Geri Dön
Milliyet ExecutiveSanat paylaşınca güzel

Sanat paylaşınca güzel

“İlgi duyduğum, bakmaktan keyif aldığım, günlük koşuşturmada ilham ve mutluluk verecek eserleri seçiyorum. Var olan özel koleksiyonlar, sergi ve özel müzeler yoluyla sanat izleyicileriyle paylaşılmalı”

Sanat paylaşınca güzel

ENGİN UĞUR AĞIR

Sürdürülebilir proje katkısı

Lucien Arkas, anaokulundan üniversiteye kadar dönemi kapsayan sanat, spor ve eğitim alanlarında yaptıkları tüm çalışmaların temelinde aslında çocukların eğitimlerine ve gelişimlerine de pozitif katkı sağlamanın yattığını vurguluyor. Arkas’ın projeleri şöyle: “İzmir’de Arkas Narlıdere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yanında, Orion Eğitim Vakfı’na (Lucien Arkas’ın kurucularından olduğu ve Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdürdüğü) bağlı Fransızca eğitim veren Piri Reis Okulları’nın gelişmesi için çaba harcanıyor. İzmir’in en eski anaokulu ve ilkokulu konumundaki İtalyan Ana ve İlkokulu’na da, Arkas Eğitim ve Kültür Vakfı idari destek sağlıyor. 2006 yılından bu yana TURMEPA işbirliğinde Arkas Turmepa II atık alım teknesi ile Çeşme koylarının kirlenmesini önlemek ve deniz kültürü bilincini artırmak için çalışılıyor. Şimdiye kadar toplanan atık su miktarı da 2 milyon litreye ulaşırken 15.3 milyon litre deniz suyu temiz kaldı. Mayıs sonu 16. yılında yaz sezonunda koyların temiz kalması için çalışacak.

Arkas, Türkiye’nin en köklü gruplarından... Ailenin geçmişi çok daha eskilere gitse de, şirketin bugünkü anlamıyla temelleri ta 1902 yılına kadar gidiyor. 120 yıllık çınarın denizcilik, liman ve deniz, kara, demir, havayolu taşımacılığını entegre ederek sunduğu lojistik hizmetleri ana iş kolları... Ancak gemilere yakıt ikmalinden otomotive, sigorta hizmetlerinden bilgi sistemlerine ve turizme kadar birçok farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Arkas Holding’in 14’ü Türkiye’de olmak üzere 23 ülkede 59 ofisi var. Tüm bu ülkelerde 66 şirketi ile 7300 kişiye istihdam sağlıyor. Ancak işler burada bitmiyor... Arkas’ın spor, sanat, eğitim ve çevre alanlarında odaklandığı sosyal sorumluluk projeleri çok önemli. Bunların temel özelliği ise sürdürülebilir olması... Sanat, spor, eğitim ve çevre konularına özel bir önem veren Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, “Toplum gönülden yapılan işlerin değerini gönülden biliyor, bunu aldığımız geri dönüşlerle manevi olarak da hissediyoruz. Odaklandığımız spor, sanat, eğitim ve çevre alanlarında projelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” diyor. Lucien Arkas başta sanat olmak üzere, spor, eğitim ve çevre konusundaki sorularımızı yanıtladı...

Nasıl koleksiyoner oldunuz? Tutkunuzu ateşleyen ilk adım neydi?

Sanat merakı ve sevgisi küçük yaşlardan itibaren insanın içine işlediğinde hayat boyu devam ediyor. Ben de ailemin sanata verdiği önem ve ilgiden çok etkilendim. Babamın halı ve kitap merakı vardı, ben de onun sayesinde sanata ilgi duymaya başladım. Zaman içinde sanatın içine girdikçe çok farklı alanlar keşfettim ve sanatla ilgilenmek benim için bir tutku haline geldi. İlgim hep canlı kaldı. Fakat tabii bu bir bütçe meselesi. Bütçem elverdiğinde, bundan 30 yıl kadar önce ilk başta Türk ressamların eserleriyle başladığımda ‘Ben koleksiyon yapacağım’ diye düşünmedim. İlk aldığım eser İsmail Hakkı’nın çok hoşuma giden bir yağlı boya tablosu idi. Dalgaların tasvir edildiği Kuzey Denizi’ne ait bir manzara. Bana göre bu tablo İsmail Hakkı’nın en güzel eserlerinden biri, ona sahip olmayı çok istedim. Zaman içinde, bu tutku doğrultusunda ilgi duyduğum eserleri araştırmaya ve koleksiyonu genişletmeye devam ettim.

Sanat paylaşınca güzel

İlham ve mutluluk kriteri

Arkas Koleksiyonu’na eser alırken ve koleksiyonerlikten müze yatırımlarına gelen süreçte sizi en çok motive eden neydi?

