Erzurum’da oynanan sadece bir maç değil. Daha da fazlası. Sert ve taş gibi zeminde sıçrayarak yere inen Cenk Tosun’un diz kapağı çıkıyor. Çiminden vazgeçtim, toprağın tavı olsa, sulanmış anlamında alı olsa Cenk yere indiği zaman o diz kapağı çıkmazdı. Ağırlık ve hız çarpımı ne olursa olsun, toprak Cenk Tosun’u yumuşak bir dokunuşla kucaklardı.
Ama öyle olmadı. Cenk Tosun, o diz kapağının çıkmasıyla kariyerinin en önemli iş kazaklarından birini yaşadı. Milli Takım’ın Avrupa Şampiyonası’ndaki gol umutları, Burak Yılmaz’la birlikte Cenk Tosun’un ayaklarına bağlıydı. Sadece Erzurum, sadece Cenk Tosun değil… Yıl boyunca İstanbul’da Telekom Arena’dan Malatya’ya kadar hemen her yerde bozuk zemin sorunu yaşanıyor. Ve insan ister istemez, “Cenk Tosun olayı son olsun” diyor.
Cenk Tosun ameliyat edildi ve sezonu kapattı. Bu kaza ve tedavi süreci, Beşiktaş takımının kimyasını bozabilir.. Son sekiz haftaya girilirken Beşiktaş belki de şampiyonluktan olacak.
Dahası, Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, Avrupa Şampiyonası’na Cenk’siz bir ekiple çıkacak. Cenk’in Milli Takım için değerini yine Şenol Hoca’dan dinleyelim:
“Cenk Tosun bizim için çok önemli bir karakterdi. İngiltere’deki uzun süren sakatlığına rağmen çok iyi çalışıp aramıza katıldı. Pandemide pozitif test talihsizliğiyle onu oynatamadık. Erzurum’da sezonu kapatmasına yol açan sakatlığı bizi çok üzdü. Milli Takım üzerinde de bunun etkileri olacaktır. Avrupa Şampiyonası’na katılma şansı yok. Çok büyük talihsizlik. Şu kadarını söyleyeyim: Cenk Tosun’u oynatabilseydik, biz Letonya’yı da yener üç maçı 9 puanla kapatabilirdik. Şimdi oyun sistemini değiştireceğiz. Burak’la birlikte Kenan Karaman ve Enes Ünal’ı daha etkin kullanmaya, daha farklı gol yolları bulmaya çalışacağız. Ümit takımından gelecek gençleri bekleyeceğiz. Şurası kesin ki Cenk’i çok arayacağız.”
Bu “iş kazası” önlenemez miydi? Elbette önlenebilirdi. Beşiktaş’ın kaptanlarından milli futbolcu Oğuzhan Özyakup, maçtan sonra “Üç puan kazandığımız için seviniyoruz ama soyunma odasında hiç kimse konuşmuyor. Hepimiz Cenk’in başına gelen talihsiz olaydan dolayı şoktayız. Oynadığımız zemin çok sertti. Taş üzerinde oynadık. Maçtan önce çimlerin sulanmasını, zeminin ıslatılmasını istedik. Yapmadılar. Soğuk havada toprak çok serttir, donar. Bu sahada ısıtma var mı? Varsa niye ısıtılmadı? Yoksa niye yok. Evet, hava soğuk, kış şartları çok sert. Başka yerlerde de böyle koşullar var. Ama sahalar ısıtılıyor, çimler sulanıyor, toprak ıslatılıyor. Cenk Tosun böyle bir sahada oynamadığı için ağır bir iş kazası yaşadı. Kariyerinde maç ve zaman kaybedeceği çok üzücü bir sürece girdi. Artık sahalarda daha rahat oynamak istiyoruz!”
Erzurumspor Başkanı Ömer Düzgün de konuştu maçtan sonra. Cenk Tosun için geçmiş olsun dileğinde bulundu. Ama Yaşar Kemal Uğurlu’nun Cenk Tosun’un elle kontrol edip kazandığı pozisyonun sonrasında Ghezzal’ın golüyle geriye düştüklerini, hakem yanlışından dolayı çok zarar gördüklerini söyleyerek “Biz adalet istiyoruz” dedi, hakemleri suçladı. Yenilgiyi hakemlere bağladı.
Erzurumspor Başkanı, sistemin Erzurumspor’a karşı olduğunu en başta hakem hataları nedeniyle ligden düştüklerini belki de yine düşeceklerini dile getirdikten sonra sordu: “Vatan bekçisi bu şehirden ne istiyorsunuz?”
Kurtuluş Savaşı’na katılmış İspirli bir gazi dedenin torunu olarak şunu söyleyeceğim:
“Sizden fazla bir şey isteyen yok Sayın Başkan… Bakımlı, yeşil ve yumuşak sahalarda top oynatın, yeter!”

