Milli Takım’ın Uluslar Ligi C kategorisinde oynadığı maçlar, yenilenen genç ve üretken kadronun içinde Serdar Dursun’un da yıldızını parlattı. Ay-yıldızlı formayı giydiği son 7 maçta 7 gol attı Serdar Dursun.

Bazı arkadaşların yaptığı istatistik değerlendirmelere göre Serdar, maç başına 1 gol ortalamasıyla birinci sıraya yerleşti. İstatistikler sürekli olarak yenilendiği ve değiştiği için bu kadar az veri ile böylesine keskin bir sonuca ulaşmak bence biraz abartılı. Yine de umut veren bir tablodur. Takdir edilmeli.

Serdar Dursun futbola çocukluğunda Almanya’da başlamış. Alt yapı takımlarında gelişimini sürdürmüş. Fürth’de profesyonel kariyerine başlamış, Darmstadtd’da Alman ikinci ligi gol krallığını yaşamış. Türkiye’de de Eskişehirspor’dan Antalyaspor’a, Başakşehir’den Fenerbahçe’ye uzanan macerası sürüyor. Yaşı 31… Geç kalmış bir oyuncu. Ancak kalitesi, oyun karakteri ve takım içinde görev paylaşımında sergilediği tablo, onu ciddiye almamız, hak ettiği değeri vermemiz gerektiğini gösteriyor.

Fenerbahçe’yi yakından izleyen arkadaşlara göre Serdar, ancak kaliteli ve iyi oynayan bir takımın içinde parlayabilen oyuncu. Kötü giden bir maçta klasik santrfor büyüsüyle gol atıp takım kurtaracak, kupa kazandıracak bir oyuncu değil. Bence kolay hüküm vermemeli.

Fenerbahçe zaten geçen yıl da özellikle İsmail Kartal’ın yönetiminde iyi oyunlar oynadı, kadro kalitesini sahaya yansıttı. Serdar Dursun da o maçlarda üzerine düşeni yaptı, beklenen golleri attı.

Serdar Dursun’un çoğu maçta sonradan oyuna katılarak gol katkısı yaptığını görünce Semih Şentürk’ü anımsadım. O da sonradan oyuna katılır, beklenen ya da beklenmeyen golleri atarak kendini gösterirdi. Ama bir türlü anlayamadığım şey, maça kulübede başlama alışkanlığıydı. Onbirde sahaya çıktığı zaman atamadığı goller yüzünden adı “nöbetçi golcü”ye çıkmıştı. Bir de iş başındaki hocaların genellikle kadrodaki yabancı oyunculara öncelik vermesi Semih’in büyük talihsizliğiydi.

O nedenle diyorum ki Serdar Semih olmamalı. Tam aksine o sert rekabet içindeki kadronun içinde birinci seçenek olmak için canını dişine takarak oynamalı. İnanıyorum ki çalışıp isteyince başarabilir. Umarım Jorge Jesus da adaletli biridir.

TFF Başkanı ne yapacak?

TFF olağanüstü kongresi Perşembe günü toplanacak ve olasıdır ki Mehmet Büyükekşi’yi başkan olarak seçecek. Yoğun kulislerin yönetim kurulu üyelerinin seçiminde, diğer kurulların belirlenmesinde ne kadar etkili olacağını da bilmiyoruz.

Mehmet Büyükekşi’yi aradım önceki gün… Sordum: “Seçimden önce futbol vizyonunuz, hedefleriniz, programınız nedir? Neler vaat edeceksiniz?”… Hiç zamanının olmadığını belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ihracatla ilgili bir toplantıya beklemekte olduğunu söyledi. “Saat 15’de de Kulüpler Birliği ile toplantımız var. Orada görüşeceğiz” dedi. Şaşırdım, yine de sormadan edemedim: ”Yönetim kurulunuza FİFA tavsiyelerine uyarak kadın üye alacak mısınız?” Galiba o da şaşırdı: ”Düşünüyoruz” dedi. Böyle bir kararı olsaydı, isim vermeyebilir ama, “evet” diyebilirdi. Her neyse… Anlaşılan yeni başkan kervanı yolda düzecek.  

Şiir gibi final

İNG Basketbol Süper Ligi finalinin dördüncü maçında Fenerbahçe, Anadolu Efes’i evinde 92-80 yenerek dördüncü maçta 3-1’i yakalayıp şampiyon oldu. Çok değerli bir başarı bu. Birincisi Anadolu Efes gibi ortalığı kırıp geçiren Euroleague Şampiyonu’nu devirdiler. İkincisi müthiş savunma yaparak Efes’i 80 sayıda tuttular. Üçüncüsü, Aleksander Dordeviç’in taktik canavarı Ergin Ataman’a karşı akıllı çözümlerle hiç geriye düşmeden son saniyeye kadar maçı önde götürdüğüne de tanık olduk. Kutluyoruz.

Coşku ve sevincin ortağı ve müşterisi çoktur… Orada olsaydım, Ergin Ataman’ın yanına giderdim. “Hocam, biliyorum, için acıyor ama… Sen bu ülkede sevinçle herkesin içini açan kahramansın. Bırak bugün de böyle yaşansın!” derdim...

Rıdvan gitti mi, kaldı mı? Bu işin tarifesi ne?

Beşiktaş’ın yıldızı parlayan sol beki Rıdvan Yılmaz Eintracht Frankfurt’a gitti… mi acaba?

Öyle ya… Kulüp 6 milyon Euro karşılığında satışı doğruladı. Ama Alman kulübünün de futbolcunun yeni sözleşmesinin TFF’ye gönderilmemesini fırsat bilerek fiyatı 3 milyona çektiğini de duyduk. Hangisi doğru? Bu anlaşma gerçekleşti mi, iptal mi edildi? Bilmiyoruz. Açıklama bekliyoruz.