Üçü bir arada!.. Hızlı kahve değil, Beşiktaş’ın üç stoperi Welinton, Vida, Montero, aynı anda sahada… Önder Karaveli hoca da evde omikron karantinasına katılınca, Rize’de teknik direktörlük vekaleti 34 yıl önceki emektar santrfor Halim Okta’ya geçiyor. Beşiktaş futbol akademisinin başındaki hoca, sahaya 5-3-2’lik, ya da 3-5-2’lik bir formatla çıkıyor. Ya da 3-4-3... Savunmanın göbeğinde üç stoper var… Dördüncüsü Serdar Saatçı da kulübede. Rosier sağ kanatta etkin. Umut Meraş da sol kanatta.   Orta alanda Necip, Josef ve Emirhan var. Kaptan Necip’le Josef’in birikimlerini biliyoruz. Genç Emirhan İlkhan, Süper Kupa finalinden sonra Süper Lig’de ilk maçına çıkıyor. İlk golünü atıyor. Rahat, enerjik, çabuk ve akıllı bir futbolcu… Üstelik yıllanmışlarda göremediğimiz bir masumiyeti de var. Bir taç atışında Alper Ulusoy topu Beşiktaş’a verirken, “Hocam benden çıkmıştı” diyor. Gökhan Gönül amcasına (!) saygı gösteriyor. Usta, başını okşuyor Emirhan’ın. Bu kadarla da bitmiyor: 24’te ceza alanında Fabricio’nun topa elle temasını işaret ediyor. Ulusoy’dan devam kararı. Ancak VAR odasından monitöre davet ediliyor hakem… Pozisyonu izleyip penaltı kararını veriyor. Batshuayi ve 1-0… Sağlık sorunlarıyla uğraşan Beşiktaş Rize’de rahatlayarak başlıyor maça.  Sadece üçlü savunma değil… Beşiktaş hücumda da Güven-Batshuayi ile çift santrfor tercihini kullanıyor. Maçın başından itibaren Emirhan,  Josef, Necip, Rosier’in kurduğu oyunlarla bu ikili sık sık gol pozisyonuna giriyor. Biraz daha çabuk ve isabetli şutlar olsa akan oyunda da başka gol(ler) gelecek ama, olmuyor.  Beşiktaş’ın çok adamlı, çabuk ve tehdit edici oyununa Rizespor da geçiş fırsatlarıyla karşılık verme çabasında. 56’da Pohjanpalo’nun golü geliyor. Kalabalık Beşiktaş savunması rakiple boğuşurken, kaleci Ersin de boşa çıkarak arkadaşlarına katılıp yerde kalıyor. Fin golcü de yuvarlayıveriyor topu. Bu golde Beşiktaş savunması da kalecisi de dürüst bir özeleştiri yapmalı!  Dört dakika sonra Güven’in asistiyle altı pas önünde topla buluşan Emirhan, kariyerinin ilk golünü sunuyor Beşiktaş’a. (Aferin çocuk, iyi başladın!)  Eğri oturup doğru konuşalım… Beşiktaş’ın baskılı, bol pozisyonlu oyunu  takdir edilmeli. Yine de eksik kalan şeyler var: Batshuayi’nin onca fırsatı iyi kullanamaması Beşiktaş’a pahalıya mal oluyor. Kaleci Ersin’in yediği hatalı goller de iki puan kaybına neden oldu. Rizespor kalecisi Gökhan ise takımı adına 1 puanın alınmasında kurtarışlarıyla önemli katkı sağladı.    Rizespor’da Hamza Hamzaoğlu, 62’de üç oyuncuyla hamle yapıyor: Djokoviç, Boyd ve Umar çıkıyor, Alper Potuk, Sabo ve Dabo oyuna giriyor. Rizespor üç taze adamla oyuna ortak olup dengeyi sağlarken Vida sakatlanıp Serdar Saatçi ile değişiyor.. Sonrasında soldan Boldrin’in kullandığı serbest vuruşta Pohjanpalo kafayla vuruyor, Ersin iyi gününde değil… Ancak çeliyor topu. Fin o kadar çabuk ki, herkesten önce şutunu atıyor ve denkliği sağlıyor.  Bir denklik daha var… Kırmızı kartlar. Gökhan Gönül’ün ikinci sarısından sonra Montero’ya ne oluyor? Genç İspanyol, meslek büyüğüne sırtından vurup “Hadi acele et, çık” der gibi üstüne vazife olmayan bir durum yaratıyor. Ortalık karışıyor. Ona da bir kırmızı… Hak etti yani!  Güzel bir maç izledik. Oyun duruma hep itirazı olan, skoru değiştirmek isteyen iki takımın gayretleriyle renk ve heyecan kazandı. Alkışlayabiliriz. Ah, keşke şu kırmızı kartlar… Vida ile Umut’un sakatlıkları da olmasaydı!