Nisan ayında çok farklı bir lig izleyeceğiz. Belki de sezonun kaderi bu süreçte belirlenecek. Her türlü sürprize hazır olalım. Favoriler kağıt üzerinde, realite ise sahada. Sıkıştırılmış fikstürde her takım ekstra üçer maç oynayacak. Pandemi, sakatlar, cezalılar derken; ideal kadrosuyla mücadele edecek ekip kalmadı adeta. Dolayısıyla parola; “en iyi kazanç, en az kayıp” olacak.
Trabzonspor dün Sivasspor deplasmanında fazlasıyla zorlandı. Oyunun ilk 15 dakikası Eddie Newton’lu kriz günlerini anımsatttı bana. Baskı karşısında sinen, bırakın hücum etmeyi rakip yarı alana geçemeyen bir Trabzonspor vardı sahada.
Çeyrek saatten sonra bordo-mavililer önce dengeyi sağladı, sonra pozisyon aramaya başladı. Evet, Djaniny’in eksikliği önemliydi. Önde baskı yapan, arkadaşlarına boş alan yaratan ve rakiple savaşan en önemli silahı yoktu. Üçüncü bölgedeki yeni kurgu, alışık olmadığı işlere zorladı doğal olarak. Sağ kanat hiç işlemedi. Ekuban forvet pozisyonuna geçerken, Hüseyin ve Yusuf bu koridoru etkili kullanamadı. İşin savunma tarafında da yetersiz kaldılar. Hüseyin’e kızamam, yokluktan aldı o sorumluluğu. Yusuf Sarı ise 20 dakikalık oyuncu olmadığı göstermek zorunda. Enerjisini maçın tamamına yaymayı öğrenmeli. Hâl böyle olunca, Gradel keyif yaptı karşılarında. 
Diğer yanda yük, Marlon ve Nwakaeme’ye kaldı. Sivasspor doğru önlemler alarak ikisini de frenledi. Bakasetas ve Yunus’a çevrilmişti gözler. Yunan oyuncu inisiyatif aldı anlarda ağırlığını hissettirmeye çalıştı. Ama o da beklenenin gerisinde kaldı.
Konuk ekibin ilk yarıdaki en büyük tehlikesi, Nwakaeme’nin bireysel çabasıyla çizgiye kadar taşıyıp kaleye gönderdiği topa, açıyı daraltan Ali Şaşal’ın yaptığı kritik müdahale idi. Ve Bakasetas’ın frikiği. Hepsini toplasan 1.5 pozisyon!
Trabzonspor’un dün yumuşak karnı kuşkusuz orta alanı idi. Berat olmayınca savunma ile ikinci bölge arasındaki bağlantı kopuyor. Bu rakipler için avantaj. Abdülkadir Parmak ve Yunus hem pas trafiğinde hem de geri dönüşlerde yetersiz kalınca, Sivasspor’un hücum organizasyonları zenginleşti. Kanatların yanı sıra ortadan da tehlikeli gelmeye başladı.
Abdullah Avcı’nın önlem alması bana göre gecikti. 75. dakikada Flavio, 84’de Baker değişikliklerini gol yemeden yapması büyük şanstı! Oysa orta saha çoktan alarm vermeye başlamıştı.
Bundan sonra “kazanamıyorsan, kaybetmeyeceksin” felsefesini fazlasıyla işiteceğiz. Beraberlik Trabzonspor için iyi sonuç. Sivasspor ise üç puan için rakibinden çok daha fazla efor sarf etti. Skoru daha fazla istedi. Lakin son vuruşlardaki beceriksizliği istediği sonucu almasını engelledi.
Tüm teknik direktörleri zor sınavlar bekliyor. Trabzonspor’da sarı kart gören Edgar ve Abdülkadir Parmak, Kayserispor maçında yok. Tüm teknik direktörleri zor sınavlar bekliyor. Trabzonspor’da sarı kart gören Edgar ve Abdülkadir Parmak, Kayserispor maçında yok. Avcı’nın alternatif oyuncular adına eli güçlü değil. Mevcutlar arasından en verimli kadroyu kurmaya çalışırken, kazanmaya çalışmak çok güç. Ama bu olumsuzluk her takım için geçerli.Dolayısıyla bu koşullarda Sivas gibi zorlu bir deplasmandan tek puanla döndüğü için Trabzonspor’u eleştiremem. Kalan haftalarda kazanmak elbette önemli. Kaybetmeden bir sonraki maçı planlamak da öyle. Oyunu geliştirme çabaları ikinci planda kaldı.Ligin zirvesini hedefleyen takımlar için garanti maç yok. Ab dullah hoca “matematiksel olarak en tepe için şansımız sürüyor” demişti ya. Evet, şartlara bakarsanız tüm hesaplar değişebilir.