Geri Dön

"Sıradan insanların sıra dışı hikâyelerine yer verdik"

2018 yılında kurulan gestus, geçtiğimiz yıl "Etik Nedir" oyunuyla dikkat çekmişti. Bu yıl Orijinal Günahlar oyununu sahneye taşıyan ekipten Gökhan Eraslan ile hem yeni temsillerini hem de gestus'un hikâyesini konuştuk.

"Sıradan insanların sıra dışı hikâyelerine yer verdik"

İhsan Dindar - milliyet.com.tr

 

gestus'un hikâyesinden başlamak istiyorum. Hikâyeniz nasıl başladı?

gestus, 2018 yılında tiyatro ve edebiyat tutkunu bir grup insanın müşterek bir paydada buluşması sonucu ortaya çıkan, bağımsız bir sanat topluluğudur. Yaşadıkları coğrafyaya dair ortak dertleri olan, ortak endişeleri olan, sözü olan, derdi olan ve bunları ifade etmek isteyen, bundan korkmayan, çekinmeyen, var olan sorunları konuşmak ve tartışmak için alan açmaya çalışan bir oluşum bu. Geçtiğimiz sezon bu doğrultuda bir yazın atölyesi oluşturduk. Ardından ilk prodüksiyonumuz olan Etik Nedir adlı tiyatro oyunumuzu sahneye taşıdık. Önümüzdeki yıllar içerisinde de bu bağlamda projeler üretmek amacındayız.

 

Orijinal Günahlar oyununa gelmek istiyorum. Sizin yazıp yönettiğiniz bir oyun bu. Nasıl bir oyun var karşımızda?

Yaşadığımız çağa ait bir cinnet fotoğrafı var karşımızda. Tiyatro salt bir eğlence yeri değildir. Tabii ki insanlar gülsünler, eğlensinler fakat tiyatro sanatı yalnızca bundan ibaret sanılmamalı. Bu toplumun hislerini çalmaya çalıştılar. Fikirlerini örselemeye çalıştılar. Duygusuz, tepkisiz, tedirgin ve umutsuz bir kitle yaratılmaya çalışıldı. Bunu başaramayacaklar ama. Biz sahnede sıradan insanların sıra dışı hikâyelerine yer verdik. İnsanlar oyunu izlediklerinde gülmek istiyorlar ama utanıyorlar. Ağlıyorlar ama gülümsüyorlar. Dört oyuncumuz da karakterlerine ait trajik öyküleri izleyiciye aktarırken öncelikli bir tavırla sahnedeler; o da samimiyet. Bu olmadan olmaz. Bu olmadan bu öyküler ancak gazetelerin üçüncü sayfa haberi gibi kalırdı. Dört oyuncunun yanı sıra üç de müzisyen eşlik ediyor sahnede onlara. Yeri geliyor oynanan oyuna da katılıyorlar. Seyirci de oyuncu da aslında hem aktaran hem katılımcı burada. Dertler hepimizin çünkü.

 

Anladığım kadarıyla temelde bir sistem eleştirisi de yer alıyor?

Oyun farklı meslekleri olan, farklı iş sahalarında çalışan, sosyokültürel olarak da birbirlerine hiç benzemeyen dört karakterin işledikleri cinayetlerle nasıl sanık sandalyesine oturduklarını bir izlek üzerinde bize tanımlıyor. Oyun bittiğinde soruyorlar seyirciye, biz suçlu muyuz? Bu suçu onlara işleten düzenin hiç mi suçu yok? Tartışıyoruz bunu oyunda. Tiyatrodan çıktıktan sonra ben eminim ki seyirci de bunu kendi kendisine soracaktır. Tüm temennimiz daha fazla izleyiciye ulaşmak, daha fazla seyircide bunu sordurmak. Asıl amacımız müthiş bir sahne gösterisi ortaya çıkarmak değil. Tiyatronun başat amacına hizmet etmek.. Dört dörtlük sahne şovu sunup da esasen hiçbir şey söylemeyen oyunlardan sıkıldı seyirci. Çünkü tiyatroyu kendisine yapılmadığını hissetmeye başladı. Ben yokum ki burada, diyor gelen ve izleyen. Bana dair hiçbir şey söylemiyor, diyor. Bu nedenle Orijinal Günahlar onlara daha yakın hissettiriyor kendisini.

 

Son olarak oyununuzu izlemeye gelen tiyatroseverlerin çıkışta hangi duyguyla ayrılmalarını arzu edersiniz?

Duygudan ziyade fikirle, münakaşayla, çatışmayla ayrılmasını dilerim. Soru soran ve sorgulayan taraf olmalarını isterim. Susmayı değil ses çıkarmayı bir elzem olarak görebilmektir mühim olan.

 

ihsan.dindar@milliyet.com.tr

Sıradan insanların sıra dışı hikâyelerine yer verdik

24 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte gündemde öne çıkan magazin gelişmeleri

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber