Milliyet Executive'Zamansız yapılar'la hedef dünyada ilk 50

'Zamansız yapılar'la hedef dünyada ilk 50

08.01.2024 - 04:24 | Son Güncellenme:

"Zamana yenilmeyen, içinde bulunduğu coğrafyanın simgesine dönüşen yapılar inşa ediyoruz. 'Zamansız yapılar' ilkemiz bizi diğer şirketlerden ayırıyor. Yakın dönem hedefimiz 'Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi' listesinde 81'inci sıradan ilk 50 arasına yükselmek..."

Zamansız yapılarla hedef dünyada ilk 50

İsmail Şahin- 17 bini aşkın çalışanıyla başta Avrupa olmak üzere farklı coğrafyalarda "zamansız yapılar" tasarlama ve inşa etme hedefindeki Esta, gayrimenkul markası Benesta ile Türkiye'nin en merkezi bölgelerinde projeler üretiyor ve 2024'te de üretmeye devam etmeye kararlı. Benesta'nın genel müdürlük koltuğunda oturan Roksana Diker, "Lüksü yeniden tanımladık ve bu tanımlamanın odağına sürdürülebilirlik, insan ve ileri malzemeleri koyduk. Zamana yenilmeyen aksine içinde bulunduğu coğrafyanın simgesine dönüşen yapılar inşa ediyoruz" diyor. Roksana Diker ile Benesta'nın yeni projelerinin yanı sıra müteahhitlik sektöründe kadın liderliği konuştuk...

Haberin Devamı

Her yıl gerçekleştirilen Engineering News-Record (ENR) dergisinin "Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi" listesinde çok sayıda global Türk şirketi yer alıyor. Siz de onlardan birisiniz. Bu başarıya nasıl ulaşıldı?

Esta, dünya müteahhitlik pazarının nispeten genç, ama 17 yıla çok büyük başarı hikâyeleri sığdıran şirketi. Sizin de bahsettiğiniz üzere dünyanın en büyük müteahhitlik şirketleri sıralamasında sadece geçen yıl 12 sıra birden ilerleyerek 81'inciliğe yükselmemiz de bunun en yakın kanıtı. Ancak başarı hikâyemizin özeti bununla sınırlı değil. Bugün Orta ve Doğu Avrupa başta olmak üzere, dünyanın farklı ve hatta zorlu coğrafyalarında stratejik ve büyük projelerde bizim imzamız bulunuyor. Bu pazarlarda küresel devlerle rekabet ediyoruz ve ülkemizin müteahhitlik gücünü temsil ediyoruz. Bu mücadele, en büyük gururumuz. Yakın dönem için hedefimiz ise aynı listede ilk 50 şirket arasında yer alarak, bu temsiliyeti çok daha güçlendirerek sürdürmek...

Haberin Devamı

 Esta bu başarıyı yakalarken neyi farklı yaptı?

Biz kurulduğumuz ilk günden itibaren gözümüzü dünya ligine çevirdik. Kolay ve zamanın modası projeler yerine, farklı, yenilikçi, dünya çapında mühendislik bilgisi ve vizyon gerektiren stratejik projelere odaklandık. Burada hep iki ana kuralımız oldu... Öncelikle ortaya koyduğumuz projelerle fark yaratmayı amaçladık. Öte yandan gelip geçici değil, zamansız, zamana yenilmeyen, aksine simgeleşen yapılar tasarlamayı ve inşa etmeyi hedefledik. Hedefimize ulaştığımızı da söyleyebilirim. Bugün zorlu coğrafyalarda, o bölgeyle bütünleşen, hatta içinde bulunduğu şehirlerin adeta simgesine dönüşen projelere imza atıyoruz. Bu bazen bir stadyum ya da havaalanı, bazen endüstriyel tesisler ve altyapı projeleri oluyor. Örneğin dünyanın en teknolojik stadyumu seçilen Krasnodar FC Stadium veya içerisinde müze bulunan ilk havalimanı Gagarin International Airport'u tasarlamak ve inşa etmek, dünya çapında bir mühendislik birikimin yanı sıra yenilikçi biz vizyon gerektiriyor. Projelerin kendisi kadar sosyal donatıları da önemsiyoruz. Dünyanın ilk akıllı okulu ve yaşam alanı olma özelliği taşıyan ve kimsesiz çocuklar için yapılan Irkutsk Smart School, bunun en iyi örneği. Aynı şekilde dünyanın en büyük ve stratejik endüstriyel tesislerine imza atıyoruz. Mercedes Benz'in "Sirius" Otomobil Fabrikası, Amur Petrokimya Fabrikası ve Ilim Group Kağıt Fabrikası, ilk aklıma gelen örnekler. 2024 ve yakın dönem planlarımızda kritik ve stratejik önem taşıyan endüstriyel projeler var. Altın madeni, petrol borulama hatları, selüloz fabrikası gibi pek çok projeyi aynı anda yürütüyoruz. Bu tür projeleri ise Sibirya gibi oldukça zorlu bölgelerde üstleniyoruz. Dünya literatürüne geçen, zamanla yaşlanmayan, rekabetçi ve yenilikçi tüm bu projeler Esta'yı dünya liginde öne çıkardı.