Öncelikle sanat benim için bir yatırım aracı değil. Arkas Koleksiyonu’na aldığımız eserlerde ticaret yapmıyoruz. Eserlerin maddi değerinden ziyade bende yarattıkları his önceliğim oluyor. İlgi duyduğum, bakmaktan keyif aldığım, günlük koşuşturma ve sıkıntılar arasında bana ilham ve mutluluk verecek eserleri seçiyorum. Koleksiyonculuk, beğeni ve alım gücünün ötesine geçen; sanatın görsel ve kuramsal olarak analizini gerektiren; bu bulguları daima göz önünde bulundurmayı sağlayan bir birikim ve duyarlığı gerektiriyor. Var olan özel koleksiyonlar, sergi ve özel müzeler yoluyla sanat izleyicileri ile paylaşılmalı. Paylaşmak amacıyla Arkas Sanat Merkezi’nde düzenlediğimiz sergiler için son 10 yıl içinde Louvre, Rijksmuseum, Musee Picasso - Paris, Musee D’Orsay Paris, Fransa Ulusal Arşivleri, Fransa Ulusal Kütüphanesi, Palais Garnier gibi pek çok önemli müze ve kurumla iş birliği yaptık. Arkas Sanat Merkezi’nde paylaşımlarımızı genişlettik, yalnızca ulusal değil uluslararası sanat dünyasında da yer edindi. Örneğin Picasso bizi seçti ve geldi. Bunu bilgi, tecrübe ve doğru kurulan ilişkilerle başardık. Son olarak Elgiz Müzesi ile yaptığımız koleksiyon takası sayesinde İstanbul - İzmir arasında bir sanat köprüsü oluşturduk. Karşılıklı ev sahipliği çok kıymetli.

Sanat paylaşınca güzel

Yeni sanat merkezleriyle ilgili bilgi alabilir miyiz?

2011 yılında Arkas Sanat Merkezi’ni, ardından 2012 yılında Arkas Deniz Tarihi Merkezi’ni ve 2020’de pandemi koşullarında olmamıza rağmen Arkas Sanat Urla’yı ziyarete açtık. Hepsi ücretsiz geziliyor. Arkas Sanat Urla’da Koleksiyondan 19. yüzyıl sonu - 20. yüzyıl başına ait Avrupa resim ve heykel sanatına ait eserleri, ayrıca Rönesans dönemi zırh ve duvar halılarını orada sergiliyoruz.

3 köşk daha sanat merkezi

Çok da beğeni topladı. Modern ama güzel bir mimariye sahip. Arkas Sanat Merkezi’nde 10 yılda 22 sergimizle 700 binden fazla ziyaretçi ağırladık. Bunun dışında nitelikli tarihi evleri satın alıp sanat merkezi olarak İzmir’in kültür sanat ortamına kazandırmaya çalışıyoruz. İzmir’de restorasyonları devam eden üç ayrı köşkü de sanat merkezlerine dönüştüreceğiz. Bornova’da 6.5 dönümlük bir bahçe içinde yer alan 1770’lere ait Matthey Köşkü’nde Arkas Halı Koleksiyonu sergilenecek. Bunun yanı sıra Ayşe Mayda’nın yaşamış olduğu köşk var, yaklaşık 4 yıldır restorasyonunu sürdürüyoruz. Orada da Arkas Resim Koleksiyonu’ndan Türk sanatçılara ait eserler sergilenecek. Buca’da ise eski İzmir Valisi Rahmi Bey’in köşkü var. Orasını da İzmir tarihi ile ilgili bir merkez olarak kente kazandıracağız.

Sanat paylaşınca güzel

Diyalog halinde iki ortak sergi

Lucien Arkas’ın bahsettiği İstanbul - İzmir arasındaki sanat köprüsünün ilk adımı olan ‘Doğa, Bahçeler, Düşler’ sergisi 4 Mart 2022’den bu yana İstanbul’da Elgiz Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Doğanın günümüzdeki kadar insan tahribatına uğramadığı dönemlerde üretilmiş eserleri bir araya getiren sergide; resim, heykel, dekoratif sanatlar, tekstil sanatı gibi farklı alan ve disiplinlerden eserler yer alıyor. İkinci adım olarak 26 Mart - 31 Temmuz 2022 arasında İzmir’de Arkas Sanat Merkezi’nde sanatseverle bulaşan ‘Mitler ve Hayaller’ sergisinde ise insan ve doğa ilişkisi, insanın davranış ve varoluş biçimi, toplumdaki yeri, içinde bulunduğu topluma ve dünyaya sorumlulukları gibi başlıkları sorgulayan ve küratöre göre sanatçıların çeşitli kaygılarla yarattığı eserler yer alıyor. Birbirleri arasındaki diyalog ve ortak konuları doğa olan iki sergi de ücretsiz olarak ziyaret ediliyor.

Yelken ve voleybolun gelişimine özel ilgi gösteriyor

Arkas’ın iddialı olduğu bir alan da spor... 2001 yılında kurulan Arkas Spor Kulübü’nün öncelikli hedefi 21 yıldır sağlıklı ve sportif nesilleri topluma kazandırmak olarak vurgulanıyor. Ana branşları olan voleybol ve yelkende Türkiye’de bu spor dallarının gelişmesine ve uluslararası başarılar elde etmeye odaklanan Arkas, voleybolda ilkleri de yaşatıyor. Başantrenör Glenn Hoag ile 12 yıldır uzun vadeli, sürdürülebilir hedefler üzerinde buluşan Arkas Spor, gençleri de yetiştiriyor. Takım henüz nisanda kazandığı AXA Sigorta Türkiye Kupası ile müzesindeki kupa sayısını 8’e çıkardı. 2006, 2007, 2013 ve 2015 yıllarında 4 kez lig şampiyonluğuna ulaşan mavi - beyazlı ekip 2009 yılında Avrupa Erkekler Challenge Kupası’nı kazanarak voleybolda Avrupa Şampiyonu olan ilk erkek Türk takımı unvanını elde etti. Arkas Spor Kulübü, Arkas Çeşme Site Spor ve Arkas Çeşme Yelken Spor Kulübü spor okullarında sadece hobi olarak değil, ulusal ve uluslararası turnuva ve yarışlarda başarılı sporcular, altyapıdan milli takıma uzanan kariyerleri ile başarılı gençler yetiştirmeyi amaçlıyor.