Uzay Gökerman

Uzay Gökerman

uzaygokerman@yahoo.com

Tüm Yazıları

Daha beteri olur mu diye sorduğumuz her derbi maçı sonrasındakinde çok daha kötüsü ile karşı karşıya kalıyor.

2018’e kadar sahasında 1997’den beri Trabzonspor’a, 1999’dan beri Galatasaray’a ve 2005’ten beri de Beşiktaş’a kaybetmemişken nasıl oldu da bu kadar kolay yenilgiler almaya başladı Fenerbahçe?

Ne değişti?

Bu dip noktaya nasıl geldi?

Bunun adını koymanın zamanı geldi sanırım.

Fenerbahçe’yi 3 Haziran 2018’de sonra tarihinin en donanımsız, hazırlıksız, bilgisiz Yönetimi devraldı.

Bugünün enkazını yaratan başarısız, beceriksiz bu Yönetim’dir.

Haberin Devamı

Kuşkusuz bu Yönetimin lideri Ali Koç’tur.

Bakın her şey bir kenara koyun; teknik, taktik, transfer... her ne varsa.

Derbi kazanmasını bilmeyen, beceremeyen bir büyük takım olur mu?

Takımını iç saha derbilerine hazırlayamayan bir Yönetim’den başka bir başarı planlaması yapması beklenebilir mi?

Fenerbahçe’nin derbilerdeki üstünlüğü onun genlerinden gelen bir özelliğiydi ya da biz öyle öğrendik, gördük, yaşadık.

Kaybederken bile psikolojik olarak sahadan başı dik çıkardı; Fenerbahçeli futbolcu. Çünkü bir sonraki maçta o hesap mutlaka görülürdü.

Bunu sadece Fenerbahçeli bilmez, rakipleri de yaşardı.

Evet, Fenerbahçe sadece şampiyonlukları kaybetmiyor, genlerinden, tarihinden mazisinden gelen özelliklerini, niteliklerini, kimliğini yitiriyor.

İşte bu nedenle en dip noktasını yaşıyor.

Çünkü farkında değil; iktidarın mümessilleri Fenerbahçe tarihini bilmiyor.

Tüm olayı muhasebe defterindeki aktif pasif ile borç alacak hesabı içinde değerlendiriyor. Bu nedenle de göreve geldiği ilk andan itibaren iki sene kulübün bitik finansal halinden şikayet ediyor.

O esnada rakipleri sıraya girmiş gibi teker teker mutlu sona ulaşıyor.

Esas sorunu tespit etmeyi beceremeyenlerin yarattığı algı manipülasyonunun çok güçlü oy desteği ile iktidara gelmiş bir yönetimin yarattığı enkaz ile yüzleşti dün akşam Fenerbahçe camiası.

Burayı ilerleyen zamanda çok daha güçlü bir şekilde konuşacağız. Zamanı var daha...

Gelelim derbi enkazının Fenerbahçe adına bir diğer mümessiline.

Haberin Devamı

Jorge Jesus...

Uzun süreden bu yana, yani Dünya Kupası sonuçlandığı ve Brezilya Milli Takımı teknik direktörsüz kaldığından beri, Portekizli teknik adamın aklının Fenerbahçe’de olduğunu düşünmüyorum ya da inanmıyorum.

Bunu her haliyle hatta yurtdışına verdiği demeçleriyle izleyebiliyoruz, görüyoruz.

Çalışmıyor. Rakip analizi yapmıyor. Zaten kaybetmeyi de umursamıyor.

Fenerbahçe’nin oyununun büyük maçlar için yetersiz olduğunu her maç sonrasında tartışıyoruz, konuşuyoruz.

Bir teknik direktörün bunun farkında olmaması mümkün müdür?

Peki, oyun planı nasıl düzeltilir?

Maçtan maça değiştirilen 3’lü veya 4’lü savunma tercihleriyle mi?