Zorunlu “bakım uzmanları” geliyor
TFF Başkanı Nihat Özdemir, açık konuşuyor:
“-Bana kalsa Erzurumspor’un hep Süper Lig’de kalmasını isterim. Erzurum Doğu Anadolu’nun simge şehri. Ama oyunun kuralları var.”
Başkan devam ediyor: “Elle olduğu iddia edilen Cenk’in pozisyonundan sonra top Erzurumspor’a geçmiş, sonra Beşiktaş yeniden topu kazanmış ve Ghezzal’a vermişler. Artık pozisyon geçmiş… Kural kitabı öyle yazıyor.”
Sonra patlıyor Başkan: “Bana gelen bilgiyi söylüyorum… Beşiktaş’ın top tekniğini engellemek için sahayı sulamadıkları iddia ediliyor. Bu yıl bu olayları çok yaşadık. Artık kesin kararlar alıyoruz!”
Futbol Müsabaka Talimatı ile diğer yönetmeliklerde tüm kulüplere “profesyonel uzman saha bakım ekipleri” kurma zorunluluğu getiriliyor. Tıpkı kaleci antrenörlüğü gibi bu da mutlak kurulması gereken kadro olarak kabul edilecek.
TFF Başkanı, “Yeter artık. Türk futboluna yakışmayan statlarda, kötü zeminlerde maç oynatmayacağız. Stadın zemini kötüyse kulüplere orada maç oynama yasağı gelecek, maçları başka illere alınacak.”

“Aman Başkan, ertele!”
Yabancı futbolcu sayısını 8’e indiren talimatın uygulanması, bildiğiniz gibi 1 yıl ertelenmişti. Pandemi gerekçesiyle bu indirimi yapamayan kulüpler TFF’ye erteleme kararı aldırmıştı.
Şimdi gün dolup devran dönerken Türkiye Kulüpler Birliği Vakfı yeniden sızlanıyor: “Lütfen bir yıl daha erteleyelim. Sözleşmesi devam eden futbolcular var.” Ben olsam, “Yeter artık. Erteleme yok” diye kestirip atardım. Nihat Özdemir sabırlı bir başkan… Yönetim kurulu istekleri gözden geçiriyor, çalışıyormuş.

Rüzgâr esmiş kurutmuş!
Oğuzhan’ın yana yakıla şikayet ettiği zemin, evet, alttan ısıtmalı. Kazım Karabekir Stadı 2015’de hizmete açılırken, alttan ısıtma sistemi de devreye girmiş. Stadın bakımını Spor İl Müdürlüğü ekipleri yapıyor. Kulüple iş birliğine özen gösteriyorlar. Beşiktaş maçından önce zemini ısıtmışlar.. Ancak güzel ve rüzgarlı havada toprak ve çimler kuruduğu için sertleşmiş. Sezon başlamadan önce zemin ve çim yenilenmesi yapılmamış. Sezon sonunda yenilenmesi planlanmış. Türkiye Futbol Federasyonu da iki hafta önce Kazım Karabekir Stadı’nı özel bir ekiple denetlemiş ve maçın oynanabileceğine onay vermiş. Öte yandan maçtan önce yapılan eşgüdüm toplantısında da çimler ve saha için herhangi bir sorun konuşulmamış.