Geri Dön
Kültür SanatSavaş ve mütareke dönemi İstanbul’u

Savaş ve mütareke dönemi İstanbul’u

SALT Beyoğlu, 15 Eylül - 27 Aralık tarihleri arasında önemli bir sergiye ev sahipliği yapacak. Köpe ailesinin anılarına dayanan sergi Osmanlı’nın modernleşme süreci ile tarih sahnesinden çekilmesine ilişkin izler taşıyor...

Savaş ve mütareke dönemi İstanbul’u

İstanbul’da kültür sanat etkinlikleri pandemi nedeniyle birkaç aylığına sakin bir şekilde ilerlese de konserlerin başlaması ve yeni sergilerin açılmasıyla birlikte yeniden hareketlenmeye başladı. Eylül ayında Salt Beyoğlu’nda açılacak “İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde” sergisi de bu hareketliliğe katkı sunacak.
Nefin Dinç (James Madison University), Erol Ülker (Işık Üniversitesi) ve Lorans Tanatar Baruh (SALT) tarafından hazırlanan sergi, İstanbul’daki Macar Kültür Merkezi tarafından destekleniyor.

Köpe ailesinin arşivi

“Köpe Ailesinin Tanıklıklarıyla Savaş ve Mütareke Yılları” altbaşlığını taşıyan sergi, aile üyelerinin Braşov, İstanbul, Selanik, Edirne ve Konya gibi şehirlerde şekillenen hayatları ve itinayla muhafaza edilmiş kişisel belgeleri aracılığıyla siyasal, toplumsal ve diplomatik tarihin dönüm noktalarına ışık tutuyor.

Ailenin hikâyesi, Transilvanya’nın Braşov şehri yakınlarında bir köyde doğup büyüyen Andras Köpe ile Breton bir aileden gelen Léocadie Tallibart’ın İstanbul’da yollarının kesiştiği Tanzimat Dönemi’nde başladı. Andras, Avusturya İmparatorluğu’nun baskılarından Osmanlı başkentine kaçtı; Léocadie, saatçı ve mücevherci kardeşi Louis ile mimar kardeşi Pierre’e eşlik etmek üzere şehirdeydi. 1842’de evlenen çiftin ikinci çocuğu olan ve aile arşivinden mektupları sergide yer alan Charles ise, Cenova kökenli Trabzonlu bir Levanten aileye mensup Rose-Marie Marcopoli ile 1882’de hayatını birleştirdi. Charles ve Rose-Marie’nin Charlotte, Ida, Taïb, Ferdinand, Antoine ve Eugène adında çocukları oldu.

Savaş ve mütareke dönemi İstanbul’u



Tarihin dönüm noktaları

Fransızca eğitim alan, konuşan ve yazan altı kardeş, hiçbir zaman Avusturya-Macaristan uyruğundan Osmanlı uyruğuna geçmedi. Taïb, 1914’te savaşın başlamasından kısa bir süre sonra Braşov’a giderek müttefik Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun üniformasını giydi. İki yıl sonra İstanbul’da Avusturya-Macaristan ordusuna katılan Antoine, 1917’de Suriye ve Filistin’de görev yaptı. Savaşın sona erip iki imparatorluğun çöküş sürecinin başladığı dönemde çoğu İstanbul’da ikamet eden Köpe Ailesi üyeleri, 1918’de Mondros Mütarekesi’ne, 1919’da Paris Barış Konferansı’na, 1920’de de şehrin İngiliz, Fransız ve İtalyan askerî makamlarınca resmen işgaline şahit oldu.

İmparatorluktan ulus devlete

Çok uluslu imparatorluğun çok kültürlü sakinleri olan ve geriye çok kapsamlı bir aile arşivi bırakan Köpelerin yaşantıları, tabiiyet ve vatandaşlık ilişkilerinin ulusal kategoriler içerisinde belirgin ayrımlarla tanımlanmadığı tarihsel bir bağlamdan izler taşıyor. “İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde”, Antoine’ın bu arşivden ciltler dolusu anı ve karikatürleri, görüntü ve ses kayıtlarının yanı sıra, büyük bir kısmı ağabeyi Taib’e ait yüzlerce fotoğraftan bir seçkiyle Osmanlı ve Avusturya-Macaristan diplomatik ilişkilerinin gündelik hayata nasıl yansıdığına bakıyor. Bir aile tarihinden yola çıkarak 19. yüzyıldan 20. yüzyıla, imparatorluktan ulus devlete geçişte sınırların belirsizliğine, kimliklerin değişkenliğine ve hayatların devingenliğine dikkati çekiyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler