Geri Dön

Türkiye’yi temsil eden ikonik bina

CSO’nun 29-30 Ekim’deki iki gala konseriyle yeni binasında izleyiciyle buluşacağını belirten Deliorman, “Dünyanın önemli kültür merkezleri, şehirler, senfoni veya opera binalarıyla özdeşleşirler. Bu bina da konser salonundan çok Türkiye’yi temsil eden bir bina olacak” dedi...

Türkiye’yi temsil eden ikonik bina
AYKUT YILMAZ Ankara

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Şefi Cemi’i Can Deliorman, yeni CSO binasını ve orkestranın yeni dönem proğramını Milliyet’e anlattı. Yıllar sonra CSO’nun kadrosunu 30 yeni sanatçı ile güçlendirdiğini belirten Deliorman, “Sınav için yurt dışından ve yurt içinden gelen sanatçılar oldu. Hepsi birbirinden değerli, yetenekli sanatçılarımız. Yurt dışından gelen sanatçılarımız oradaki evlerini kapatarak, oradaki yaşamlarını Ankara’ya taşıyarak kendi sanatsal kariyerlerinde de çok büyük bir değişiklik yaptılar. Bunda yeni CSO binasının ve burada çizdiğimiz yeni vizyonun payı büyük” dedi.

Sürpriz solistler

CSO’nun yeni binasının 29 Ekim ve 30 Ekim’de iki gala konserle açılacağını belirten Deliorman, konser programını hazırladıklarını, çok sürpriz solistler ve yeni programlarla seyircinin karşısına çıkacaklarını vurguladı. Deliorman, “Yeni yıl konserimizi de planladık. Çok ünlü bir isimle beraber olacağız. Ocak ayına kadar pandemi koşullarına uyum sağlamak için küçük kadrolu eserler yapacağız. Seyirci kapasitesini 3’te 1’e indirerek, sosyal mesafeye uyarak ve hijyen kurallarını en yüksek seviyede tutarak sezona devam edeceğiz” diye konuştu.

‘Kültür sanat adası’

CSO’nun yeni konser salonuyla uluslararası metropollerin, kültür sanat merkezleriyle iş birliği yapacak nitelikte bir binaya kavuştuğunu belirten Deliorman, şöyle devam etti:

“Burası Türkiye’nin senfonik anlamda inşa edilmiş ilk konser salonu. Salonun içerisinde 2023 kişilik büyük salonumuz var. 500 kişilik mavi salonumuz var. Aynı zamanda 650 kişilik henüz taşındığımız tarihi CSO binamız var. Bu üç salon sürekli aktif sanat üreten salonlar olacak. Burası bir kültür sanat adası olarak dizayn ediliyor. Sadece konser salonlarıyla değil açık hava alanları, restoranları, CSO müzesi, CSO shop’u... Bunlarla birlikte burası yaşayan bir kültür sanat merkezi haline gelecek. Burada bizim hedeflediğimiz sürekli nitelikli müzik üreten, iç mekanlarıyla dış mekanlarıyla ziyaretçilere, dinleyicilere hitap eden, vakit geçirmek isteyecekleri bir yer olacak. Dünyanın önemli kültür merkezleri, şehirler senfoni veya opera binalarıyla özdeşleşirler. Sidney, Hamburg, Berlin gibi. Bu bina da salt bir konser salonundan çok Ankara’yı temsil eden ikonik bir bina olacak. Belirli bir yerden sonra Türkiye’yi temsil eden bir bina olacak.”

‘Bizim için büyük şans’

CSO’nun stajyer sanatçı alımı için açtığı sınava yurt içi ve yurt dışından çok sayıda sanatçı katıldı. Viyana’daki yaşantısından vazgeçerek katıldığı sınavı kazanan sanatçı Melodi Kayış da onlardan biri. Kayış “Keman çalıyorum. Liseden sonra eğitimime New York’ta devam ettim. Daha sonra Almanya’da üniversite eğitimimi bitirdim. Ardından Viyana’ya taşındım. Orada keman üzerine yüksek lisans yaptım. 9 yıldır Viyana’da çalışıyordum. Burada sınav açılınca girmeye karar verdim. Benim için değerli bir orkestra” dedi.

Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde viyola sanatçısı olarak 12 yıldır görev yapan Muhsine Gökçen Erdem de, “Opera da büyülü ama sahne üstünde olmak daha ağır bastı. Türkiye için CSO çok güçlü bir kurum. Bu sebeple sınava girmek istedim ve kazandım. Yeni sahnenin açılması bizim için büyük bir şans” ifadelerini kullandı.

Borusan Quartet’de çalışırken CSO’nun sınavına girerek kazanan sanatçı Özgür Baskın ise, “Keman çalıyorum. CSO’nun yeni vizyonu çok cezbedici. Çok heyecanlıyım. Türkiye’nin bir konser salonu eksiği var. Klasik müzik konserlerine ev sahipliği yapabilecek bir yer yok. Ama şimdi Türkiye öyle bir salona kavuşacak. Dünya standartlarında bir orkestrada çalışmak hedefim. Bu hedefimin burada mümkün olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber