediğim ‘Hold On’ şarkısını Matt Loftin’in NLP projesi ile evlerden kaydettik. Zeynep Oktar ile bir belgesel üzerinde çalıştık. Roland Türkiye’nin ‘Evdeki Ses’ projesi için etrafımdaki eşyalardan ses çıkararak ritim pattern’leri oluşturmayı denedim” diyor.

In Hoodies, evdeki enstrümanların ve ekipmanlarının kendisinin oksijen tüpleri, hava boşlukları olduğunu dile getiriyor: “Çıldırtıcı bir süreçten geçiyoruz. Kişisel zorluklar bir yana, bir taraftan gelişmeleri takip etmek, sürekli azalıp artan bir endişe, sevdiklerinden ayrı olmak gibi süreçlerle başa çıkabilmeme yardım ediyor müzik. Öte yandan bugünleri sadece bu yorucu, üzücü, korkutucu tarafları ile hatırlamamak için sesli günlükler tutabilmemi sağlıyor enstrümanlar. Bulunduğun yerin bir kafese dönüşmesi çok kolay. Bunu engelliyorlar çoğu zaman.”

In Hoodies, müziğine karantinanın etkisini ise şöyle anlatıyor; “Yan yana olamadığım müzisyenlerden şarkılar ya da ses parçacıkları almayı, onlar üzerinde çalışmayı seviyorum. Her an bir diğerinden o kadar farklı ki duygular da üretim de değişiyor. Sanırım müzik de sınırları her an belirsizleşen bu çalkantılar arasında dolanıyor. Bu yüzden karantinada müzik üretmek patenlerle yokuş tırmanmak gibi hissettiriyor zaman zaman. Zemin sabit ama eğimi sürekli değişiyor.”

‘Ev stüdyoları dış dünyayı unutturuyor’

Demir Demirkan:

Demir Demirkan yaşamını Amerika’da Teksas’ta sürdürüyor ve “Zaten salgın öncesinde de evdeki stüdyomda çalışıyordum, benim için pek bir değişiklik olmadı. Sosyal medyadan canlı yayın ve video paylaşımları yapmaya alıştım. Daha önce yapmaktan çekindiğim bir şeydi bu, artık değil” diyor.

Son olarak Moda Kayıkhane’de sahneye çıktığını belirten sanatçı, karantina sürecinde bir yeni şarkı yazmış: “Şarkının adı ‘Deli Hayaller’. Kaydını evimdeki stüdyomda tamamladım. Klip için de dinleyicilerim destek verdi. Birçok video gönderdiler ve kendi görüntülerim ile montajlayarak bir klip oluşturduk.” Demirkan, bu sürecin müziğine etkisini şöyle anlatıyor: “Daha iyi odaklanabildiğim için açıkçası iyi yönde etkilendi üretim sürecim. Bir de tabii üretirken zamanın nasıl geçtiğini ve dış dünyayı unutuyor insan. ‘Evde kal’ günleri daha rahat geçiyor böylece.”

‘Müziğim daha sıcaklaştı’

Aybüke Albere:

Aybüke Albere, son olarak İstanbul’da Angie’de konser vermiş. “Hatta ondan sonra ‘Harem Kabare’ oyunum için Karadeniz’e gitmiştik, oradan İstanbul’a döndüğümde havalimanında herkes maskeler ve dezenfektanlarla dolaşıyordu” diyor. Genç müzisyen evde geçen süreçte iki şarkı üretmiş: “Üç şarkının üzerine de çalışıyoruz; biri Ezgi Yelen’le, diğeri Edis’le.” “Evdeki enstrümanlarınla nasıl bir bağ oluşturdunuz?” diye soruyorum, “Daha çok haşır neşir olduk. Yoğunluklardan birbirimize uzak kalmışız, tekrar kaynaştık. Ayrıca Instagram Live girdi hayatımıza... O da bir parçası oldu işin” diye cevap veriyor. Genç müzisyen karantinadaki müziğini ise şöyle tanımlıyor: “Müziğim ve sözlerim her zaman değişimde. Ben değiştikçe onlar da değişiyor. Ama daha da sıcaklaştı sanki. İnsan kendine yakınlaştıkça daha iyi ifade ediyor hislerini, sanırım sebebi bu. Sıcacık iki yeni şarkı yolda.”

Karantina mı inziva mı

‘Yeni bir enstrüman öğrendim’

Bora Uzer:

Bora Uzer, şu an Meksika’da Tulum’da karantinada. Karantina öncesi beş konserlik bir turneye çıktığını söyleyen Uzer, “Uruguay’dan başlayıp İstanbul’a, Moskova’dan Miami’ye, son olarak da Meksika Holbox’a giderek turneyi tamamladım. Ve bir gün sonra da Tulum’da karantinaya girdim” diyor. Sanatçının ev stüdyosu sahille iç içe bir alanda: “Yedi hafta Tulum sahilinde her şeyden uzak, ufak bir komün hayatı yaşadım. Burada yerli müzisyenlerle birlikte müzik yapma fırsatı buldum. Yeni bir enstrüman öğrenerek çaldığım müzik aletleri arasına Batı Afrika’ya ait Kora’yı eklemiş oldum.” Bu bir anda ortaya çıkan sürece müziğinin tepkisinin nasıl olduğunu ise şöyle anlatıyor: “Daha çok çevremdeki yeni enstrümanları şu anda yapmış olduğum müziğe adapte ettim. Karantina döneminde ürettiğim tüm şarkıları yakında çıkartıyor olacağım. Çok yakında da canlı Instagram konserlerine başlıyorum. Hazır olun!”

‘Duygularım sözlere yansıdı’

Melis Güven:

Melis Güven, son konserini doğduğu yer olan Yalova’da vermiş. Karantina üretimlerinde müziğin değişimi hakkında ise şunları söylüyor: “Hem toplumsal hem de bireysel anlamda değişimler bu denli yoğunken, müziğimde ve üretim sürecimde değişim kaçınılmaz oldu. Hislerimde ve düşlerimde bu değişimi yaşadığımı ve bir şekilde işime yansıyacağını biliyorum.”

Güven, evdeki müzik aletleryile bağına dair soruya ise “Eğitimimden kalma bir enstrüman disiplinine sahibim, ancak bu süreçte aramıza biraz mesafe girdi diyebilirim. Yaratıcı sürecimi söz ve uyarlamaya ağırlık vererek geçirmeye çalıştım” cevabını veriyor. Karantina sürecinin müzik üretimine yansımasını da şöyle anlatıyor: “İlk haftalarda sürece adapte olmaya çalışıp hiçbir şey yapamadım, zaman geçtikçe defter ve kalemlerimi hep gözümün önünde bulundurmaya çalıştım. Bu dönemin getirdiği duygular kalemime yansıdı, yakın zamanda üzerinde çalıştığım EP tamamlanmış olacak.”

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler