Geri Dön

Sanat dünyasının salgınla imtihanı!

Koronavirüs önlemleri kapsamında kültür sanat etkinliklerine getirilen kısıtlamalar sektörde büyük işsizlik yarattı. Etkinlikleri iptal edilen birçok müzisyen ve tiyatrocu geçinebilmek için ya başka işler arıyor ya da memleketine dönüyor

Sanat dünyasının salgınla imtihanı!
Gizem Çetimen

İçişleri Bakanlığı’nın koronavirüs salgınına karşı aldığı tedbirler kapsamında birçok konser ve etkinlik iptal edildi. Pek çok tiyatro sanatçısı ve müzisyen de bu kısıtlamaların ardından işsiz kaldı. Çoğu tiyatro kurumu ise kira ücretini karşılayamadığı için sahnesini kapattı. Müzisyenlere ve tiyatro sanatçılarına bu kısıtlamaların onları nasıl etkilediğini sorduk.

‘Kafede çalıştım’

Cenk Dost Verdi (Tiyatrocu): Bugün gelinen noktada kısıtlamalarla tiyatrolar kâh başlama saatlerini erkene çekiyor kâh tek kişilik oyunlara yöneliyor kâh aylık oyun sayısını düşürüyor. Yani her duruma ayak uydurup hayatta kalmaya çalışıyor. Durum böyle olunca birçok meslektaşımız ya tiyatrodan uzaklaştı ya da geçinemez hale geldi. Bu süreçte ek işler yaptık. Ben bir kafede çalışıyordum. Yeni bir proje için İzmir’e gidip geldim, tekrar devam etmek zorundaydım kafeye fakat bu son “kısıtlama” bildiğiniz üzere koca bir sektörü, kafe çalışanlarını da hiçbir güvence verilmeden işsiz bıraktı. Sektör içi birtakım dayanışma organizasyonları oldu, fakat bu bile geçim denen sıkıntıya, hele hele bu koşullarda, kalıcı bir çözüm olmadı. Burada sorumlu devlet nezdinde Kültür Bakanlığı’dır. Bizleri yani özel tiyatro emekçi ve sanatçılarını gerçekten görüyor ve bu soruna samimi bir yaklaşım gösteriyorsa çözümü basit. Ödenek! 

‘Depresyona girdim’

Irmak Ayoğlu (Müzisyen): Mart ayı itibarıyla mekânlar kapandı ve işsiz kaldım. Eş dost, borç harç, yardım ve dayanışmayla 2-3 ay ancak idare ettim. Yaz geldi. Bazı turizm yerleri hareketlendi. Buna rağmen o kadar çok müzisyen işsiz kaldı ki bir kaç işletmeye hepimiz sıkıştık kaldık. Bazılarımıza sıra bile gelmedi. Kaşeler inanılmaz düştü. Bu durum beni çaresiz, sıkışmış ve umutsuz hissettirdi ve depresyona itti. Bu kısıtlamaların sonucunda, bu ülkede 31 yaşında şarkılarını icra eden kadın bir müzisyen olarak gözden çıkarılabilir olduğumu anladım. Müzisyenliğin öneminin bu ülkenin öncelikleri arasında olmadığını görüyorum. Ne diyebilirim ki? Kendi coğrafyasında değersiz hissetmiş biri sizce hangi işte verimli çalışabilir? Ben gitar çalar, şarkı yazar, söylerim. Bu soruyu düşünmediğim refahı arıyorum.

‘Farklı iş bakıyorum’

Cem Güzel (Müzisyen): Sahneye çıkamamanın bir maddi külfeti var. Bir de işin maneviyat tarafı var. Biz müzisyenler sahneye çıktıktan sonra kendini daha iyi hisseden bireyleriz. Ödememiz gereken borçlarımız var. Bir çıkar yol aradık. Pandemi öncesi sahneye çıktığımız mekân pandemi sürecinde kapandı. Bazı mekânlarda sahneye çıktık ama orada da bazı sorunlar oldu. Sanatın içinde olmak istedim hep. Ama şimdi part-time bir iş bakıyorum. Çünkü iyi kötü bir kazancımın olması gerekiyor. Bu süreç geçene kadar farklı işlere bakacağım.

