Geri Dön
Kültür SanatZamansız motifler

Zamansız motifler

Motif öğesini ele alan çalışmalar yapan Ekrem Yalçındağ’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Dirimart’ta sürüyor

Aslı Onat

Motif öğesine ağırlık verdiği çalışmalarıyla tanınan Ekrem Yalçındağ’ın “süsleme.motif” adlı ilk kişisel sergisi, Dirimart’ta devam ediyor.
1964 yılında doğan Yalçındağ, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde aldığı sanat eğitiminin ardından 1993’te yüksek lisansını tamamladı ve 1994 - 1999 arasında Frankfurt a.M., Stadelschule’de öğrenim gördü. Yalçındağ’ın eserleri Stuttgart Sanat Müzesi’nin koleksiyonunda ve Münih’teki Goetz Koleksiyonu’nda bulunuyor. Ressamla yaşamını sürdürdüğü Almanya’ya dönmeden önce, Dirimart’ta görüştük.
Sanat eğitimi sırasında motifle ilgili özel bir çalışma yapmadığını söyleyen Yalçındağ, bu öğenin resim yapma süreci içinde zamanla geliştiğini ifade ediyor:
“1997 yılından itibaren resimlerimde motif kullanmaya başladım. İlk kez Kryzstof Kieslowski’nin 'Öldürme Üzerine Küçük Bir Film’inden aldığım esinle 'Öldürme Üzerine Bir Resim’ adını verdiğim tabloyu yaptım. Resmin etrafına da bir çelenk boyadım. Çelenk nereye koyarsanız o anlamı alan ilginç bir simge; düğünde de kullanılabilir cenazede de...
Tek bir objenin böyle iki anlamlı olması bana ilginç geldi. Sonrasında çiçek resimlerine devam ettim. Çiçekler, daha doğrusu bitkisel motifler gitgide soyutlaştı. '97’den itibaren stilize olan bu motifler farklı konularla tekrarlanıp bugüne geldi”.


'Motifler alfabe gibi’
Bugün aşağı yukarı 30 farklı motif kullandığını söyleyen Yalçındağ, bunların bir alfabe gibi düşünülebileceğini söylüyor:
“Elle yazdığınız  metinlerde kullandığınız her 'a’ harfi, yeniden yazılmış bir 'a’ harfidir. Daktilodaki ya da klavyedeki gibi bir şablon değildir. Motifler de aynı gibi görünürler ama aslında farklıdırlar”.
Sanatçının eserlerine baktığınızda birkaç tonun tekrar tekrar kullanıldığı izlenimine kapılsanız da arka planda çok daha ayrıntılı bir çalışma var. Yalçındağ, sergisinde yer alan “606 Kere Kırmızı”da gerçekten de 606 farklı kırmızı ton kullanmış. Tuvaller yakından incelendiğinde görülen, motiflerin içindeki kabartma renkler de ressamın kullandığı '0’ numaralı resim fırçasının marifeti. Sergi, gezenlere 'zamansızlık’ hissi veriyor. Yalçındağ da bu kavramı yansıtmayı çok önemsediğini söylüyor:
“Herhangi bir zamana ait olmamak çok önemli. Resimlerim böyle görünüyorsa memnun olurum. Zamansızlığı çağrıştıran bir yapıt, klasik gibi her döneme ait olanı; bir formun olabilecek en yalın ve mükemmel halini ifade ediyor benim için”.
Tüm yapıtlarda Yalçındağ’ın 'el işçiliği’ göze çarpıyor. Sanatçı, Jeff Koons’un “El işçiliği, izleyiciyle sanat yapıtı arasındaki güven duygusunun oluşmasına aracılık eder” sözünü hatırlatarak şunları söylüyor:
“Yaptığım işler önceden planlandığı için, geriye sadece onların uygulanması; bedensel bir işçilik kalıyor. Resme başlarken onu zaten düşünüp bitirmiş oluyorum. O yüzden el işçiliğinin çok iyi olması lazım ki tasarlananı yansıtabilsin”.
Yalçındağ, eylül ayında iki yılda bir düzenli olarak sergi açtığı, Münih’teki Galerie Karl Pfefferle’de kişisel bir sergi açacak. Sanatçı ayrıca bu galerinin 22 Nisan’a kadar Köln Sanat Fuarı’nda görülebilecek olan standında işleriyle yer alıyor.
Sergi, 30 Nisan’a kadar görülebilir. (0212) 291 34 34