Geri Dön

Tarihsel döngüye sanat müdahalesi

Protocinema’nın öncülüğünde, beş şehirden beş sanatçı bulundukları kentlerde birbirleriyle bağlantılı eser üretiyor. Her sanatçı, kısıtlı olanaklarla yarattığı üretiminde eski ideolojilerin kırılma ve yeniden düzenlenme anlarına odaklanarak tarih döngülerini ele alıyor...

Tarihsel döngüye sanat müdahalesi

Protocinema, 28 Kasım tarihine dek beş şehirde beş sanatçı müdahalesinden oluşan hiper-yerel ve birbiriyle küresel ölçekte bağlantılanan grup sergisi “A Few In Many Places”i sanatseverlerle buluşturuyor.

Sanatçılar, Montreal’de Abbas Akhavan, İstanbul’da Burak Delier, Philadelphia’da Michelle Lopez, Beyrut’ta Stéphanie Saadé ve Berlin’de Hasan Özgür Top kendi evlerinde, mahallelerinde ve ülkelerinde, eski ideolojilerin kırılma ve yeniden düzenlenme anlarına odaklanarak tarih döngülerini ele alıyor.
“A Few In Many Places” sanatçılarının hepsi müdahalelerinde miras alınmış sistemlerle hesaplaşıyor. Her sanatçı, karantina içinde ya da dışında ziyarete açık kalacak olan yerel dükkan sahipleriyle ve/veya metruk mekanlarla işbirliği yapıyor, havayolu ulaşımı veya nakliye ihtiyacını ortadan kaldıracak şekilde buluntu malzemeler ve kısıtlı ölçekte maddi tüketim kullanmaya çalışıyor. Sanatçıların yeni üretilen işlerinin her biri, hem fiziksel mekanlarda hem de dijital ortamda erişilebilen, çok dilli bağımsız bir yayın olan Proto-Zine üzerinden takip edilebiliyor.

Tarihsel döngüye sanat müdahalesi




Kurşunlanan vitrin

Stéphanie Saadé Lübnan’da çocukluğundan tanıdık bir nesne olan kurşun delikli metalik vitrinin eylemlerini, bir tabanca ve kurşun aracılığıyla yeni bir perdeye 38 yeni delik açarak tersine çevirmeyi ve böylelikle çalkantılı tarihle ilişkili şiddet döngüsünü de tersine çevirmeyi amaçlıyor. Perdedeki deliklerin konumları, sanatçının çocukluğunda geçtiği yolların varış noktalarına denk geliyor. Seçilmiş delik sayısı ise sanatçının yaşına (37) ve buna eklenen bir delik tüm yolların çıkış noktasına, aile evine denk geliyor.

Delier’in ekmekleri

Burak Delier ise İstanbul’un Kurtuluş semtindeki Ek Biç Ye İç’e, bir fırına yerleştiriyor ve bölgenin tarihini yansıtan ses ve ışık/videolar kullanarak ekmek mayası üretiyor.

Ardından da pişirdiği ekmeği paylaşıyor. Sanatçı geleneksel olarak, yemeğin endüstriyelleşmesinden önce nesillerden nesillere aktarılan mayanın taşıdığı belleğe odaklanıyor.

Pandomimcilerin yoksulluğu


Berlin’deki sanatçı Hasan Özgür Top, IŞİD’in propaganda malzemelerine odaklanarak radikal ve totaliter hareketlerin anlatıları arasındaki benzerlikleri inceliyor. Sanatçı, ürettiği video işiyle klasik dönemden bugüne maskülen mitolojilerin izdüşümlerini takip eden kurgusal ama özdüsünümsel bir çalışma oluşturuyor. Montreal’deki Abbas Akhavan’ın yeni sessiz videosu Parc OFFSİTE isimli yeni bir mekanın dış pencerelerine yansıtılıyor. Montreal’de Parc Avenue’deki proje mekanı, metin ve görsel kullanarak şairlerin ve pandomimcilerin maddi yoksulluğu dahil olmak üzere bir dizi konuya değinen kısa bir video çalışmanın gösterimine her gece ev sahipliği yapıyor.

Özgürlük kavramına dair


Philadepohia’da Michelle Lopez’in ses yerleştirmesi, hem bir özgürlük ve eşitlik amblemi olan hem de iflasla tanımlanan Amerikan Özgürlük Çanı’nın karmaşık sembolizmini ele alıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber