Uzay Gökerman

Uzay Gökerman

uzaygokerman@yahoo.com

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Haftalardır tekrar tekrar farklı cümleler ve örneklerle yazıyorum; dün bir kere daha ortaya çıktı Fenerbahçe’nin en temel sorunu bir oyun planı, organizasyonu, düşüncesi, kurgusunun olmamasıdır.

Oyun planını kim hazırlar?
İşte, Fenerbahçe’nin temel sorunu; Ersun Yanal.

Şimdi size hafta boyunca ve sonrasında oyuncu kalitesi, forsuzluğu, vasatlığı diye bir sürü yorum yazacaklar, konuşacaklar; Fenerbahçe “sözde” çok daha düşük bir takım kadrosu ve teknik direktörüyle geçen sezonu kıl payı kaçırdı.

Bu sezona bakalım; Rizespor, Alanyaspor, Kayserispor ligin ilk yarısında nerelerdeydiler ve ne yapıyorlardı, şimdi neredeler.
Bu üç takımın da ortak özellikleri teknik adam değişiklikleridir.
Üçü de öyle ya da böyle belli bir oyun planına bağlı oynuyorlar ve üçü de Fenerbahçe’nin kat kat üstünde takımlar.
Hatta Erzurumspor bile çabalıyor, lige tutunma gayreti gösteriyor.

Fenerbahçe?
Bir kere daha sormak durumundayız; Fenerbahçe’nin Başakşehir, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ile mücadele edecek kalitesi olmayabilir bunu anlamak mümkün. Bu takım, Ankaragücü, Konyaspor, Kayserispor, Bursaspor, Antalyaspor, Erzurumspor ve Alanyaspor’dan çok daha kalitesiz midir ki bu maçları kazanacak beceriyi gösteremez?

Fenerbahçe bu seride 16 puan bıraktı; 33+16=49 puan! Yani sıralamadaki yeri 5.lik!
Bugün nerede?
14. sırada ve düşecek son takımla arasındaki mesafe 5 puan.

Fenerbahçe yönetimsel olarak berbat işler yaptı evet ama bu başka bir durum.
Ersun Yanal’ın bilinen kariyeri Fenerbahçe yönetiminin kararlarından başka bir seviyedir.
Evet, söyleme günü geldi “burası Fenerbahçe Ersun Hocam, farkında mısın?”

Dün Alanyaspor biraz beceri gösterebilmiş olsaydı skor 4-0 olurdu.

Fenerbahçe’nin düştüğü duruma bakar mısınız?
Neden?
Çünkü Fenerbahçe “popülizm ile hareket eden” bir organizmaya dönüştü.

Geçen sezonun vasat, geriye oynayan, sıkıcı oyun şeklinden sıyrılıp, dikine, dinamik, hızlı futbol oynayan bir takıma dönüşme beklentisi vardı; bunun karşılığı kimdi?
Ersun Yanal!
“Popular” onu istiyordu.
Bu uğurda Başkanın önü kesildi, aracının önüne atlandı!
Hep anlattık ama “popular” yaşayarak, görerek öğrenen bir varlık.

Daha yaşanacak, öğrenilecek çok şey var.

Geçen hafta Hasan Ali ile bu hafta İsmail Köybaşı’nın kartlarına bakalım. Önlerinde kim oynuyor?
Valbuena.
Üstelik 90’ar dakika; iki sol beki de yok haftaya Fenerbahçe’nin ama Valbuena yine oynar.
Çünkü Fenerbahçe’nin şapkadan tavşan çıkaran bir sihirbaza ihtiyacı var.

Valbuena futbolu bıraktıktan sonra Fransız sinemasında yardımcı rollerde kendisine mutlaka yer bulur. Geçen sezondan bu yana işi çözmüş. O da popular’a oynamaya bayılıyor. Dün kaybettiği topların hemen hepsi gol pozisyonuna dönüştü.

Fenerbahçe dikine oynamaya çalışıyor, bu nedenle bol pas hatası yapıyor. Acele, panikle oynuyor; Harun’un neden bu kadar uzun top kullandığını anlamak mümkün değil.

İkinci yarı daha da ileri şişirilen toplar izliyoruz.
Burasının Fenerbahçe olduğunu birisinin kendisine hatırlatması gerekiyor.

Ama Fenerbahçe’nin içinde ne olup bitiyor anlamak için hamlelere bakmak gerekiyor; Zajc haftalardır kesik yemiş durumda; neden? Çünkü Comolli’nin scout çalışması, sanki orada da bir takım tuhaflıklar var.

Dün akşam yatıp kalkıp önce Harun’a sonra da Alanyaspor’un beceriksiz oyuncularına dua etmek gerekir.

Gerçekten çok zor bir 5 hafta bekliyor Fenerbahçe’yi.

http://twitter.com/uzaygokerman