Geri Dön
Kültür SanatSıradaki şarkı Ajan Jack Bauer’den

Sıradaki şarkı Ajan Jack Bauer’den

Özellike “24” adlı dizide canlandırdığı Jack Bauer karakteriyle uzun yıllar TV ekranlarının vazgeçilmez simalarından olan Emmy ve Altın Küre ödüllü Kiefer Sutherland, bir yandan da müzikle haşır neşir. Yeni Albümü “Bloor Street” geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı.

Sıradaki şarkı Ajan Jack Bauer’den

Egemen Limoncuoğlu - "Ajan Jack Bauer hapiste!", “Ünlü ajan Jack Bauer, Müslüman mı oldu?”, “Jack Bauer yeni bir günle geri dönüyor!”...

Google tesislerinde yapacağınız bir ‘Jack Bauer’ aramasında karşınıza hemen bu haber başlıkları çıkıyor. Bir dönemler, yani bundan 10 sene öncesine kadar ajanlık müessesinin afilli abisi olarak Jack Bauer ismi hafızalarda ve hayatlarda epey yer ediniyormuş, merak konusuymuş. Kimdi bu Bay Bauer? CNBC-e kanalının yayınlarında, henüz ‘netfilikis’ yönetimine geçmemiş ecnebi dizi izleme kültürümüzün başrollerinden biriydi Jack Bauer ve tabii doğal olarak Bauer’i canlandıran Kiefer Sutherland. 24 saatlik bir süreci 24 bölümde anlatan dizi bazılarımızın hâlâ hafızalarında. Dizi 2010’da sona ermiş, 2014’te de bir sevenleriyle özlem giderme filmi olarak “24: Redemption” çekilmişti. Sonra Kiefer Sutherland başka yapımlarda oynadı, bizim dizilerle ilişkimiz bambaşka bir şekle büründü o arada da senelerden 2022 oluverdi.

Kiefer Sutherland’in babadan yadigâr oyunculukla ilişkisi tahmin edeceğiniz üzere erken yaşlarda başlıyor. Donald Sutherland gibi hatırlı bir aktörün oğlu olmak böyle bir ‘yan etkiye’ sahip. Henüz 18’ine basmadan ufak tefek görünüyor beyaz perdede. 80’li yıllar. Ve 80’li yıllar kendi genç yıldızlarını yaratmakla meşhur. Bir tarafta Tom Cruise’lar, diğer tarafta Kevin Bacon’lar, River Phoenix’ler. Kiefer Sutherland’ın ilk büyükçe rolü de River Phoenix’in ergen boy James Dean gibi gezdiği “Stand By Me”de oluyor. Sonra gençler, 80’ler ve vampirler temalı “The Lost Boys”la büyük sükse yapıyor dişlerinin hakkıyla. “Young Guns” (Genç Silahşörler) filmleri, ‘güzel kadın’ Julia Roberts’lı “Flatliners” (Çizgi Ötesi) derken 90’lara büyük bir Hollywood siması olarak giriyor Kiefer. Julia Roberts’la nişanlanmak gibi hareketler de cabası. Tam Hollywood usulü işler. Akabinde genç kahramandan, karakter oyuncusu kimliğine geçiyor. Olaylar gelişiyor, mevzu tam ajan Jack Bauer’lik olana dek devam ediyor.

Grammy mi geliyor?

“Nedir konu, yeni filmi falan mı var?” diye sorduğunuzu duyar gibi oldu bu satırlar. Ya da artık bu noktada soracağınızı umdu. Hayır konu yeni bir film değil, yeni bir albüm. Zira Kiefer Sutherland 2016’dan beri müzik yapıyor, albümler kaydediyor. Country ve folk şarkıları söylüyor. Bizzat besteliyor. Ocak ayının son haftasına girerken de üçüncü albümü “Bloor Street”i çıkardı ajanımız. Oyuncudan şarkıcı olur mu? Şarkıcıdan oyuncu olur mu? Türkçe popçu doktor rolü oynar mı? gibi sorularla haşır neşir olmadan Kiefer Sutherland’in tıpkı Kevin Costner gibi bir güzergâhtan, fakat daha şarkıcı / şarkı yazarı kimliğiyle hareket etmeye çalıştığını belirtelim. THY reklamında oynamadı ama. Öyle bir farkları var. Hollywood’un yüzleri müzikte şaşırtıcı işler yapabiliyor. Steve Martin’in güldürmek üzerine kurulu oyunculuğu, elinde banjosu arkasında grubu ile Grammy Ödülü’nü ciddi ciddi alacak bir yere evrilebiliyor mesela. Kiefer Sutherland için Emmy ve Altın Küre ödülleri cepte, Grammy ile (henüz) alakası yok demek gerekebilir. Ama olabilir de, kim bilir. “Bloor Street”e dijital platformalardan kulak kabartıp kararı siz verin.