Haberin Devamı

Türkiye'ye dönersek...

Türkiye'deki yatırım ve projelerinizden bahseder misiniz?

Yurtdışında kurulmuş global bir şirketiz... Ülkemize istihdam sağlamak ve ülkemizde dünya çapında en iyi işlerin yapılacağını göstermek için yatırımlarımıza başladık ve hızla devam ediyoruz. Küresel ölçekte edindiğimiz tecrübemizi ülkemize sunmak, ülkemizde yatırım yapmak bizim en büyük motivasyonumuz. Dünya çapındaki mühendislik bilgimizi ve vizyonumuzu Benesta markası altında gayrimenkulde Türkiye'ye taşıdık. Uluslararası deneyimimiz ve tasarımlarımızla Türkiye'de üst düzey projeler inşa ediyoruz. Bu vizyon ve deneyimi, yaş aldıkça değerlenen yapı malzemeleri ve depreme dayanıklı güvenlik çözümleriyle birleştiriyoruz. Benesta BenLeo Acıbadem'in yanı sıra Benesta Centro Beyoğlu ve Benesta Podio Bahçelievler gibi projelerimizde de lüks yaşam alanları geliştiriyoruz. Burada "lüks" kavramını biraz açmak isterim... Bu kavramla ilgili ne yazık ki karışıklıklar söz konusu. Bizim lüksten anladığımız kesinlikle altın varaklı musluklar veya yine lüks markaların kullanıldığı tasarımlardan ibaret değil. Bir deprem felaketi yaşamış ve dahasının yaşanılacağı öngörülen ülkemizde bundan çok daha fazlasına ihtiyaç var. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada da, özellikle pandemi sonrasında sürdürülebilirliğin başı çektiği, içinde bulunduğu coğrafyayla uyumlu, doğaya zarar vermeyen ileri malzemelerin kullanıldığı ve ileri teknolojiyle fonksiyonelliğin arttığı yapıların öne çıktığını görüyoruz. Amacımız Benesta'yı bu yeni gayrimenkul dünyasında kuralları belirleyen, geleceğin yapılarına imza atan bir şirket olarak konumlandırmak. İşte bu nedenle lüksü yeniden tanımladık ve bu tanımlamanın odağına sürdürülebilirlik, insan ve ileri malzemeleri koyduk. Zamana yenilmeyen aksine içinde bulunduğu coğrafyanın simgesine dönüşen yapılar inşa ediyoruz. Yaş alan malzemeleri kullanarak zamansız, zamanla klasikleşen binalar üretiyoruz. Bu kapsamda lüks bir yaşam biçimi ve deneyime dönüşüyor.

Haberin Devamı

Peki burada kriterleriniz neler?

Haberin Devamı

Her projemiz için geçerli olan "Benesta İlkeleri" var. Bu ilkelerin başında "Dünya Çapında Mühendislik" bilgisi ve vizyonu geliyor. Dünyanın farklı ülkelerinde hayata geçirdiğimiz, ilklere imza atan yapılarımızın deneyimini projelerimize taşıyoruz. Uzun yıllara dayanan müteahhitlik tecrübemiz ve teknik deneyimimizle yüksek profilli, son teknolojinin kullanıldığı güvenli ve iyi hissettiren yaşam alanları kurguluyoruz. Odağımızda ise insan var. Lüksü de insanın ihtiyacından, deneyiminden ve beklentilerinden yola çıkarak tanımlıyoruz. Fonksiyonellik, estetik ve mimari şıklık, elbette olmazsa olmazımız. Ama insan artık "iyi"yi istiyor; doğaya zarar vermeyen, eskimeyen aksine zamanla daha çok değerlenen, topluma ve içinde bulunduğu coğrafyaya değer katan işler talep ediyor. Diğer tüm sektörlerde ortak paydaya dönüşen "insan", gayrimenkulde çok daha fazla ön planda. "Zamansız yapılar" ilkemiz ise bizi diğerlerinden ayırıyor, farklı bir yerde konumluyor. Sürdürülebilirlik anlayışımızın temelini de bu oluşturuyor. Sadece akıllı, verimli ve doğaya zarar vermeyen yapılar inşa etmekle kalmıyor; imza attığımız her projenin zamansız, yani geleceğe miras kalacak yapılar olmasına özen gösteriyoruz. Bu zamansızlık tasarımdan kullandığımız ileri malzemeye, mimariden mekan kurgularına, sosyal donatılardan dayanıklılık ve fonksiyonelliğe, projenin tüm detayları için geçerli.

Zamansız yapılarla hedef dünyada ilk 50

Roksana Diker

'Türkiye'de yatırım yapma iştahımız artarak sürecek'

2024 yılına hangi hedeflerle giriyorsunuz?

2023, bizim için birçok alanda uzun zamandır verdiğimiz emeklerin meyvelerini toplamaya başladığımız bir yıl oldu. Türkiye'deki projelerimizde önemli mesafeler kat ettik; 2024 ise bunların tamamlandığı ve yeni projelere start vereceğimiz bir yıl olacak. Türkiye'de Benesta Centro ile başlayan yolculuğumuza, BenLeo Acıbadem ve Podio ile devam ediyoruz. Benesta olarak projelerimizde önceliklendirdiğimizin konuların başında lokasyonu var. Şehirlerin en merkezi bölgelerine odaklanıyoruz. 2021 yılında tamamladığımız Benesta Centro da bunun en iyi örneği olarak, sanatın, eğlencenin, tarihin ve kültürün kalbi Beyoğlu'nda, mimarisi, sosyal donatıları, fonksiyonel detayları, geniş balkon ve teraslarıyla ayrıcalıklı bir proje olmayı başardı. BenLeo Acıbadem projemizde ise bugüne kadar yapılmayanı yapmak için yola çıktık. Avrupa'nın da en büyük park projesinde bizim imzamız var. Bu tecrübe ve mühendislik birikimiyle dünyada eşi benzeri görülmemiş BenLeo Park'ı tasarladık. Devasa bir alanda, her metrekaresiyle yemyeşil bir doğayla sakinlerini kucaklayan BenLeo Park'ın çevresine, özenle düşünülmüş mühendislik detaylarıyla bezenmiş, unutulmayacak bir yaşam alanı inşa ettik. İki futbol sahası büyüklüğünde dev yeşil alanının yanı sıra biyolojik göl, kumsallı havuz, güneşlenme terası, yoga ve pilates alanları, yürüyüş parkurları ile sağlıklı bir yaşam için ihtiyaç duyulan her şeyi sunan BenLeo Park'ı mimari bir yaşam ile entegre ettik. Bu proje 2024'te tamamlandığında Acıbadem başta olmak üzere İstanbul'a da önemli bir değer katan, yine simge projelerden biri olacak. 2024'te İstanbul Bahçelievler'de inşası sürecek bir diğer projemiz Benesta Podio. Küresel marka gücümüzü bu projemizin mimarisine yansıtmaya özen gösterdik; İstanbul'un en ferah projesi olarak tasarladığımız Podio'da dünyanın 4 büyük şehrinden ilham aldık. Londra'nın yeşil peyzajları, Paris'in cıvıl cıvıl meydanları, Milano'nun moda butikleri ve Tokyo'nun sağlam binalarını 100 metreye ulaşan bina arası mesafeleri ile ferah ve benzersiz bir yaşam alanında buluşturduk.

Önümüzdeki 5 yıllık yol haritanızda neler var?

Tüm bu yenilikçi projelerle birlikte Türkiye ciromuzu da artırmaya odaklanıyoruz. Ülkemize yatırım yapma konusundaki iştihamız, önümüzdeki dönemde artarak devam edecek. Arsa portföyümüzde Basın Ekspres ve Marmaris Amos var. Buraları geliştirmeye devam ediyoruz, önümüzdeki sene inşaat sürecine başlamayı hedefliyoruz. Markalı konut denildiğinde akla gelen ilk şehir İstanbul. Oysa artık Ankara, İzmir, Bodrum gibi farklı bölgelerde de markalı konutların yükselişine tanık oluyoruz. İşte bu bölgelerde markalı büyümeye öncülük etmeyi amaçlıyoruz; yine bulunduğu bölgeye değer katacak, fark yaratacak projelerin izindeyiz. Aynı kapsamda dönüşüm projeleriyle de ilgileniyoruz. Kentsel dönüşümde odağımızda İstanbul'un merkezi lokasyonları var. Beşiktaş, Etiler, Ulus, Göktürk gibi bölgelerde araştırmalarımız sürüyor. Hedefimiz Esta'nın küresel mühendislik üstünlüğü ile güçlenen Benesta'nın faaliyetlerini artırarak devam ettirmek. Şu anda hem Türkiye'de hem de farklı ülkelerde yeni projeler için çalışmalar yapıyoruz. Romanya, Almanya ve Dubai başta olmak üzere Benesta'yı yakın coğrafyada küresel oyuncu olarak konumlamak, en önemli yakın dönem hedefimiz.

 

Bu iddialı hedeflere sahip gayrimenkul markasının yönetim koltuğunda siz oturuyorsunuz. Gayrimenkul ve müteahhitlik, kadın konusunda bugüne kadar cam tavanları olan sektörlerden biriydi. Bu tavanların yıkıldığını söyleyebilir miyiz?

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumsal kapsama ve cinsiyet eşitliği konusunda önemli adımlar atılıyor. Sürdürülebilirlik meselesinin artık sadece ağaç ve çiçek olmadığını, toplumsal ve yönetişimsel sürdürülebilirliğin kalkınma ve ilerlemenin en önemli kaldıracı olduğu konusunda tüm sektörler hemfikir. Her ne kadar kadınların iş gücüne katılımında Türkiye halen OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor olsa da, farklı sektörden kurumların çok değerli işler yaptığı da göz ardı edilmemeli. Bu konuda emin adımlarla ilerlediğimizi görmek mutluluk verici. Ancak iş, cam tavanların kırılması ve kadınların yönetim katında görev almalarına gelince birçok sektör hâlâ sınıfta kalıyor. Bu sadece ülkemiz için geçerli değil, tüm dünyada da maalesef tablo benzer. Gayrimenkul ve müteahhitlik ise bu sektörlerin başında. Hala müteahhitlik ve inşaat "erkek işi" olarak anılıyor. Ben bunu sadece bir cinsiyet eşitliği olarak görmediğimi de itiraf etmeliyim; başta bizim sektörümüz olarak üzere kadın liderleri kapsamayan icra ve yönetim kurullarına sahip şirketlerin bu yeni küresel rekabette ayakta kalabilmelerini de zayıf bir ihtimal olarak görüyorum.

Esta ve Benesta olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda ne tür adımlar planlıyorsunuz?

Yaklaşık 10 yıldır bu alanda kariyerime devam ediyorum. İnşaat zor ve maskülen bir sektör. TÜİK verilere göre, kadınların tüm sektörlerdeki istihdam oranı yaklaşık yüzde 30. Bu oran inşaat ve gayrimenkulde daha da düşük. Ve bu ne yazık ki çift yönlü bir etkileşim... Bu alanda kariyer yapmak isteyen genç kadın sayısı da oldukça kısıtlı, aynı şekilde kadınları istihdam etme konusunda müteahhitlik şirketlerinin de hevesi nispeten zayıf. Öncelikle bu zinciri kırmak gerekiyor. Zincirin kırılması ve sektörün sürdürülebilirliğinin sağlanması için biz kadın liderlere önemli görevler düşüyor.