‘Gelecek belirsiz’

Ezgi Gürçay Güzel (Ada Sanat Tiyatro): Diğer tiyatrolar gibi bizim tiyatromuz da pandemideki kısıtlamalardan etkilendi. Ne bilet ne de oyun satabiliyoruz. Sahnemizi de kullanamıyoruz. Ne kadar önlemler alsak da kimse korktuğu için gelmiyor. Sahnemizi yıl sonunda kapatmaya karar verdik. Giderlerimiz çok fazla. Kirayı çıkaramayacak duruma geldik. Bu sebeple de en mantıklısı sahne kapatmak gibi gözüküyor. Gelecek, bizim için büyük bir belirsizlik. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Tiyatroyu nasıl çevireceğiz, oyunlarımızı nasıl ayakta tutacağız, oyuncularımızı nasıl geçindireceğiz hiçbir şey bilmiyoruz. Önümüzde büyük bir boşluk var.

‘Bartın’a döneceğim’

Mert Uygur (Müzisyen): Bu süreçte herhangi bir kazanç elde edememdiğimiz için kiramızı ödeyemiyoruz. Bu durum psikolojik olarak da bizi yıpratıyor. Mart ayındaki karantinada Twitch adlı bir platformda canlı yayınlar yapmıştık. Burada müzisyen ev arkadaşlarımla birlikte müzik yaptık. Platform üzerinden bağışlarla ve yaptığı ödemeyle geçimizi sağlamaya çalıştık. Ancak bu da yeterli olmadı. Ailemizden destek almak durumunda kaldık. Son kısıtlamdan sonra ise ben memleketim Bartın’a dönmeyi düşünüyorum. Orada ne yapacağımı da bilmiyorum. Ailemin çatısı altında yaşayacağım.

‘Stüdyomu kapattım bir kahveci açtım’

Ersen Gök (Müzisyen): Haftanın 5-6 günü aktif sahne hayatı olan bir müzisyen olarak martta gelen yasakla kendimi ‘biraz dinlenelim’ diye teselli ettim. Sonra karantina sürecinde kendime ayırmadığım vakti buldum ve mayısta “Yazamadıklarım” isimli bir single çıkardım. Ancak vakaların artmasıyla İstanbul’daki evimi ve stüdyomu kapatma kararı aldım ve memleketim Hatay’a döndüm. Yıllarca İstanbul’da yaşamış biri olarak Hatay’da müzik dışında beni hayata bağlayacak bir yol arayışındaydım. Neler yapabilirdim? İlk dalga gibi olmayacaktı bu süreç... İkinci dalgayı nasıl idare edebilirim diye düşünürken Hatay’da bir kahveci açtım.

‘Garsonluk yaparım desem onlar da işsiz’

Ulaş Kaya (Tiyatrocu):  Pandemiden önce de zaten durumumuz bence sürdürülebilir değildi ve pandemiyle birlikte şartlar daha belirginleşti. Tiyatro yapabilmek için zaten bir çoğumuz başka birçok iş yapmak durumunda kalıyordu. Ben pandemiden önce de farklı işlerde çalışmak zorunda kalıyordum. Kısıtlama döneminde ben aylarca kiramı ve faturalarımı ödeyemedim. Çok borçlandım. Şimdi bu 8 aylık sürecin zararını karşılamak için süreç bittiğinde de en az bir 8 ay daha başka işler yapmak durumunda kalacağım. Şimdi kafeler de kapandı. Birkaç hafta önce drama dersleri vermeye başladım. Ancak online eğitime geçtik orada da. Drama eğitimini de online olarak yapmak çok zor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber