Geri Dön
Kültür SanatTakımdan ayrı düz koşu filmler

Takımdan ayrı düz koşu filmler

“Tanrı’nın eli” veda edip gideli bir yıl oluyor. Diego Maradona’yı özleyenleri ekrana kitleyen dizi “Maradona: Blessed Dream”, Amazon’da yayına girdi. Biz de futbolun sadece futbol olmadığını fısıldayan filmleri anımsadık

Takımdan ayrı düz koşu filmler

Seyhan Akıncı - Maradona’yı neden sevdiğinizi düşündünüz mü hiç? Tüm “aykırı”lıklarına rağmen en sahici ve biricik kahramanımız olduğu için belki de... Hayatta olsaydı geçtiğimiz günlerde 61. yaş günü mumlarını üfleyecekti, lafın gelişi yani Maradona’yı mum üflerken hayal etmek kolay değil. Komik de! Mutlu yaşlar paylaşımlarının arasında en sevindirici olanı şüphesiz Amazon’un duyurusunu yaptığı günden beri heyecanla beklenen dizi “Maradona: Blessed Dream”in yayınlanmaya başlamış olmasıydı. Futbol ve özellikle Maradona tutkunlarına Amazon Prime’da Türkçe altyazı seçeneği ile diziyi izleyebileceklerinin müjdesini de vermiş olalım. Söz futboldan açılmışken biz de VAR’ın en coşkulu gol sevinçlerini yarıda kesmediği ve hayatın fena halde futbola benzediğini hatırlatan unutulmaz futbol filmlerine göz atalım istedik.

“Zafere Kaçış”

Yönetmenliğini John Huston’ın yaptığı “Victory/Zafere Kaçış” beyaz perdenin belki de en politik futbol filmlerinden biri. 2. Dünya Savaşı’nda esir düşen müttefik askerlerinin, Nazileri, onların organize ettiği propoganda maçında hezimete uğratmaları ve özgürlüklerine kavuşmalarını konu edinen film herkesi gol diye ayağa kaldıran duygu yüklü bir futbol filmi. Film aynı zamanda Pele’den Bobby Moore’a, Sylvester Stallone’dan Michael Caine’e yeşil sahanın ve Hollywood’un yıldızlarını bir araya getirmesiyle de dikkat çekiyor.

“Taçsız Kral”

Futbol filmleri söz konusu olur da konu Metin Oktay’a gelmez mi? Türk futbolunun en büyük yıldızlarından Metin Oktay’ın öz yaşam öyküsünün anlatıldığı “Taçsız Kral” unutulmaz futbol filmlerinden biri şüphesiz. Yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı filmde Metin Oktay kendini canlandırırken Erol Taş, Ajda Pekkan ve Gönül Yazar’ın da aralarında olduğu önemli isimler rol alıyor.

Takımdan ayrı düz koşu filmler

Metin-Ali-Feyyaz ile “Kolej Havası”

Golleri, en unutulmaz sevinçleri unutuyoruz da şairin dediği gibi “eksiltiyorum, eksiltiyorum kalıyor geriye ne kadar güzel olduğun”u kanıtlarcasına futbol kahramanlarımızın bize hissettirdiklerini anımsıyoruz bir tek. Metin, Ali ve Feyyaz. Sadece Beşiktaş’ın değil Türk futbolunun üç yakışıklısının estirdiği “Kolej Havası” belgeseli de yine bir yerlerden bulunup izlenesi futbol hikâyelerinden.

En güzel golünü Eric için attı

Madem Metin-Ali-Feyyaz’la ‘80’lere, ‘90’lara uzandık Fransızların dünyaya en büyük futbol armağanlarından Eric Cantona durağında soluklanmadan olmaz. Maradona gibi “aykırı” abilerden o da. Başta da tarafımızı aykırıdan yana koyduğumuz için “Looking For Eric / Hayata Çalım At”ı ballandıra ballandıra anlatabiliriz rahatlıkla. Manchester United fanatiği postacı Eric’in hayatı sorguladığı dönemde hayalini görmeye başladığı Eric Cantona’nın mentörlüğünde yönünü bulduğu film; mahalle kültürü, taraftarlık, aile olmak ve pes etmemek üzerine oldukça dokunaklı bir anlatım sunuyor.

“Hayatımın Çalımı Beckham”

Manchester United ve giyeni daha da büyülü bir futbolcu haline getiren o eşsiz 7 numaralı forması! Cantona’dan sonra formayı sırtına geçiren ve yakışıklılığı ile bir futbolcudan çok pop stara dönüşen David Beckham, meşin yuvarlağın peşinden gitmek isteyen sayısız gence ilham verdiği gibi aynı zamanda yönetmeleri de etkilemiş bir isim. “Bend It Like Beckham / Hayatımın Çalımı Beckham” filminin yönetmeni Gurinder Chadha 1998 Dünya Kupası’nda insanların futbola duyduğu tutku sonrası futbol filmi yapmaya karar vermiş bir isim. Neden mi Beckham? Çünkü evli, karısını seviyor, iyi bir baba ve maço değil... Gerisi filmde.

“Cehennemde İki Devre”

2. Dünya Savaşı’nın üzerinden henüz 16 yıl geçmiştir. Hitler’in hayaletinin hâlâ bir yerlerde dolaştığını düşününce faşizme karşı omuz omuza bir film çekmek 1961 yılında elbette bugünden çok daha anlamlıydı. “Ket Felidö A Pokolban /Cehennemde İki Devre” sinema tarihinin en özel yapımlarından biri olarak karşımıza çıkar. Zoltán Fábri’nin gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği film 20 yıl sonra çekilecek olan “Zafere Kaçış”a da ilham kaynağı olur.

“Lanet Takım”

Futbolun beşiği Ada’dan çıkan pek çok futbol filmi var doğal olarak. Her futbolseverin izlemesi gerekenlerden biri de şüphesiz “The Damned United/ Lanet Takım”. Futbol tarihinin en büyük menajerlerinden biri kabul edilen Brian Clough’u konu edinen film, en özel biyografilerden birine de sunar.

“Offside”ı bilen kadınlar

Futbolsever bir kadın olarak ofsaytı bildiğiniz anlaşıldığında Mars’ta hayat olduğunu keşfetmişsiniz gibi şaşkın bakışlarla karşılaşırsınız. Oysa siz söz konusu futbol olunca ancak önemli bir pozisyon öncesi çay getirirken TV’nin önünden geçmek gibi büyük günahları işleyebilirsiniz. İran yapımı “Offside/Ofsayt” kadınların stadyumda futbol izlemesinin yasak olduğu ülkede Dünya Kupası’na katılma maçı öncesi erkek kılığına girerek maçı izleyen kadınların hikâyesini anlatıyor. Jafar Panahi imzalı film Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı’nın sahibi olmuştu.

Tsubasa olmadan olmaz

Burada adı nasıl anılmaz diyeceğiniz başka birçok iyi futbol filmi var elbette. Üç direğin içine yuvarlanan top bizi bu kadar sevindirmeye devam ettikçe yeni hikâyeler de eklenecek muhakkak. Bu yüzden noktayı bir futbol filmi olmasa da Tsubasa ile koymak anlamlı olacak sanırım. Japon futbolcu Tsubasa Ozora’nın inanılmaz hareketler yaptığı ve günler süren maçların oynandığı çizgi film “Kaptan Tsubasa” içimizdeki çocuğa ve futbol aşkına sımsıkı sarıldığımız hikâyesiyle sadece futbolcuların değil tüm futbol-severlerin favorisi olmayı sürdürecek gibi.

Haftanın seçkisi

KEFERNAHUM

Lübnan-Fransa ortak yapımı dram filmi, Lübnanlı bir çocuk olan Zain’in hikâyesini anlatıyor. Film, Zain’in kendisini istismar eden ailesine baş kaldırıp zekâsı ve pratikliği ile sokaklardaki yaşam savaşından galip çıkmasını konu alıyor. NETFLİX

ÖNCE İSİMLER GİTTİ

“Önce İsimler Gitti” annesi tarafından anneannesi adına alınan kararı kabullenmek zorunda bırakılmış 18 yaşındaki sağır Leyla’nın etik ile ahlaki sorgulamaları üzerine dokunaklı ve vurucu kısa bir film. BLUTV

İNSAN SESİ

Pedro Almodóvar, Tilda Swinton’la bir araya gelerek Jean Cocteau’nun yıllara meydan okuyan tiyatro eserini beyaz perdeye uyarlıyor. Swinton, kırılganlık ve çaresizliğin muhteşem bir takıntıya evrildiği bu güçlü monologda büyüleyici bir etkiye sahip. MUBİ

 

Kentten çıkış yok! Görülmemiş yoğunluk
İstanbul'da otobüs şarampole yuvarlandı! Ölü ve yaralılar var
Sahilde şoke eden an! Yol aniden çöktü
3600 ek gösterge ve KDV düzenlemesinde kritik hafta
Karlı kış günlerinin kabusu! Korunmanın iki yolu var
Kilosu 16 bin lira! 'Çok pahalı değil' açıklaması
Geri sayım başladı! Seyahat süresi 35 dakikadan 7 dakikaya düşüyor
AFP Türkiye'den geçti! Dünya bu kareleri konuşuyor
Kızını takip etti, gerçeği öğrendi! 'Aruzhan' dövmesi...
Sivasspor-Fenerbahçe maçında hakem Ulusoy'dan büyük hata!
Takıntılı hayranıyla başı dertte! 'Ev adresimi değiştirdim'
2021 yılının çözülemeyen tek cinayeti
15 yıl yanağında fark etmedi! Tesadüfen görüldü, operasyon başladı
Spor yazarları Yeni Malatyaspor - Beşiktaş maçını değerlendirdi 'Onunla da Dorukhan gibi kopuş...'
İkiz bebek bekleyen Seray Sever'den karnı burnunda yeni poz!