Haftalardır forma giymeyen Osayi ve sezonu meşale taşıyarak geçiren Mert Hakan ile en kritik derbi maçına çıkarak mı?

Ferdi Kadıoğlu’nun iyi bir sol mu yoksa sağ bek olduğuna 14 Mayıs’ta ilave bir sandık koyarak milletçe mi karar versek acaba?

Avrupa’nın herhangi bir liginde Ferdi’nin yaşadığı gibi durumla karşı karşıya kalan başka bir futbolcu var mıdır?

Ayrıca son haftalarda Ferdi’de de belirgin bir düşüş başladığını görmek için hangi kariyerde bir teknik direktör olmak gerekiyor acaba?

Haberin Devamı

Ya Pedro? Diyelim ki gerçekten tüm forvet hattı sakatlandı ve elde sadece Pedro “kaldı” bu haliyle her şeye rağmen oynatmak gerekir mi?

Arao’nun Crespo’nun düşüşünden sonra orta alanda artık etkisiz kaldığını görmek için daha kaç büyük maç kaybetmesi gerekiyor Fenerbahçe’nin?

Dünkü maçın 10. Dakikasında belli değil miydi Beşiktaş’ın orta alandaki üstünlüğü? Tribünden de mi görülmedi?

Bir de şu ofsayt taktiği...

Abdullah Avcı elinde kağıtla antrenmanda olayı nasıl çalıştığını göstermemiş miydi?

Dün Beşiktaş Fenerbahçe’yi nasıl avladı?

Redmond bir maçta bu kadar asisti nasıl yapabildi?

Kaç gol set hücumuyla geldi?

Jesus bir zahmet basının önüne geçsin de bize bu goller karşısında defansın çaresizliğinin sebeplerini açıklasın. En azından taktiksel bir bilgi öğrenmiş oluruz.

Sorun taktiksel mi yoksa oyuncu seçiminde mi?

Bu oyuncuların transferini kim yaptı yahu?

Fenerbahçe’nin sol bek alabilmesi için Euroleague şampiyonu olmuş basketbol takımı feda edilmedi mi?

Nerede o sol bek? Stoper?

Rakiplerin yokluktan bu kadar futbolcu bulup çıkarırken sen ne yapıyorsun, diye sormazlar mı?

Arda Güler gibi bir yeteneği Rossi, Emre Mor, İrfan Can, Mert Hakan’a nasıl tercih edebilir işini yapan iyi bir teknik direktör?

3-4 gün önce milli takımda çok güzel işler çıkarmış İsmail Yüksek’in forma giymesi için daha ne olması gerekiyor?

Arda Güler, en az Redmond kadar Valencia’ya asistlik paslar attı dün akşam.

Ve Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın farkı çıktı ortaya.

Birinin forvet hattında Valencia gibi laubali, diğerinde de Aboubakar, Cenk Tosun gibi işini profesyonelce yapan iyi futbolcuları vardı.

Jesus’un tüm bunlar umurunda mı?

Seçimlerini, tercihlerini bir derdi varmış gibi yapan bir teknik direktör izlenimi veriyor mu size?

Bunu ayırt edecek Fenerbahçe’nin yönetimsel bir aklı var mı Kulübün içinde?

Neden dip nokta anlaşılıyor mu?

Fenerbahçe sadece geride kalan beş sezonu kaybetmedi. Önümüzdeki on yıl belki de deforme oldu. Burada yaratılan enkazın toparlanması için çok daha uzun zamanlara ihtiyaç olacaktır.

Geçen sezon bu zamanlar takım bir taraftan maçlarını oynar kazanırken diğer yanda restoranlarda aylarca Jesus’u ikna etme süreçleri yaşanıyordu.

Fenerbahçe Başkanı Jesus’la twitter fotoğrafı çektiriyordu.

Portekizli Hoca bir senelik kontrata “lütfen” razı ediliyordu.

Dibe doğru yuvarlanışın sessiz işaretleriydi bu görüntüler.

Buradan daha dibi olmasın!