Geri Dön

Çingeneler zamanı

Çingeneler zamanı


Emirdağ Çadırkenti'nde yaşayan 14 bin kişi gitmiş. Geriye 500 kişilik dertli çingene grubu kalmış: İki ekmekçiği bile vermezler bize artık


       Vahşi Batı'nın terk edilmiş kasabalarına benziyor. Rüzgar bile değişik uğulduyor. Boş torbalar kendini kuş zannediyor. Üşenmeden oradan oraya havalanıyor.
       Terkedilmiş kasabadan tek bir farkı var. Burada ev yok. Boş çadırlarsa say say bitmez.
       Adapazarı'ndaki Emirdağ Çadırkenti'nde yaşayan 14 bin kişi gitmiş. Geriye yalnızca 500 kişi, boş torbalar, sağa sola atılmış eski elbiseler kalmış. Bir de ayakları sökülmüş kırmızı kadife bir koltuk.
       Kalanlar daha çok çingeneler:
       "A be, bekleriz biz devletten yardımı. Kestiler suyumuzu, iki ekmekçiği bile vermez bize bunlar artık."
       "Sizin eviniz Adapazarı'nda mıydı?"
       "Tabii ya Adapazarı'ndaydı. Yıkıldı. Yok elimizde bir kağıtçık, ispatlayalım evimiz olduğunu."
       Su ve ekmek yardımı artık kesilmiş. Herkes kendi başının çaresine bakıyor.
       Çadırkentte görevli bir asker: "Kalanların çoğu zaten evi olmayan, oradan oraya göçebe yaşayan insanlar. Ama, arada tek tük de olsa gerçek depremzedeler var."
       Kalanların çoğu depremden önce kiracı olanlar, bir de dört duvar arasına girmeye korkanlar.
       Nilgün Arslan: "Kocamın dükkanı vardı. Yıkıldı. Hala işsiz. Evimizde kiracıydık. O da yıkıldı. Prefabrik evlere adımız yazıldı. Sıra hala gelmedi. Üç çocuğumla susuz, yemeksiz tek gözlü çadırda yaşamaktan bıktım. Cinnet geçirmeme az kaldı."
       Kadife kırmızı koltuğun fonksiyonu çok önemli. Çadırkentte kalan tek renkli şey. Çocuklar sırayla üzerine oturuyorlar. Etrafında evcilik oynuyorlar. Bir yandan da prefabrik konutlardaki çocukları kıskanıyorlar:
       "Oradaki çocukların oyun parkı varmış!"
       Oyun parkı derken gözleri büyüyor, büyüyor, bir tahtıravelli, iki salıncağı içine sığdıracak hale geliyor.

30 metrekarede yaşamak

       Emirdağ Prefabrik Konutları'nın girişinde bir yamaç var. Okuldan dönen ilkokul çocukları burada otostop çekiyor. Şanslarına ıssız yamaçtan bir kamyonet geçerse, bir de durursa onlardan mutlusu yok. 20 kişi kasaya doluşup kollarını, bacaklarını sarkıta sarkıta tepeye çıkıyorlar.
       Konutların girişinde bir oyun parkı var. Kamyonetten atlayan çantasını fırlatıp salıncak kuyruğuna giriyor. İtiş, kakış.
       Kaydırak İstanbul trafiği gibi sıkışık. Çocuklar, hız alamadan birbirlerine yapışık halde kayıyorlar. Tırtıl gibi.
       Çocuklarını toparlayıp, ders çalışmak üzere prefabriğe götürmek isteyen anneler burada muhafız gibi bekliyor.
       Bir anne: "Burada çocukları zaptetmek çok zor. İçeri bir türlü sokamıyoruz."
       "Belki de bu çocuklar bu yüzden çok sosyal olacak."
       "Aslında haklılar 30 metrekarenin içinde biz bile boğuluyoruz."
       Prefabrik evlerin içinde su yok. Yemek de dağıtılmıyor. Su tankeri çocukların gürültüsünü yırta yırta yamacı çıktığında anneler muhafız olduklarını unutuyor. Bidonunu kapan, su kuyruğuna koşuyor.
       Bu su içilecek. Bu sudan yemek yapılacak. Bu suyla yıkanılacak.
       Su kuyruğunda bekleyen bir kadın: "Su taşımaktan belim sakatlandı. Bizim de tekrar bir evimiz olacak mı? Çeşmemiz olacak mı? Çocuklarımızın ayrı odaları olacak mı?"
       Bütün kadınlar koro halinde: "Ah olacak mı? Olacak mı?"

Evler bir yıl sonra

       Evleri olacak. Temeller mayıs başında atılıyor. Bir yıl sonra 40 bin konut teslim ediliyor.
       Bayındırlık Bakanlığı Afet Bölgesi İnşaat İşleri Genel Koordinatörü Ali İşler:
       "Altyapı ihaleleri tamamlandı. 99 metrekarelik 3 + 1 odalı çevre düzenlemesi yapılmış uydu kentler bir yıl sonra teslim edilecek. Altyapısı hazır, kaloriferli. Uydu kentlerde iş merkezleri, kamu kuruluşları da olacak. Bu konutların hepsi zemin etüdü yapılmış bölgelerde, tünel kalıp sistemi ile inşa edilecek. 12 bin 68 konutu Dünya Bankası, 108 bin 150 konutu Bayındırlık Bakanlığı, 6 bin 300 konutu Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası yapacak. Kalanlar ise, hibe yoluyla gönüllü kuruluşlar tarafından yaptırılacak. Bunlar arasında pek çok valilik, özel şirketler ve sendikalar var.
       Uydu kentler Karabük ve Zonguldak dışındaki (çünkü burada yıkılan ev yok) depremde hasar alan tüm bölgelerde yapılacak. Depremden önce ev sahibi olmayanlara faizsiz kredi verilecek. 2 yıl boyunca geri ödeme talep edilmeyecek."


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber