Geri Dön
PazarOkul zili çalınca dikkat

Okul zili çalınca dikkat

Okulların açılmasına sayılı günler kala diğer tüm türlerine kıyasla daha kolay yayılan delta varyantının çocuklar üzerinde yarattığı riskleri konunun uzmanları Prof. Dr. Haluk Eraksoy ile Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu’na sorduk

Okul zili çalınca dikkat

ÖZLEM ÜLKÜ - ozlem.ulku@milliyet.com.tr /  Millî Eğitim Bakanlığı’nın tüm okullara gönderdiği rehberde, öğretmenler, eğitim personeli, kantin çalışanları, servis personeli ile öğrencilerle aynı evde yaşayanların tam doz aşılarının tamamlanmış olması önerildi. Öğretmen ve okul çalışanlarından aşı olmamaları durumunda haftada iki kez PCR testi istenecek. Veliler içinse bir kısıtlama yok. Genelgenin ardından aşı yaptıran veliler daha hızlı yayıldığı bilinen delta varyantının aşısız veliler üzerinden çocuklar için riski artırması dolayısıyla endişeli. Delta varyantının çocuklar üzerindeki etkisini, soğuk algınlığı tablosu belirtilerini konunun uzmanları Prof. Dr. Haluk Eraksoy ile Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu’na sorduk.

Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu (Yeditepe Ünv. Tıp Fak. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı

“Bir hasta çocuk, bütün sınıfı enfekte edebilir”

Bulaşıcı hastalıklar çocuklar arasında çok kolay yayılır. Dolayısıyla aşı olmamış ailelerin çocuklarında vaka olacak, onlar da aşılı ailelerin aşı olmamış çocuklarına bulaştıracak. Onlar da ailelerine... İngiltere’de örneğin, çocuklar arasında çok fazla bu durum. Ortalama 20 kişilik sınıfta birinin dahi hasta olmasının riski büyük. Düşünün daha önce transatlantikte bir gemide birkaç kişi, yüzlerce kişiyi hasta etti. Yine bir restoranda pozitif olan bir kişi yemek yiyenlerin yarısını enfekte etti. Uçakta hasta olan kişinin önünde yanında arkasında oturan kişiler de pozitif çıktı. Ki çocuklar sürekli hareket halinde. Dolayısıyla bir hasta çocuk, bütün sınıfı enfekte etme kapasitesine sahip.

2020 yılında klasik virüs vardı. Kas ağrıları, kırıklık, öksürük gibi belirtiler olurdu. Şimdi ise delta ile karşı karşıyayız. Deltanın özelliği tam bir soğuk algınlığı tablosuna yol açması. Yani burun, geniz akıntısı, kırıklık, halsizlik, baş ağrısı, karın ağrıları gibi belirtilere kovid tanısı koymaya başladık. Ateşi bile yükselmeyen vakalar var. Ve delta varyantının özellikle çocuklar arasında çok hızlı yayıldığını görüyoruz. Klasik virüste çocuklara çok fazla bulaşmıyor, bulaşsa da hafif geçiriyor diyorduk ama şimdi diyoruz ki çocuklar risk altında. Hem veliler hem öğretmenler çok dikkatli olmalı, sürekli gözlemeli çocukları. Belirtilerde test yaptırılmalı, izolasyona dikkat etmeli.

Prof. Dr. Haluk Eraksoy (İstanbul Ünv. Tıp Fak. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı)

“Burnu akan, boğazı ağrıyan çocuklara PCR yapılmalı”

Aşısız veliler çocuklar için risktir ama bu dönemde hangi oranda bilemeyiz. Hastalanmadan virüsü saçabilen çocuklar, evlerine geldiğinde aile bireylerine bunu taşıyabilirler. Bütün bunlar, önümüzdeki dönemde bir kargaşanın bizi beklediğini gösteriyor ama bu riskleri almak zorundayız. Riskleri yaşayıp, deneyip göreceğiz. Hangi çocuk enfeksiyona açık, hangisi değil bilemiyoruz. Burada aşı dışında maske, mesafe, hijyene dikkat etmek de çok önemli. Öte yandan şu anki virüs, eski virüs değil onun biraz daha saçını boyatmış, sakal bırakmış şekli. Konak, bir takım değişiklikler nedeniyle bir zaafiyet içerisine girebilir. Dolayısıyla burnu akan, gözleri sulanan, boğazı ağrıyan çocuklara PCR testi yaptırmak lazım. Sadece nezle mi yoksa kovid pozitif mi olduğunu muayene ile anlayamazsınız.  Burada sorun, sınıf arkadaşına, öğretmenine virüsü bulaştırmaması. Ama burada okula yeniden döneceği zaman, PCR’ı var mı diye incelenmeli. Bir çocuk ailesi tarafından tedbir amaçlı da olsa, keyfi yok, halsiz diyerek okula yollanmıyorsa döneceği zaman PCR testi verilmeli.

Okul zili çalınca dikkat

Veliler endişeli

Aşılarını tamamlamış olan veliler eğitim dönemi için endişeli bir bekleyiş içinde. Çocuklarının kendileri gibi aşılı velilerin çocuklarıyla aynı sınıfı paylaşmaları yönünde talepte bulunabilirler mi? Avukat Mahir Işıkay ile İstanbul Üniversitesi Anayasa Hukuku Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Volkan Aslan’a sorduk.

Dr. Volkan Aslan

“Sınırlamalar için pandemi yasası çıkarılmalı”

Türkiye’de Mart 2020’den beri bütün sınırlamalar genelgelerle belirlendi. Oysa meclisin bir an önce bir pandemi yasası çıkarıp bütün kuralları, yasakları belirlemesi gerekiyor. Biz Anayasa hukukçuları olarak özgürlüğün esas, sınırlandırmaların istisna olması ilkesine bağlıyız. Okulların açılmasıyla ilgili hazırlanan genelgede öğretmenler ve okula giren görevliler için aşı veya PCR testi yazıyor ama öğrenciler için herhangi bir zorunluluk getirilmedi. Bu durumda öğrenciler arasında aşılı veya aşısız sınıflar ayrımı yapmak mümkün değil. Bu ayrımcılık teşkil eder. Veliler arasında böyle talepler olacaktır ama buna olumlu yaklaşılması gibi bir zorunluluk yok. Hukuka uygun bir şekilde sınırlamalar TBMM’den çıkarılacak bir yasayla belirlenmeli. Böyle bir yasa çıkmadan yapılan ayrım, anayasamıza aykırı olur.

Av. Mahir Işıkay

“Bu kaosun tek çözümü yasal düzenleme”

Aşılı aileler, aşısız ailelerin çocuklarıyla kendi çocuklarının ayrı sınıfta olmaları için okul müdürlüklerine, il veya ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurabilirler. Yapan da olacaktır ama sınıfları ayırsanız da ortak olanları nasıl ayıracaksınız? Üstelik bu durum çocukları ötekileştirmek demek aynı zamanda. Onlar çocuk ve böyle bir ayrımcılığa maruz kalmaları çok daha vahim sonuçlar doğurabilir. Aşı yaptıran velilerin çok haklı bir endişesi var ama bu durum diğerleriyle birleşince veli-okul yönetimi çatışmasına döner. Bunun tek çözümü yasanın düzenlenmesi. Anayasa’nın 19. maddesi tıbbi zorunluluklar dışında kimsenin vücuduna rızası olmadan dokunulamaz diyor. Tıbbi zorunluluk var mı, evet var. O zaman yasayla düzenlenebilir. Ve bu kaos ortadan kalkar.

 

 

 

 

 

 

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler